<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Nikbinlik Gazetesi</title>
	<atom:link href="http://nikbinlik.com/wp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://nikbinlik.com/wp</link>
	<description>Güzel günler göreceğiz çocuklar...</description>
	<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 09:04:13 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>TEKEL işçisi, özelleştirmeye karşı mücadelesine devam ediyor</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/16/tekel-iscisi-ozellestirmeye-karsi-mucadelesine-devam-ediyor/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/16/tekel-iscisi-ozellestirmeye-karsi-mucadelesine-devam-ediyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 08:53:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[Direniş]]></category>

		<category><![CDATA[Tek Gıda-İş]]></category>

		<category><![CDATA[TEKEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1385</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/tekel_isci_eylem_ankara_20091216.jpg" alt="" width="200" height="200" />Türkiye'nin dört bir yanından dün (15.11.09) Ankara'ya gelen TEKEL işçileri bugün de TEKEL'in özelleştirilmesine karşı alanlardaydı. Dün AKP Genel Merkezi önünde eylem yapan işçiler, bugün (16.12.2009) de hem AKP Genel Merkezi yakınında hem de Abdi İpekçi Parkı'nda yaptıkları eylemlerle direnişe devam edeceklerini vurguladı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/tekel_isci_eylem_ankara_20091216.jpg" alt="" width="350" height="225" />Türkiye&#8217;nin dört bir yanından dün (15.11.09) Ankara&#8217;ya gelen TEKEL işçileri bugün de TEKEL&#8217;in özelleştirilmesine karşı alanlardaydı. Dün AKP Genel Merkezi önünde eylem yapan işçiler, bugün (16.12.2009) de hem AKP Genel Merkezi yakınında hem de Abdi İpekçi Parkı&#8217;nda yaptıkları eylemlerle direnişe devam edeceklerini vurguladı.</p>
<p>İşçilerin bir kısmı geceyi AKP Genel Merkezi çevresinde kurdukları çadırlarda geçirirken, bir kısmı da Atatürk Spor Salonu&#8217;nda konakladı. Sabah erken saatlerde yürüyüşe geçen Tek Gıda-İş Sendikası üyesi işçiler yürüyüş boyunca “Hükümet istifa!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Yılgınlık yok direniş var!”, “Ölmek var, dönmek yok!” diye haykırdı.</p>
<p>Polis TEKEL işçilerinin mücadelesini baltalamak için bugün de sahnedeydi. Abdi İpekçi Parkı&#8217;nda bulunan işçiler öğle saatlerinde, AKP Genel Merkezi önünde bekleyen arkadaşlarına destek olmak için yanlarına gitmek istedi. Ancak polis biber gazı ve copla saldırarak cevap verdi. Polisin saldırısı sonucunda 2 işçi kalp krizi geçirdi. İşçilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.</p>
<p>Tüm bu saldırılara rağmen direnişten vazgeçmeyen TEKEL işçilerinin eylemi tüm coşkusuyla devam ediyor.</p>
<p><a href="http://www.ilericigenclik.org"><strong>İlerici Gençlik</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/16/tekel-iscisi-ozellestirmeye-karsi-mucadelesine-devam-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sözleşmeli itfaiyeciler yarın bir günlük iş bırakacak</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/15/sozlesmeli-itfaiyeciler-yarin-bir-gunluk-is-birakacak/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/15/sozlesmeli-itfaiyeciler-yarin-bir-gunluk-is-birakacak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 08:51:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[Belediye-İş]]></category>

		<category><![CDATA[İş Bırakma]]></category>

		<category><![CDATA[Özelleştirme]]></category>

		<category><![CDATA[Taşeronlaşma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1383</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://belediyeis.org.tr/images/bld_logo_k.jpg" alt="" width="200" height="200" />İstanbul itfaiyesinin taşeronlaştırma ile özelleştirildiğini protesto eden itfaiyeciler yarın(16.12.09) 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirecek.

Belediye-İş Sendikası üyesi itfaiyeciler eylem kararının yer aldığı bildiriyi Taksim Meydanı'nda halka dağıttı.

Belediye-İş Sendikası Bağcılar Grubu Temsilcisi Erol Sarı'nın yaptığı açıklamada, bu özelleştirmeyle itfaiye kurumunun ticari amaçlı olarak satıldığını, can güvenliğini korumakla görevli itfaiyenin taşeronlaştırılarak özelleştirilmesinin hem can kayıplarının artmasına, hem de iş veriminin düşmesine neden olacağını söylüyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://belediyeis.org.tr/images/bld_logo_k.jpg" alt="" width="250" height="250" />İstanbul itfaiyesinin taşeronlaştırma ile özelleştirildiğini protesto eden itfaiyeciler yarın(16.12.09) 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirecek.</p>
<p>Belediye-İş Sendikası üyesi itfaiyeciler eylem kararının yer aldığı bildiriyi Taksim Meydanı&#8217;nda halka dağıttı.</p>
<p>Belediye-İş Sendikası Bağcılar Grubu Temsilcisi Erol Sarı&#8217;nın yaptığı açıklamada, bu özelleştirmeyle itfaiye kurumunun ticari amaçlı olarak satıldığını, can güvenliğini korumakla görevli itfaiyenin taşeronlaştırılarak özelleştirilmesinin hem can kayıplarının artmasına, hem de iş veriminin düşmesine neden olacağını söylüyor.</p>
<p>Belediye yetkilileri işçilerin sözleşmesinin 31 Aralık&#8217;ta sona ereceğini açıklarken, ihaleyi alan BİMTAŞ&#8217;ın sözü edilen personeli ihale süresi ile sınırlı olarak çalıştırılmak üzere alındığından bu durumun haberlerde iddia edildiği şekilde işten çıkarma olarak nitelendirilmesi doğru olmadığını söylüyor.</p>
<p><a href="http://www.ilericigenclik.org/">İlerici Gençlik</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/15/sozlesmeli-itfaiyeciler-yarin-bir-gunluk-is-birakacak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TCDD çalışanları yarın iş bırakacak</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/15/tcdd-calisanlari-yarin-is-birakacak/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/15/tcdd-calisanlari-yarin-is-birakacak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 08:23:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[BTS]]></category>

		<category><![CDATA[Grev]]></category>

		<category><![CDATA[İş Bırakma]]></category>

		<category><![CDATA[TCDD]]></category>

		<category><![CDATA[TUS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1381</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/bts_logo_20091215.jpg" alt="" width="200" height="200" />Türkiye Ulaştırma Hizmet Kolu Kamu Görevlileri Sendikası (Türk Ulaşım-Sen) ve Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) “Vagon Restoran”da bugün(14.12.09) düzenledikleri basın toplantısı ile geçici olarak görevden alınan 16 TCDD çalışanının, görevlerine bugün saat 17.30'a kadar iade edilmemeleri durumunda iş bırakma kararı aldıklarını bildirdi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/bts_logo_20091215.jpg" alt="" width="352" height="234" />Türkiye Ulaştırma Hizmet Kolu Kamu Görevlileri Sendikası (Türk Ulaşım-Sen) ve Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) “Vagon Restoran”da bugün(14.12.09) düzenledikleri basın toplantısı ile geçici olarak görevden alınan 16 TCDD çalışanının, görevlerine bugün saat 17.30&#8242;a kadar iade edilmemeleri durumunda iş bırakma kararı aldıklarını bildirdi.</p>
<p>Yapılan basın toplantısında bunun kabul edilemez olduğunu belirten Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Nazmi Güzel, &#8221;İstanbul, Adapazarı, Balıkesir, Eskişehir, Ankara ve Adana&#8217;da açığa alınan arkadaşlarımızı, meslektaşları yalnız bırakmayacaktır. Uğradıkları haksızlığa karşı çok ciddi bir tepki ortaya koyacaklardır. Bugün saat 17.30&#8242;a kadar bu arkadaşların göreve başlamasıyla ilgili herhangi bir ilerleme, bir gelişme olmazsa, eylemlilik süreci 17.30&#8242;dan itibaren başlayacaktır. 17.30&#8242;dan itibaren bölgelerimiz eylemlilik süreci içerisinde kendi geliştirdiği etkinlikleri ortaya koyacaktır. Bu iş bu kadar basit değildir. Doğacak olan olumsuzluklardan sorumlu değiliz.&#8221; dedi.</p>
<p>BTS Genel Başkanı Akıl da 16 çalışanın görevden alınmasına &#8216;&#8217;sessiz kalmalarının&#8221; beklenilmemesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti: &#8221;Bugün 17.30&#8242;a kadar arkadaşlarımız görevine iade edilmezse, başta demiryolcular olmak üzere iş kolumuzdaki örgütlü bütün çalışma arkadaşlarımız, üretimden gelen güçler de dahil olmak üzere, ellerindeki bütün imkanları kullanacak ve bu süreç arkadaşlarımız görevlerine iade edilene kadar sürecek. Bugün ayrıca, mahkemelere yürütmeyi durdurma talebinde ve arkadaşlarımız hakkında haksız hukuksuz uygulamalara imza atan yöneticilerle ilgili savcılıklara suç duyurusunda bulunulacaktır. Bu akşam hayata geçecek eylemimiz, fiili ve meşru bir hakkımızdır. Buradan demiryolları yönetimini ve yolcuları tekrar uyarmak istiyoruz. Yolcularımız, saat 17.30&#8242;dan sonra demiryolları ile yapacakları yolculuklarını gözden geçirsinler.&#8221;</p>
<p>25 Kasım&#8217;daki uyarı grevine katıldıkları için 16 TCDD çalışanı 7 Aralık&#8217;ta görevden alınmıştı.</p>
<p><a href="http://www.ilericigenclik.org/"><strong>İlerici Gençlik</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/15/tcdd-calisanlari-yarin-is-birakacak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İlerici Gençlik Dergisi&#8217;nin Aralık 2009 sayısı çıktı!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/13/ilerici-genclik-dergisinin-aralik-2009-sayisi-cikti/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/13/ilerici-genclik-dergisinin-aralik-2009-sayisi-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Dec 2009 16:22:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[Dünya Bankası]]></category>

		<category><![CDATA[İlerici Gençlik Dergisi]]></category>

		<category><![CDATA[IMF]]></category>

		<category><![CDATA[Kapitalizm]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1366</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/ilerici_genclik_dergi_20_21_kapak.jpg" alt="" width="200" height="200" /><span>"Kapitalizmi tarihin çöplüğüne atalım!" diyen tüm ilerici gençlerin sesi İlerici Gençlik'in </span><span> Aralık 2009 (Sayı 20-21</span>) sayısı çıktı!<span>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/ilerici_genclik_dergi_20_21_kapak.jpg" alt="" width="350" height="235" /><span>&#8220;Kapitalizmi tarihin çöplüğüne atalım!&#8221; diyen tüm ilerici gençlerin sesi İlerici Gençlik&#8217;in </span><span> Aralık 2009 (Sayı 20-21</span>) sayısı çıktı!</p>
<p><strong>Geleceğimize ipotek koymaya çalışanlara &#8220;Dur!&#8221; deme zamanıdır</strong><br />
Uluslararası sermaye ve güç dengelerine bağlı olarak Türkiye&#8217;nin iç ve dış konumunda değişiklikler her dönem gündemde olmuştur. Ancak son zamanlarda yaşananlar gösteriyor ki bu sefer ortaya atılan dönüşüm projesi epey kapsamlı. Peki bütün bu süreç emekçiler ve özellikle de biz gençler için ne kadar hayırlı olacak? Eminiz ki cevabı bulmakta zorlanmamışsınızdır. Bundan öncekiler ne kadar hayırlıysa bu seferkiler de o kadar!</p>
<p>Hatırlanacağı gibi AB&#8217;ye tam üyelik müzakerelerinin yeni başladığı günlerde de &#8220;demokratikleşme ve ifade hürriyeti&#8221; ile ilgili yapılan büyük açılımlarda bahsedilmişti. Bu masalların gerçekte ne ifade ettiğini 6-7 Ekim tarihinde IMF ve Dünya Bankası&#8217;nı protesto gösterilerine katılan-ve hatta katılmayan-tüm İstanbullular soludukları gazlar ve yedikleri coplarla bir kez daha yaşayarak görmüş oldular.</p>
<p><strong>Açılım söylemi ne kadar samimi? </strong><br />
Irak ve Afganistan başta olmak üzere bölge coğrafyasında daha fazla etkin olmaya çabalayan Türkiye şu günlerde yeni senaryolarda da rol kapmaya çalışıyor. Kafkaslarda Rusya&#8217;ya karşı elini güçlendirmek isteyen ABD&#8217;nin son dönemde daha fazla önem verdiği devletlerden birisi olan Ermenistan ile ilişkileri de bu bağlamda görmek gerekiyor. Diplomatik bir ataktan ibaret olan bu girişimin halklara kazandıracağı pek bir şey yok. Bizler, Ermeni açılımından, başta Hrant Dink olmak üzere milliyetçi histeriye kurban verilmiş tüm kardeşlerimize yönelik katliamların aydınlatılmasını, sorumlularından ise hesap sorulmasını anlıyoruz.</p>
<p>Kürt sorununun çözümünde de egemenlerin vaat ettiği açılım samimiyetten uzak. Bunun en somut örneğini barış için Türkiye&#8217;ye geldiklerini beyan eden PKK militanlarının karşılama törenleri bahane edilerek yükseltilen milliyetçi ve şoven dalga gösterdi. Böylece barış ortamı için atılan adımlar bir kez daha baltalanmış oldu. Tüm bu yaşananlara rağmen olumluluk olarak sayılabilecek bir şey varsa o da yakın geçmişimizde &#8220;bu memlekette Kürt vardır diyenler yabancı ülke ajanlarıdır&#8221; (muhtemelen de Ermeni ajanıdırlar!) veya &#8220;Kürt kelimesi dağ Türklerini karda gezerken çıkarttığı kart, kurt seslerinden türemiştir. Onların hepsi aslında Türk&#8217;dür.&#8221; diyenlerin bugün, Kürt Açılımından bahsedebiliyor olmalarıdır.</p>
<p><strong>Sağlık ve eğitim alanında dönüşüm en çok gençleri vuruyor&#8230; </strong><br />
Hatırlanacağı gibi, AKP &#8220;açılımı&#8221; hamlelerinden birisini de sağlık ve sosyal güvenlik alanında yapmıştır. Bu girişimin ne kadar büyük bir yalan olduğunu daha tasarı aşamasındayken söylemiştik. Daha ilk yıldan sistem sapır sapır dökülmeye başladı. Eczacısı, doktoru, sağlık çalışanı talan sistemine karşı sokaklara çıkmaya başladı bile. Halkın çilesi ise katlanarak büyüyor.</p>
<p>Eğitimde özelleştirme ve ticarileştirme girişimleri de tam gaz devam. Dönem başında harçlara beş bin liraya varan zam yapma planları öğrencilerin kararlı duruşu sayesinde rafa kalktı. Ama eğitimin tüm kademelerinde karşı karşıya olduğumuz tehditin boyutu son derece büyük.</p>
<p><strong>Gerçekçi bir barış ve güvenli bir gelecek istiyoruz!</strong><br />
Bu ülkenin gençleri olarak gerçekçi bir barış ortamı, eşit ve özgür bir gelecek istiyoruz. IMF, Dünya Bankası veya Avrupa Birliği gibi sömürgeci kurumlara geleceğimizi teslim edecek kadar kör değiliz. Şöyle bir kafamızı kaldırıp etrafa bakalım. Kapitalizmin en önemli ideologlarının artık sistemin eskisi kadar iyi işlemediğini söyleyebildiği bir dönemde gerçekten de büyük olanaklar var. Şimdi, varolan olanakları kullanmak, sosyal ve ekonomik kazanımlarımızı geliştirmek ve geleceğimizi parselleyenlere &#8220;dur&#8221; demek vaktindeyiz.</p>
<p>Her ne kadar kışa yaklaşıyor olsak da hep güzel güneşli günlerde buluşmak üzere&#8230;<br />
Dergideki yazı başlıklarını görmek için <a href="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/sayi20_index.pdf">linke tıklayınız.</a> (135kb)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/13/ilerici-genclik-dergisinin-aralik-2009-sayisi-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bursa&#8217;da 19 maden işçisi yaşamını yitirdi!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/12/bursada-19-maden-iscisi-yasamini-yitirdi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/12/bursada-19-maden-iscisi-yasamini-yitirdi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 16:24:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[Dev.Maden-Sen]]></category>

		<category><![CDATA[Grizu Patlaması]]></category>

		<category><![CDATA[İş Cinayeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1368</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/bursa_maden_patlama_20091212.jpg" alt="" width="200" height="200" /><span>Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bulunan özel maden ocağında meydana gelen patlamada 19 işçi yaşamını yitirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/bursa_maden_patlama_20091212.jpg" alt="" width="351" height="265" /><span>Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bulunan özel maden ocağında meydana gelen patlamada 19 işçi yaşamını yitirdi.</p>
<p>10.12.2009 Perşembe günü, Bükköy Madencilik İşletmesi’ne ait kömür ocağında saat 19.30’da 32 işçinin çalıştığı sırada şiddetli bir patlama meydana geldi. Yerden 220 metre derinlikteki patlamanın ardından oluşan göçükte çok sayıda işçi toprağın altında kaldı. Patlamanın ardından ocakta büyük bir yangın çıktı. Patlamanın olduğu yere uzak bölgede bulunan 13 işçi can pazarından kendi imkânlarıyla kurtuldu. Patlama sonucu madende göçük oluşurken, göçük altında kalan 19 işçi hayatını kaybetti.</p>
<p>Maden şirketinde Mayıs ayında yapılan denetimlerde eksikler tespit edilmiş ve Aralık ayı sonuna kadar tamamlanması istenmişti. Ancak yaşananlardan, eksiklerin tamamlanmadığı, gaz ölçümünün yapılmadığı açıkça ortada. İşletmede böylesi durumlar için ilk müdahaleden sorumlu bir emniyet ekibi bulunmuyor. İlk müdahaleyi yapan işçilerin de zehirlenerek hastaneye kaldırılması, özel bir emniyet ekibinin olmadığı gibi, müdahalede kullanılacak donanımın da bulunmadığını göstermektedir.</p>
<p><strong>Bükköy Madencilik&#8217;in sahibi işçi düşmanlığıyla bilinen bir isim</strong><br />
Bükköy Madencilik&#8217;in patronu Nurullah Ercan, Bolu/Mengen/Gökçesu&#8217;daki Üçpınar ve Kuzey Anadolu maden işletmelerinin de sahibi aynı zamanda. Daha önce sendikal örgütlenme çabalarına hukuk dışı yöntemlerle karşı koymuş, </span><span>Dev.Maden-Sen</span><span>&#8216;in bunun üzerine açtığı davaları kaybetmiş, ancak cezalandırılmamış bir patron.</p>
<p><strong>4 bini aşkın kişi madenlerde yaşamını yitirdi!</strong><br />
Zonguldak’ta taş kömürü üretiminin başladığı yıl olarak kabul edilen 1848’den bugüne kadar ocaklarda yaşanan kazalarda 4 bini aşkın madenci yaşamını yitirdi. Kozlu Taşkömürü İşletmesi maden ocağında 1992’de 263 madencinin hayatını kaybettiği grizu faciası, Türkiye’de en büyük kaybın yaşandığı faciaydı.</p>
<p>Patlamaların kaynağında grizu olsa da, işçileri öldüren grizu değil; yıllardır yaşanan bu durumu engellemek için önlem almayan patronlardır. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/12/bursada-19-maden-iscisi-yasamini-yitirdi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DTP kapatıldı!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/11/dtp-kapatildi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/11/dtp-kapatildi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 16:27:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[DTP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1369</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/05/dtp.png"><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-991" style="float: left; border: 5px solid black; margin: 5px;" title="dtp" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/05/dtp.png" alt="" width="200" height="200" /></a><span>Anayasa Mahkemesi "Devletin milletin bölünmez bütünlüğü aleyhine yapılan eylemlerin odağı olma" iddiasıyla DTP'ye açtığı davayla ilgili kararını bugün (11.12.2009) açıkladı ve oy birliğiyle DTP'nin kapatılmasına karar verdi.

16 Kasım 2007 tarihinde açılan dava bugün sonuçlandı, DTP kapatıldı ve 37 DTP'liye 5 yıl siyaset yasağı getirildi. Mahkeme ayrıca DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ve Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk'un milletvekilliğinin düşürülmesine karar verdi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç DTP ile ilgili kararları açıkladıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayarak Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk'un milletvekilliklerinin resmi gazetede açıklandıktan sonra düşürüleceğini belirtti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/05/dtp.png"><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-991" style="float: left; border: 5px solid black; margin: 5px;" title="dtp" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/05/dtp.png" alt="" width="350" height="351" /></a><span>Anayasa Mahkemesi &#8220;Devletin milletin bölünmez bütünlüğü aleyhine yapılan eylemlerin odağı olma&#8221; iddiasıyla DTP&#8217;ye açtığı davayla ilgili kararını bugün (11.12.2009) açıkladı ve oy birliğiyle DTP&#8217;nin kapatılmasına karar verdi.</p>
<p>16 Kasım 2007 tarihinde açılan dava bugün sonuçlandı, DTP kapatıldı ve 37 DTP&#8217;liye 5 yıl siyaset yasağı getirildi. Mahkeme ayrıca DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ve Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk&#8217;un milletvekilliğinin düşürülmesine karar verdi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç DTP ile ilgili kararları açıkladıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayarak Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk&#8217;un milletvekilliklerinin resmi gazetede açıklandıktan sonra düşürüleceğini belirtti.</p>
<p>5 yıl boyunca siyaset yasağı getirilen DTP&#8217;lilerin isimleri şöyle: Abdulkadir Fırat, Abdullah İsnaç, Ahmet Ay, Ahmet Ertak, Ahmet Türk, Ali Bozan, Ayhan Ayaz Aydın Budak, Ayhan Karabulut, Aysel Tuğluk, Bedri Fırat, Cemal Kuhak, Deniz Yeşilyurt, Ferhan Türk, Fettah Dadaş, Hacı Üzen, Halit Kahraman, Hatice Adıbelli, Hüseyin Bektaşoğlu, Hüseyin Kalkan, İzzet Belge, Kemal Aktaş, Leyla Zana, Mehmet Veysi Dilekçi, Metin Tekçe, Murat Avcı, Murat Taş, Musa Farisoğlulları, Necdet Atalay, Nurettin Demirtaş ve Selim Sadak.</p>
<p>Mahkemede ayrıca DTP&#8217;nin tüm mal varlığının hazineye geçirilmesine karar verildi.</p>
<p><strong>Barış ve demokrasi üstün gelecek!</strong><br />
Kararın açıklanmasından sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk kapsamlı bir açıklamanın yarın DTP tarafından yapılacağını belirtti ve &#8220;Hepimiz mahkemenin kararını izledik. Başından beri söyledik; sancılı bir süreç yaşanıyor. Demokratik siyasetin önünü kapatmak umutsuzluğu derinleştirir. Ama biz, bütün bunlara rağmen barışı yakalayacağımıza inanıyorız. Bizim özlemimiz sancılı dönemin uzamaması ve herkesin bir kez daha düşünmesi; halkları kucaklayacak bir anlayışı egemen kılmak için çaba göstermesidir. Mutlaka demokrasi ve barış zafere ulaşacaktır. Ne kadar engellenirse engellensin, barış ve demokrasi üstün gelecektir. Benim bu noktada endişem yok.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Açılımdan kapanışa!</strong><br />
Yaşananlar bir kez daha gösterdi ki Türkiye bırakalım demokratik açılım yapmayı, demokratik hakların kullanımından ve hukuk devleti olmaktan bile çok uzaktadır. Bunun en açık göstergesi DTP&#8217;nin Türkiye&#8217;de kapatılan 27. parti olmasıdır. Demokrasiye, barışa, örgütlenme özgürlüğüne vurulan bir darbe olan bu kararı kınıyoruz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/11/dtp-kapatildi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DTP binalarına saldırılar&#8230;</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/09/dtp-binalarina-saldirilar/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/09/dtp-binalarina-saldirilar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 17:54:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[DTP]]></category>

		<category><![CDATA[Faşist Saldırı]]></category>

		<category><![CDATA[Faşizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1375</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/DTP_binasina_saldiri_Ankara_20091209.jpg" alt="" width="200" height="200" />Kürt halkına yönelik baskılar sürüyor. İzmir, Çanakkale, Muğla ve Hatay başta olmak üzere birçok ilde Kürtlere yönelik düzenlenen linç girişimleri, DTP binalarına saldırılar artıyor. Marmaris, Antep ve Hatay’dan sonra bugün (09.12.2009) Ankara’da DTP İl Binası'na saldırı düzenlendi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/DTP_binasina_saldiri_Ankara_20091209.jpg" alt="" width="350" height="210" />Kürt halkına yönelik baskılar sürüyor. İzmir, Çanakkale, Muğla ve Hatay başta olmak üzere birçok ilde Kürtlere yönelik düzenlenen linç girişimleri, DTP binalarına saldırılar artıyor. Marmaris, Antep ve Hatay’dan sonra bugün (09.12.2009) Ankara’da DTP İl Binası&#8217;na saldırı düzenlendi.</p>
<p>Çankaya&#8217;da sabaha karşı 04.00 sıralarında meydana gelen olayda, DTP&#8217;nin Tuna Caddesi üzerinde bulunan il binasına saldırı düzenlendi. Bina içine dışarıdan molotofkokteyli atıldı. Molotof kokteylinin atılmasıyla başlayan yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Tuna Caddesi&#8217;nde DTP il binasının çaprazında Büyük Birlik Partisi, altında ise nöbetçi polis kulübesi bulunuyor.</p>
<p>Olayın polis provokasyonu mu, sivil faşistlerin saldırısı mı olduğu henüz bilinmiyor.</p>
<p><strong>Keçiören&#8217;de de faşistler iş başında</strong><br />
DTP Keçiören İlçe Başkanlığı&#8217;na da dün gece saatlerinde silahlı saldırı düzenlendi. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı. Olayla ilgili 2 kişi gözaltına alındı. Saat 00.30 sıralarında Değerli Sokak içerisindeki DTP Keçiören İlçe Başkanlığı&#8217;na 2 kişi tarafından silahla ateş edildi.</p>
<p>BMW marka bir araçla parti binasına gelerek 9 el ateş eden saldırganlar, daha sonra kayıplara karıştı. Silahlı saldırı sonrası parti binasının camları kırıldı. Saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen 2 kişinin Aktepe&#8217;de yakalanarak gözaltına alındığı bildirildi.</p>
<p>Saldırıları protesto etmek için saat 13.00&#8242;da DTP Ankara İl Binası önünde bir basın açıklaması gerçekleştirilecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/09/dtp-binalarina-saldirilar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Avukatlar Taksim&#8217;de yürüdü!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/09/avukatlar-taksimde-yurudu/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/09/avukatlar-taksimde-yurudu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 17:50:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[10 Aralık]]></category>

		<category><![CDATA[İşkence]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1373</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/avukat_eylem_20091209_taksim.jpg" alt="" width="200" height="200" /><span>Bugün (09.12.2009) saat 13.00'da İstanbul Taksim Mis Sokak'ta toplanan avukatlar, "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!" pankartıyla Taksim Polis Karakolu'na yürüdü. Uzun bir aradan sonra ilk defa biraraya gelen 11 hukuk platformunun katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında yaşanan hak ihlalleri ve saldırılara göz yummayacağız denildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/avukat_eylem_20091209_taksim.jpg" alt="" width="350" height="261" /><span>Bugün (09.12.2009) saat 13.00&#8242;da İstanbul Taksim Mis Sokak&#8217;ta toplanan avukatlar, &#8220;İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!&#8221; pankartıyla Taksim Polis Karakolu&#8217;na yürüdü. Uzun bir aradan sonra ilk defa biraraya gelen 11 hukuk platformunun katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında yaşanan hak ihlalleri ve saldırılara göz yummayacağız denildi.</p>
<p><strong>Polis şiddeti durmak bilmiyor. Taksim Polis Karakolu kapatılsın!</strong><br />
Taksim Polis Karakolu önünde okunan basın açıklamasında; 29.11.2009 günü kendisine kimlik soran 2 sivil polise avukat kimliğini gösterip polislere kimlik sorunca gözaltına alınan avukat Ümit Ulaş&#8217;ın, Taksim Polis Karakolu&#8217;na götürülerek tartaklandığı, avukatıyla görüştürülmediği ve sağlık raporu almak için hastaneye sevk talebine aldırış edilmediği dile getirildi.</p>
<p>Eylemde, yine aynı gün stajyer avukat bir meslektaşlarının makul bir şüphe yokken gözaltına alındığı, yere yatırılarak ellerinin arkadan kelepçelendiği,Taksim Polis Karakolu&#8217;na getirilerek burada kötü muameleye maruz bırakıldığı, başından coplandığı, tuvalette üzerine soğuk su döküldüğü ve saatlerce bu şekilde bekletildiği söylendi. Bu da yetmezmiş gibi şikayetçi olmaması için işkencenin devam ettirileceği tehtidinde bulunulduğu belirtildi.</p>
<p>Avukatlar, Taksim Polis Karakolu&#8217;nda yaşanan bunca insan hakkı ihlaline karşın polislere hiçbir soruşturma açılmamasını sorgulayarak &#8220;Taksim Polis Karakolu polislerine hukuk işlemiyor mu, bu dokunulmazlığı onlara kim sağlıyor?&#8221; sorusunu sordu.</p>
<p><strong>İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!</strong><br />
Yarın 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü olması vesilesiyle Taksim Polis Karakolu&#8217;nda ve diğer emniyet birimlerinde yaşanan hak ihlellerine dikkat çekmek istediklerini vurgulayan avukatlar, &#8220;Savunmanın temsilcisi avukatların bile avukat olduğunu söylemekten çekindiği bir ülkenin rejimi demokrasi değil polis devletidir.&#8221; dedi.</p>
<p>Yapılan bu saldırılara sessiz kalmayacaklarını gerekirse karakolların önünde sürekli nöbet tutacaklarını belirten avukatlar tarafından, sorumlular hakkında etkin bir soruşturma yürütülerek suçluların yargı önüne çıkartılması, Taksim Polis Merkezi ve burada yaşanan insan hakları ihlelleri için geçmişe yönelik olarak idari bir soruşturma başlatılması talep edildi.</p>
<p>Dünya İnsan Hakları Günü arifesinde &#8220;Demokrasi soyut bir kavram değildir, somuttur. Elle tutulur gözle görünür. Hak ve özgürlüklere, insan haklarına saygıdır. İşkence görmemek, kötü muameleye, hakarete uğramamak, onuru çiğnenmemektir. Sayın İçişleri Bakanına, hukuk dışı uygulamaların ve insan hakları ihlallerinin, işkencenin ve kötü muamelenin üzerine etkili bir şekilde gitmenin demokrasiye sahip çıkmak adına süslü sözlerden, hamaset yüklü söylevlerden daha etkili bir yol olduğunu bir kez daha anımsatmak isteriz.&#8221; denildi ve insan haklarının keyfi olarak çiğnendiği ülkemizde haksızlıklara boyun eğilemeyeceği bir kez daha hatırlatılmış oldu.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/09/avukatlar-taksimde-yurudu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>13 Aralık&#8217;ta İstanbul&#8217;da Dersim Katliamı protesto ediliyor!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/09/13-aralikta-istanbulda-dersim-katliami-protesto-ediliyor/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/09/13-aralikta-istanbulda-dersim-katliami-protesto-ediliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 16:31:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Dersim Katliamı]]></category>

		<category><![CDATA[Miting]]></category>

		<category><![CDATA[Onur Öymen]]></category>

		<category><![CDATA[TUDEF]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1371</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/dersim_katliam_20091109.jpg" alt="" width="200" height="200" />Tunceli Dernekleri Federasyonu (TUDEF) tarafından 13 Aralık Pazar günü İstanbul Kadıköy İskele Meydanı’nda “Dersim 38 Katliamdır! Arşivler Açılsın - Hesabı Verilsin!” başlıklı bir miting düzenlenecek.

Mitinge Dersimlilerin yanı sıra onlarca kitle örgütü de destek verecek. Resmi açıklamalara göre 16 bin; halk anlatımlarına ve tanıklara göre 70 bin kişinin öldürüldüğü; ırmaklardan, derelerden kan aktığı; sağların ölülerin altında kalarak kurtulduğu ve sürgün yollarına düştüğü 1938 Dersim Katliamı'nın üzerinden 71 yıl geçti. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/dersim_katliam_20091109.jpg" alt="" width="388" height="246" />Tunceli Dernekleri Federasyonu (TUDEF) tarafından 13 Aralık Pazar günü İstanbul Kadıköy İskele Meydanı’nda “Dersim 38 Katliamdır! Arşivler Açılsın - Hesabı Verilsin!” başlıklı bir miting düzenlenecek.</p>
<p>Mitinge Dersimlilerin yanı sıra onlarca kitle örgütü de destek verecek. Resmi açıklamalara göre 16 bin; halk anlatımlarına ve tanıklara göre 70 bin kişinin öldürüldüğü; ırmaklardan, derelerden kan aktığı; sağların ölülerin altında kalarak kurtulduğu ve sürgün yollarına düştüğü 1938 Dersim Katliamı&#8217;nın üzerinden 71 yıl geçti. Sadece Almanya&#8217;da 200 bin Dersimli var. Bursa&#8217;da; Kayseri&#8217;de; Van&#8217;da; Elazığ&#8217;da; İzmir&#8217;de; Salihli&#8217;de; Konya&#8217;da ve başka pek çok yerde &#8220;Dersimliler Mahallesi&#8221; var. Kendi toprağında olsun sürgünde olsun Dersimlilerin aklından bu trajedi tam 71 yıldır çıkmıyor. Ve Dersimliler, bunun gibi bir katliamın bir daha hiçbir zaman yaşanmaması için miting çağrısında bulunuyorlar.</p>
<p>Miting duyurusunun yapıldığı açıklamada; “13 Aralık 2009 tarihinde Dersim katliamını protesto etmek ve bir daha bu ve benzeri acıları ülkemizde hiç ama hiçbir kesimin yaşamaması için, Dersim Katliamdır-Arşivler Açılsın Sorumlular Hesap Versin adlı bir miting düzenlemeye karar verdik. Miting, Dersimlilerin mitingi olarak görülmemelidir, Türkiye’nin demokratikleşmesi için verilen mücadelenin bir parçası olarak görülmelidir. Biz böyle görüyoruz. Mitingin gücü, demokrasi güçlerinin gücü olacaktır. 13 Aralık 2009 saat 12.00’de Kadıköy İskele Meydanı’nda hep beraber olmaya çağırıyoruz.” denildi. Mitingin talepleri arasında “Dersim halkından özür dilensin!”, “Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınanların listesi açıklansın!”, “Dillerimize ve Alevi inancımıza özgürlük istiyoruz!” yer alıyor.</p>
<p>Geçtiğimiz ay CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen Dersim katliamını meşru gösteren açıklamalarda bulunmuş, bunun üzerine hem Dersimlilerin hem de pek çok ilerici kurumun tepkisini çekmişti.</p>
<p><strong>İlerici gençlerde mitinge katılıyor!</strong><br />
İlerici Gençler, yaptıkları açıklamada Dersim Katliamını unutmadıklarını ve unutturmayacaklarını haykırmak için alanda yerlerini alacaklar.</p>
<p>Sürgünlere, katliamlara karşı olan barıştan kardeşlikten yana tüm dostlarımızı mitinge bekliyoruz.</p>
<p><strong>Tarih:</strong>13 Aralık 2009<br />
<strong>Yer:</strong>Kadıköy Tepe Nautilus önü<br />
<strong>Saat:</strong>11:00</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/09/13-aralikta-istanbulda-dersim-katliami-protesto-ediliyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Eczacılar mesleklerine sahip çıkmak için Taksim Meydanı&#8217;ndaydı!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/05/eczacilar-mesleklerine-sahip-cikmak-icin-taksim-meydanindaydi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/05/eczacilar-mesleklerine-sahip-cikmak-icin-taksim-meydanindaydi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2009 17:59:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1377</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/istanbul_eczaci_eylem_taksim_20091104.jpg" alt="" width="200" height="200" /><span>4 Aralık Cuma günü eczacılar Sağlıkta Dönüşüm Yasa'sıyla beraber yaşadıkları hak kayıplarına dikkat çekmek için tüm Türkiye'de 1 günlük kepenk kapatma eylemi gerçekleştirdi. İstanbul'da ise bu eyleme destek veren eczacılar, eczacılık fakültesi öğrencileri ve meslek odaları bu kayıplara karşı sesiz kalmayacaklarını haykırmak ayrıca Taksim'de eylemdeydi.

Yaklaşık 2.000 kişi "Eczaneye değil tekellere fatura!", "Sağlık haktır satılamaz!", "Vatandaş susma eczacına sahip çık!" sloganları eşliğinde saat 10.30'da Tünel'den Taksim Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/istanbul_eczaci_eylem_taksim_20091104.jpg" alt="" width="350" height="233" /><span>4 Aralık Cuma günü eczacılar Sağlıkta Dönüşüm Yasa&#8217;sıyla beraber yaşadıkları hak kayıplarına dikkat çekmek için tüm Türkiye&#8217;de 1 günlük kepenk kapatma eylemi gerçekleştirdi. İstanbul&#8217;da ise bu eyleme destek veren eczacılar, eczacılık fakültesi öğrencileri ve meslek odaları bu kayıplara karşı sesiz kalmayacaklarını haykırmak ayrıca Taksim&#8217;de eylemdeydi.</p>
<p>Yaklaşık 2.000 kişi &#8220;Eczaneye değil tekellere fatura!&#8221;, &#8220;Sağlık haktır satılamaz!&#8221;, &#8220;Vatandaş susma eczacına sahip çık!&#8221; sloganları eşliğinde saat 10.30&#8242;da Tünel&#8217;den Taksim Meydanı&#8217;na doğru yürüyüşe geçti.</p>
<p><strong>Bugün kapalıyız, yarını bilmiyoruz!</strong><br />
Taksim Meydanı&#8217;na gelindiğinde burada bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasını İstanbul Eczacı Odası Başkanı Ecz. Semih Güngör okudu. Güngör yaptığı açıklamada “Bugün eczanelerimizi kapatarak şu mesajı veriyoruz. Biz tüm yurtta hizmet veren 24 bin eczaneden neredeyse yarısının tasfiye edileceği bu süreci durduracağız. Teker teker kapanmaktansa bugün hepimiz eczanelerimizi kapatarak mesleğimize sahip çıkacağımızı ilan ettik.” diyerek neden kapalı olduklarını anlattı.</p>
<p>Konuşmasına “Hastalarımızı mağdur etmemek için bugün İstanbul&#8217;da yüzlerce nöbetçi eczanede meslektaşlarımız ilaç hizmetini sürdürüyor. Biz burada toplanan eczacı ve eczane çalışanları ve bizlere destek veren hekim, dişhekimi, veteriner, sağlık emekçisi tüm dostlarımız; Türkiye&#8217;de sağlık hakkının elimizden alınmasına, nitelikli sağlık hizmetini sürdürmemizin önüne konan engellere bir kez daha dur demek istiyoruz.” diyerek devam eden Güngör sağlıkta ticaretin yıkım demek olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Paran kadar sağlık anlayışına son!</strong><br />
Açıklamada Güngör “Eczacısıyla, hekimiyle, emekçisiyle bu alanda hizmet verenler olarak, AKP hükümetini bir kez daha uyarıyoruz. &#8220;Paran kadar sağlık&#8221; anlayışıyla sürdürmeye çalıştığınız bu sistem artık yıkım noktasına gelmiştir. Bu süreç yalnız biz eczacıları tasfiye etmeyecek, tasfiye edilen sağlık hakkı elinden alınan yurttaşlar ve özlük haklarını bir bir yitiren sağlık çalışanları olacaktır. Sağlıkta yıkım tablosunun damgasını vurduğu bir ülkede hiçbir değerden söz etmek mümkün değildir! dedi.</p>
<p>Okunan basın metninin ardından eylem alkışlarla ve sloganlarla sona erdi.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/05/eczacilar-mesleklerine-sahip-cikmak-icin-taksim-meydanindaydi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Başka bir futbol kültürü mümkün mü?</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/02/baska-bir-futbol-kulturu-mumkun-mu/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/02/baska-bir-futbol-kulturu-mumkun-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 18:02:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[Endüstriyel Spor]]></category>

		<category><![CDATA[ForzaLivorno]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1379</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/forzalivorno_panel_20091203.jpg" alt="" width="200" height="200" /><span>Forza Livorno forum sitesi “Başka Bir Futbol Mümkün mü?” başlığıyla 05 Aralık 2009 günü İstanbul Makine Mühendisleri odasında bir panel düzenleyecek.

Endüstriyel spora karşı mücadele eden, tribünlerde renklerin kardeşliğini ve egemen erkek diline karşı başka bir dilin de var olabilmesi için emek üreten ForzaLivorno forum sitesi saat 14:00'da başlayacak olan panelde şovenizmden ve sömürüden, bunun kaynağı serbest piyasa ekonomisinden arındırılmış bir futbol kültürünün münkün olup olmadığını masaya yatıracak.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 5px solid black; margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200912/forzalivorno_panel_20091203.jpg" alt="" width="350" height="247" /><span>Forza Livorno forum sitesi “Başka Bir Futbol Mümkün mü?” başlığıyla 05 Aralık 2009 günü İstanbul Makine Mühendisleri odasında bir panel düzenleyecek.</p>
<p>Endüstriyel spora karşı mücadele eden, tribünlerde renklerin kardeşliğini ve egemen erkek diline karşı başka bir dilin de var olabilmesi için emek üreten ForzaLivorno forum sitesi saat 14:00&#8242;da başlayacak olan panelde şovenizmden ve sömürüden, bunun kaynağı serbest piyasa ekonomisinden arındırılmış bir futbol kültürünün münkün olup olmadığını masaya yatıracak.<br />
Panelde ayrıca panelistlerle beraber sporseverler; futbola “soldan” bakanlar mevcut futbol kültürünü değiştirme noktasında nasıl bir mücadele perspektifine sahip olmalı, tribünlerdeki ırkçı şovenist dil ile mücadele için neler yapabiliriz, nasıl bir futbol kültürü yaratabiliriz gibi sorulara yanıt üretmeye çalışacak. Panelin katılımcıları ise şöyle:</p>
<p><strong>Ahmet Tulgar</strong> (Birgün Gazetesi Yazarı)<br />
<strong>Bağış Erten</strong> (Radikal Gazetesi Yazarı)<br />
<strong>Bawer Çakır</strong> (bianet.org sitesi yazarı)<br />
<strong>Emine Özcan</strong> (bianet.org sitesi yazarı)<br />
<strong>Kıvanç Koçak</strong> (Radikal Gazetesi Yazarı)<br />
<strong>Melih Şabanoğlu</strong> (Spor Araştırmacısı, Spor Yazarı)</p>
<p>Detaylı bilgi için: http://www.forzalivorno.org</p>
<p><strong>Tarih :</strong> 05 Aralık 2009 Cumartesi<br />
<strong>Saat:</strong>14:00<br />
<strong>Yer:</strong> Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi<br />
<strong>Adres:</strong> Katip Mustafa Çelebi Mahallesi İpek Sok. No:9/2 Beyoğlu </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/12/02/baska-bir-futbol-kulturu-mumkun-mu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ROLL ve Virgül dergileri okuyucularına veda etti</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/12/1362/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/12/1362/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 14:50:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜR-SANAT]]></category>

		<category><![CDATA[Neşriyat]]></category>

		<category><![CDATA[ROLL]]></category>

		<category><![CDATA[Virgül Dergisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1362</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1363" style="float: left; margin: 5px;" title="roll-virgul" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/roll-virgul.jpg" alt="" width="350" height="238" />Memleketin iki güzide dergisi Roll ve Virgül yayınladıkları son sayılarıyla okuyucularına veda ettiler. İki dergi de ekonomik zorluklar ve dağıtımda yaşanan sorunlar nedeniyle yayın hayatlarını bitirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1363" style="float: left; margin: 5px;" title="roll-virgul" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/roll-virgul.jpg" alt="" width="350" height="238" />Memleketin iki güzide dergisi Roll ve Virgül yayınladıkları son sayılarıyla okuyucularına veda ettiler. İki dergi de ekonomik zorluklar ve dağıtımda yaşanan sorunlar nedeniyle yayın hayatlarını bitirdi.</p>
<p>Virgül Dergisi editör yazısında haberi şöyle duyurdu:</p>
<p>&#8220;Editörden köşesi de en son bir yıl önce, periyot değişikliğinin duyurusu için kullanılmıştı. Bir de derginin kapandığı söylentilerinin asılsız olduğunu belirtmek için. Bu kez kulağımıza bir şey gelmedi, ama söylentiler doğru: Kapanıyoruz.&#8221;</p>
<p>Dergi ekibi 12 yıl boyunca 131 sayı yayımlayan ve Türkiye&#8217;deki en önemli edebiyat dergilerinden biri olan Virgül dergisi arşivinin, son yılların yayın dünyasına gürültüden uzak, serinkanlı bir ayna tutmaya devam edeceğini umut ettiklerini yazıyor. Ermez mi!..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/12/1362/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ABD, GDO&#8217;ya denetim gelmesinden rahatsız</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/12/abd-gdoya-denetim-gelmesinden-rahatsiz/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/12/abd-gdoya-denetim-gelmesinden-rahatsiz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 14:34:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[ABD]]></category>

		<category><![CDATA[GDO]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1358</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1357" style="float: left; margin: 5px;" title="20091112-gdo" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091112-gdo.jpg" alt="" width="350" height="220" />Türkiye, genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içeren tarım ürünleri konusunda Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük müşterilerinden biri.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1357" style="float: left; margin: 5px;" title="20091112-gdo" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091112-gdo.jpg" alt="" width="350" height="220" />Türkiye, genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içeren tarım ürünleri konusunda Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin en büyük müşterilerinden biri.</p>
<p>GDO&#8217;yle ilgili çıkarılan yönetmeliğin, bu ürünlerin Türkiye&#8217;ye girişinde ciddi engeller çıkaracağını belirten ABD Tahıl Konseyi (USGC) Ortadoğu ve Yarımada genel direktörü <strong>Joe O&#8217;Brien</strong>, halen yolda olan gemilerde bulunan tahılların gümrükten geçemeyebileceğini belirtti.</p>
<p>Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;nden <strong>Ilgın Özkaya Özlüer</strong>, düzenleme yokluğunda 10 yıldırbu ürünlerin Türkiye&#8217;ye denetimsiz şekilde girdiğini söyledi.</p>
<p>USGC biyoteknoloji programları yöneticisi <strong>Rebecca Fecitt</strong>&#8216;e göre, Türkiye&#8217;deki gıda ve yem endüstrisi yönetmelik ve yasanın kısıtlayıcı etkisinin ortadan kalkmasını sağlayabilir. &#8220;Yüksek mahkeme yönetmeliği iptal edebilir.&#8221;</p>
<p>ABD verilerine göre, Türkiye&#8217;ye yapılan genetiği edğiştirilmiş ürün ithalatının boyutu 2007&#8242;de 1 milyar doları (yaklaşık 1,5 milyar TL) geçti.</p>
<p>Türkiye, mısırdan tatlandırıcı ve nişasta üretiminden ortaya çıkan bir yan ürünü olan mısır gluten yemlerinde (CGF) ABD&#8217;nin en büyük alıcısı. Çznürür madde eklenmiş kurutulmuş damıtma mısırı (distiller&#8217;s dried grains with solubles, DDGS) isimli hayvan yeminde ise üçüncü büyük alıcısı.</p>
<p>Türkiye, ABD&#8217;den 2008&#8242;de 435 bin 378 ton, bu yılın ilk altı ayında da 202 bin 422 ton CGF ithal etti. Yine, 2008&#8242;de 465 bin 212 ton, bu yılın ilk altı ayında da 199 bin 173 bin ton DDGS ithal etti.</p>
<p><strong>Denetimler sürüyor</strong></p>
<p>Hürriyet&#8217;in haberine göre, gümrük denetimine alınan GDO içeren meyve ve sebze denetimlerinin ilk sonuçları alındı. Tüm Gıda Dış Ticaret Derneği Genel Sekreteri Melahat Özkan, pirinç, mercimek ve muzun analizlerinin sonuçlandığını ve bu üç ürünün GDO’suz çıktığını söyledi.</p>
<p>bianet&#8217;in edindiği bilgiye göre de, yedi üründe GDO oranı yönetmelikle sınırlanan binde 9&#8242;un üstünde bulundu.Fakat ürünlerin listesi açıklanmıyor.</p>
<p>Atalık, denetim yapan labarotuar sayısının kısıtlı olduğunu, dolayısıyla beklemeler yaşandığını, bu durumun ürün fiyatlarına yansıyabileceğini de ekledi. Yasa çıkmadan 26 Ekim&#8217;de yürürlüğe konulan yönetmelik <a href="http://www.bianet.org/bianet/siyaset/117941-yasadan-once-yonetmelik-cikti-tarimda-genetigin-onu-acildi">tartışılıyor.</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/12/abd-gdoya-denetim-gelmesinden-rahatsiz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aleviler yüzbinlerce ağızdan &#8220;Eşit Yurttaşlık Hakkı&#8221; istedi</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/09/aleviler-yuzbinlerce-agizdan-esit-yurttaslik-hakki-istedi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/09/aleviler-yuzbinlerce-agizdan-esit-yurttaslik-hakki-istedi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 14:34:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[Alevi Kültür Derneği]]></category>

		<category><![CDATA[Edip Akbayram]]></category>

		<category><![CDATA[Miting]]></category>

		<category><![CDATA[PSAKD]]></category>

		<category><![CDATA[Sabahat Akkiraz]]></category>

		<category><![CDATA[Şevval Sam]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1361</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1360" style="float: left; margin: 5px;" title="20091108-alevi-mitingi" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091108-alevi-mitingi.jpg" alt="" width="350" height="234" />Dün (08.11.2009) “eşit yurttaşlık hakkı” talebiyle Alevi Bektaşi dernekleri ve federasyonları, demokratik kitle örgütleri, sendikalar ve partiler Kadıköy'de buluştu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1360" style="float: left; margin: 5px;" title="20091108-alevi-mitingi" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091108-alevi-mitingi.jpg" alt="" width="350" height="234" />Dün (08.11.2009) “eşit yurttaşlık hakkı” talebiyle Alevi Bektaşi dernekleri ve federasyonları, demokratik kitle örgütleri, sendikalar ve partiler İstanbul Kadıköy&#8217;de buluştu.</p>
<p>Ülkenin dört bir yanından demokratik taleplerini dile getirmek için toplanan yüzbinlerce insan, Kadıköy sokaklarında özgürlük ve eşitlik sloganları attı. TÜM-İGD&#8217;li gençlerin de yer aldığı mitingde Salı Pazarı, Tepe Nautilus ve Haydarpaşa Numune Hastanesi&#8217;nden olmak üzere 1996 yılında bu yana ilk defa üç koldan kortej oluşturuldu.</p>
<p>Yürüyüş sırasında İlerici Gençler sık sık “Sivas&#8217;ı, Maraş&#8217;ı, Çorum&#8217;u, Gazi&#8217;yi unutmadık!”, “Faşizme geçit yok!”, “Zorunlu din dersi kaldırılsın!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!”, “Gençlik devrim istiyor!” ve “Yolumuz işçi sınıfının yoludur!” sloganları attılar.</p>
<p>Yüzbinlerin katıldığı mitingde kürsüden ilk konuşmayı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş yaptı. Gümüş, konuşmasında Diyanet İşleri Başkanlığı&#8217;nın Alevileri hedef haline getirdiğine değinerek “Zorunlu din derslerine, Diyanet’e karşı çıkmak tehditse, Aleviler tehdit olmaya devam edecekler.” dedi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;un Tunceli ziyaretinde cemevine gitmesine de gönderme yapan Gümüş, “Cemevine saygının ilk koşulu Alevilerin ibadet yerini tanımaktır. Ayakkabı çıkarmak yetmez. Bunu yapmazsanız, gün gelir, o ayakkabınız kapının önüne konulur.” diyerek Cemevleri&#8217;nin ibadethane statüsüne kavuşturulması gerektiğini savundu.</p>
<p>Alevi Kültür Derneği Genel Başkanı Tekin Özdil de mitingde bir konuşma yaptı. Devlet Alevisi oldurma politikalarına karşı durduklarını belirterek; göz boyama değil, ayrıcalık değil, her anlamda kanunların önünde, gündelik yaşamda, fiili olarak eşit olmak istediklerini dile getirdi.</p>
<p>Miting Edip Akbayram, Sabahat Akkiraz, Şevval Sam, Emre Saltık, Ferhat Tunç ve Suavi&#8217;nin şarkılarıyla sona erdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/09/aleviler-yuzbinlerce-agizdan-esit-yurttaslik-hakki-istedi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Güler Zere nihayet özgürlüğüne kavuştu</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/08/guler-zere-nihayet-ozgurlugune-kavustu/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/08/guler-zere-nihayet-ozgurlugune-kavustu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 10:33:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[Güler Zere]]></category>

		<category><![CDATA[Tecrit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1355</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="float: left; margin: 5px;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200911/guler_zere_hastane_cikis_20091106.jpg" alt="" width="350" height="263" />Ömür boyu hapis cezasına çarptırılan, 14 yıldır Elbistan Cezaevi'nde yatarken kansere yakalanan 37 yaşındaki Güler Zere, Cuma günü (06.11.2009) nihayet özgürlüğüne kavuştu. Cumhurbaşkanlığı tarafından ‘sürekli hastalık’ nedeniyle kalan cezaları kaldırılan dört hasta mahkûm, Güler Zere, Nurettin Ateş, Şirin Aydın ve Fehmi Akar artık serbest.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left; margin: 5px;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200911/guler_zere_hastane_cikis_20091106.jpg" alt="" width="350" height="263" />Ömür boyu hapis cezasına çarptırılan, 14 yıldır Elbistan Cezaevi&#8217;nde yatarken kansere yakalanan 37 yaşındaki Güler Zere, Cuma günü (06.11.2009) nihayet özgürlüğüne kavuştu. Cumhurbaşkanlığı tarafından ‘sürekli hastalık’ nedeniyle kalan cezaları kaldırılan dört hasta mahkûm, Güler Zere, Nurettin Ateş, Şirin Aydın ve Fehmi Akar artık serbest.</p>
<p>Abdullah Gül, daha önce “Zere’nin ailesinin kişisel başvurusu olmadığı için Cumhurbaşkanlığı affı konusunda bir şey yapılamadığını” söylemesine rağmen, ailenin kişisel başvurusu olmaksızın hazırlanan dosyaya imza attı. Bu durum, af için kişisel başvuru gerekmediğini de ortaya çıkarmış oldu. Zere’nin avukatı Taylan Tanay, “ Bu 109 günlük bürokrasi onu ölüme götürdü. Öğlen saatinde kendisi ile görüştüm, af beklediğimizi söyledim. Kendisi, bu konuda duyarlılık gösterdiği için teşekkür etti. Karara sevinemediğini söyledi.” dedi. Avukat Tanay, Güler Zere’nin ‘Bu karar benim sağlığıma dönmem için değil, dışarıda ölmem için verilmiş bir karar” dediğini ifade etti.</p>
<p><strong>“Sevgili Güler Seni Sevgimizle Yaşatacağız”</strong></p>
<p>Güler Zere tahliye olmasının ardından 7 Kasım günü Adana&#8217;dan İstanbul&#8217;a geldi. Akşam saatlerinde uçaktan inen Zere, havaalanı önündeki dostları, yoldaşları tarafından &#8220;Sevgili Güler Seni Sevgimizle Yaşatacağız&#8221; yazan bir pankartla karşılandı.</p>
<p>Zere odasına çıkarıldıktan sonra basına bir açıklama yapan Av. Tanay; &#8220;Hastalığının birinci yılında Güler Zere nihayet gerçek bir muayeneye bugün adım attı&#8221; dedi. Çok mücadele ettiklerini ve toplumsal muhalefetle buraya kadar gelindiğini söyleyen Tanay, bugün 21 insanın hala hapishanede ölümü beklediğini belirtti ve &#8220;bizler bu insanların hayatı için mücadeleye devam edeceğiz&#8221; dedi.</p>
<p>Yaşanan süreçle ilgili, Güler Zere&#8217;nin açıkça katledilmeye çalışıldığını, şu an bırakılmasının da Zafer Üskül&#8217;ün dediği gibi &#8220;devletin demokratlığı&#8221; olmadığını söyleyen Tanay; &#8220;Güler&#8217;in ölümünü bekliyorlardı ve kanseri akciğerine sıçradı&#8221; dedi. Doktor raporlarının olumsuz olmasına karşılık yine de bu iradeyle hastalığı yenmesi konusunda umutlu olduklarını söyleyen Tanay; &#8220;Umuyoruz iyileşir ve biz de devletin ona biçtiği kefeni yırtarız&#8221; dedi.</p>
<p>Güler Zere’nin tahliyesi için yaşanan gecikmeli süreç, hiç kuşkusuz tesadüfi değildir. Bürokratik uzatmalara bırakılamayacak kadar ivedi olan böylesi bir durumda, bunca zaman bilinçli olarak Zere’nin ölüme yaklaşması beklenmiş, sonra yine tanıdık demokrasicilik oyunu oynanmıştır. Devlet hasta tutsakların yaşam hakkını ellerinden almaktadır. Bunun karşısında ilericiler, devrimciler dün olduğu gibi, yarın da hasta tutsaklara özgürlük çığlığını haykırmaya devam edecekler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/08/guler-zere-nihayet-ozgurlugune-kavustu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kütahya ve Uşak&#8217;ta YÖK protestosu</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/06/kutahyada-yok-protestosu/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/06/kutahyada-yok-protestosu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 10:12:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>

		<category><![CDATA[6 Kasım]]></category>

		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>

		<category><![CDATA[YÖK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1353</guid>
		<description><![CDATA[KÜTAHYA - Bugün (06.11.2009) saat 16.00&#8242;da Kütahya Cumhuriyet Caddesi&#8217;nde 27. kuruluş yıldönümünde YÖK protesto edildi.
Eylem Eğitim-Sen&#8217;in öncülüğünde ilerici, devrimci ve yurtsever gençlerin katılımıyla gerçekleştirildi. 12 Eylül faşist askeri darbesinin eğitim alanındaki kolu olan YÖK aracılığıyla gerçekleştirilen şovenist, piyasacı ve ticarileştirilmiş eğitim politikalarına karşı çıkan öğrenciler ve öğretmenler, herkese anadilde, eşit, parasız, demokratik eğitim hakkı taleplerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1352" style="float: left; margin: 5px;" title="20091106-kutayha-yok-protestosu" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091106-kutayha-yok-protestosu.jpg" alt="" width="350" height="234" /><strong>KÜTAHYA - </strong>Bugün (06.11.2009) saat 16.00&#8242;da Kütahya Cumhuriyet Caddesi&#8217;nde 27. kuruluş yıldönümünde YÖK protesto edildi.</p>
<p>Eylem Eğitim-Sen&#8217;in öncülüğünde ilerici, devrimci ve yurtsever gençlerin katılımıyla gerçekleştirildi. 12 Eylül faşist askeri darbesinin eğitim alanındaki kolu olan YÖK aracılığıyla gerçekleştirilen şovenist, piyasacı ve ticarileştirilmiş eğitim politikalarına karşı çıkan öğrenciler ve öğretmenler, herkese anadilde, eşit, parasız, demokratik eğitim hakkı taleplerini dile getirdiler.</p>
<p><strong>Piyasaya için değil toplum için bilim!</strong></p>
<p>Burjuvazinin dayatma aracı haline gelen eğitim sisteminin değiştirilmesinin, sosyalizm için yapılacak mücadele ile birlikte yürütülmesi gerektiğini vurgulayan; insanca yaşanılabilen bir dünya için bilime özgürlük isteyen öğrenciler, kapitalizmden ve onun uzantılarının yarattığı baskıdan kurtulmanın bu bağlamda bir ön koşul olduğunu belirttiler.</p>
<p><strong>UŞAK -</strong> 7 Kasım 2009 Pazar günü saat 13.30 da Uşak Belediyesi önünde toplanan öğrenciler YÖK&#8217;ü protesto ettiler.</p>
<p>Demokratik kitle örgütlerinin düzenlediği ortak eylemde ilerici, devrimci ve yurtsever öğrenciler de katılım gösterdi. Ayrıca Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu da öğrencilere destek vermek için alandaydı. Yürüyüşe geçen öğrenciler, 12 Eylül faşist darbesinin getirisi olan YÖK&#8217;ün eğitim politikasına ve YÖK eliyle yürütülen öğrencileri müşterileştirme sürecine karşı çıkarak parasız, bilimsel, ana dilde eğitim haklarını dile getirdiler.</p>
<p>Coşkulu bir şekilde &#8220;YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek!&#8221;, &#8220;Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim!&#8221; sloganları atılarak devam eden eylem okunan basın açıklamasından sonra eylem sona erdirildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/06/kutahyada-yok-protestosu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ankara&#8217;da YÖK protestosu</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/06/ankarada-yok-protestosu/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/06/ankarada-yok-protestosu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 10:05:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[6 Kasım]]></category>

		<category><![CDATA[Ekim Gençliğİ]]></category>

		<category><![CDATA[Emekçi Üniversitesi]]></category>

		<category><![CDATA[ÖEP]]></category>

		<category><![CDATA[SDH]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<category><![CDATA[YDG]]></category>

		<category><![CDATA[YÖK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1350</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1349" style="float: left; margin: 5px;" title="20091106-ankara-yok-protestosu" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091106-ankara-yok-protestosu.jpg" alt="" width="350" height="235" /><strong>ANKARA -</strong> YÖK’ün 27. kuruluş yıldönümünü protesto etmek ve eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim hakları için öğrenciler Kızılay Sakarya Caddesi’nden Yüksel Caddesi’ne bir yürüyüş gerçekleştirdiler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1349" style="float: left; margin: 5px;" title="20091106-ankara-yok-protestosu" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091106-ankara-yok-protestosu.jpg" alt="" width="350" height="235" /><strong>ANKARA -</strong> YÖK’ün 27. kuruluş yıldönümünü protesto etmek ve eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim hakları için öğrenciler Kızılay Sakarya Caddesi’nden Yüksel Caddesi’ne bir yürüyüş gerçekleştirdiler.</p>
<p>Öğrenciler saat 15.30’da Sakarya Caddesi’nde toplandı. Buradan “YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek!”, “YÖK’e hayır!” sloganlarıyla Ziya Gökalp Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçildi. Gerek YÖK’ün haraç zammı denemesinden, gerekse üniversitelere sermayedarlardan oluşan danışma kurulları kurmayı amaçlayan yönetmeliğinden; öğrenciler YÖK’e karşı daha da öfkeliydiler. Hep bir ağızdan “YÖK, polis, medya, bu abluka dağıtılacak!” sloganları çınladı Ankara sokaklarında. TÜM-İGD, SDH, YDG, ÖEP ve Ekim Gençliği’nin çağrıcı olduğu eylemde yüzlerce öğrenci taleplerini haykırdı</p>
<p><strong>“Emekçi Üniversitesi kuracağız!”</strong></p>
<p>Ankaralı ilerici gençler eyleme “Emekçi Üniversitesi kuracağız!” pankartıyla çıktılar. Coşkuyla sık sık “YÖK’e geçit vermeyeceğiz!”, “Yaşasın Emekçi Üniversitesi!” sloganlarını atan ilerici gençler, Ankara halkına emekçi üniversitesi taleplerini duyurdular.</p>
<p><strong>“YÖK’e karşı mücadele, geleceğini ellerine alma kavgasıdır.”</strong></p>
<p>Ziya Gökalp’ten Yüksel Caddesi’ne gelindiğinde burada basın metni okundu. Basın metninde şöyle denildi: “YÖK kurulduğundan beri üniversitelerdeki muhalefeti ezmek, özgür düşünceyi yok etmek, eğitimi tamamen paralı hale getirmek ve sorgulamayan, topluma karşı duyarsız, düşünmeyen bireyler yetiştirmeye hizmet etmektedir. Egemen sınıfın üniversitelerdeki piyasalaştırma ve baskılama siyasetinin koçbaşı olan YÖK&#8217;e karşı mücadele gençliğin geleceksizliğe karşı mücadelesidir. Bu kavga geleceğini ellerine alma kavgasıdır.”</p>
<p><strong>Söz türkülerin…</strong></p>
<p>Ardından hep bir ağızdan Avusturya İşçi Marşı ve Çav Bella söylendi. Türkçe, Kürtçe türküler eşliğinde halaylar çekildi. Son olarak YÖK’ü ve üniversitelerde yaptıklarını anlatan bir sinevizyon izlendikten sonra, “Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim!” sloganlarıyla eylem sona erdirildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/06/ankarada-yok-protestosu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;da YÖK protesto edildi!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/06/istanbulda-yok-protesto-edildi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/06/istanbulda-yok-protesto-edildi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 10:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[6 Kasım]]></category>

		<category><![CDATA[Emekçi Üniversitesi]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<category><![CDATA[YÖK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1346</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1347" style="float: left; margin: 5px;" title="20091106-istanbul-yok-protestosu" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091106-istanbul-yok-protestosu.jpg" alt="" width="350" height="232" /><strong>İSTANBUL </strong>- Bugün (06.11.09) ilerici, devrimci ve yurtsever öğrenciler 6 Kasım 1982'de kurulan ve 12 Eylül karanlığının mirası olan YÖK'ü, saat 12.30'da İstanbul Beyazıt'ta yaptıkları bir eylemle protesto ettiler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1347" style="float: left; margin: 5px;" title="20091106-istanbul-yok-protestosu" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091106-istanbul-yok-protestosu.jpg" alt="" width="350" height="232" /><strong>İSTANBUL </strong>- Bugün (06.11.09) ilerici, devrimci ve yurtsever öğrenciler 6 Kasım 1982&#8242;de kurulan ve 12 Eylül karanlığının mirası olan YÖK&#8217;ü, saat 12.30&#8242;da İstanbul Beyazıt&#8217;ta yaptıkları bir eylemle protesto ettiler.</p>
<p><strong>YÖK&#8217;e rake, zaningehe rizgar bke!</strong></p>
<p>Saat 12.00&#8242;de İÜ Fen-Edebiyat Fakültesinde toplanan öğrenciler alkışlarla sloganlar Beyazıt Tramvay Durağı&#8217;nda İstanbul&#8217;un diğer üniversitelerinden ve liselerden gelen öğrencilerle buluşarak açıklamanın yapılacağı Beyazıt Meydanı&#8217;na doğru yürüdüler.</p>
<p>Meydana varıldığında ise Ana Kapı&#8217;nın açılarak Merkez Kampüs&#8217;ten de öğrencilerin çıkmasıyla basın açıklamasına geçildi.</p>
<p><strong>Müşteri değil, öğrenciyiz!</strong></p>
<p>Basın açıklamasında üniversitelerin ticarethaneye dönüştürülmesi, öğrencilere açılan soruşturmaların haksızlığı dile getirildi. Bu yıl artan öğrenci kontenjanlarına rağmen devlet yurtlarında bir artışın olmaması ve dolayısıyla barınma sorununun daha da yakıcı hale gelmesi de açıklamanın önemli gündemlerinden biriydi. Açıklamada ayrıca &#8220;Demokratik açılım&#8221; adı altında saklanan gerçekler teşhir edildi. Çoban kızı Ceylan&#8217;ın vahşice öldürülmesi buna en çarpıcı örnek olarak gösterildi.</p>
<p><strong>Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim!</strong></p>
<p>TÜM-İGD&#8217;li öğrencilerin de örgütleyicisi olduğu eylemde basın metni hem türkçe hem de kürtçe okundu. Eylemde yüzlerce öğrenci “Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim!” diye haykırdı.</p>
<p>Beyazıt Meydanı&#8217;nda yapılan açıklamanın ardından Eczacılık Fakültesi önüne doğru yürüyüşe geçildi. 16 Mart Katliamının gerçekleştiği yerde marşlar okundu ve faşist saldırıların unutulmayacağı tekrarlandı.</p>
<p>&#8220;YÖK&#8217;e hayır!&#8221;, &#8220;Yaşasın devrimci dayanışma!&#8221; sloganlarıyla, zılgıtlarla ve alkışlarla eylem sona erdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/06/istanbulda-yok-protesto-edildi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>GDO bebeklere yasak, anne babalara serbest!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/gdo-bebeklere-yasak-anne-babalara-serbest/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/gdo-bebeklere-yasak-anne-babalara-serbest/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 14:52:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[GDO]]></category>

		<category><![CDATA[GDO'ya Hayır Platformu]]></category>

		<category><![CDATA[Kapitalizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1330</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-medium wp-image-1329" style="float: left; margin: 5px;" title="gdoya-hayir-platformu" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/gdoya-hayir-platformu-300x225.jpg" alt="" width="350" height="263" />Cartegena Biyogüvenlik Protokolü’ne taraf olan ve Meclisinde kabul eden Türkiye, son derece yaşamsal öneme sahip bir konuda gerekli yasal düzenlemeyi yaparak Ulusal Biyogüvenlik Yasası’nı çıkarmak yerine bir yönetmelikle GDO’ların ve ürünlerinin ülkemize girmesini meşru kılmıştır.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-medium wp-image-1329" style="float: left; margin: 5px;" title="gdoya-hayir-platformu" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/gdoya-hayir-platformu-300x225.jpg" alt="" width="350" height="263" />Cartegena Biyogüvenlik Protokolü’ne taraf olan ve Meclisinde kabul eden Türkiye, son derece yaşamsal öneme sahip bir konuda gerekli yasal düzenlemeyi yaparak Ulusal Biyogüvenlik Yasası’nı çıkarmak yerine bir yönetmelikle GDO’ların ve ürünlerinin ülkemize girmesini meşru kılmıştır.</p>
<p>26 Ekim 2009 tarih, 27388 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmeliğin insan yaşamı ve sağlığı, hayvan sağlığı ve refahı, tüketici çıkarları ve çevrenin en üst düzeyde korunması amacıyla hazırlandığı belirtilmesine karşın, getirilen düzenleme bunları sağlamaktan çok uzaktır.</p>
<p>GDO’ların insan sağlığı üzerine etkileri konusunda bugüne kadar yeterli araştırmalar yapılmamışken, hayvanlar üzerindeki olumsuz etkileri üniversite raporları ile ortaya konurken, biyoçeşitliliği yok edici etkileri pek çok araştırma ile ispatlanmışken yasa yerine bir yönetmelik çıkarılarak bu olumsuzlukları n giderilebilmesinin sağlanması mümkün değildir! Bu bağlamda tüketici sağlığını ve çevreyi korumak amacıyla gerekli tedbirleri almak görevi ve söz konusu gıda ve yemi piyasadan geri çekme zorunluluğunun “işletmeciye” bırakılması bu endişemizi haklı çıkarmaktadır!</p>
<p>GDO’lu ürünlerin bebekler için yasak, ancak anne ve babalar için serbest bırakılması toplum sağlığını ciddi tehlikeye atmaktadır. GDO’lar zararlı ve bu nedenle bebeklere yedirilmeyecek ise onu emziren ya da hamileliği esnasında karnında taşıyan annesine neden yedirilmektedir? Şayet GDO’ların hiçbir sağlık riski yok ise bebekler için neden yasaklanmıştır? GDO’ların hayvan denekler üzerinde yapılan denemelerde kan yapısını bozduğu, bağışıklık sistemini çökerttiği, sinir sistemini tahrip ettiği, organlarda küçülme meydana getirdiği ve sonraki nesillerde üreme yeteneğini bitirdiği bilimsel raporlarla kanıtlanmış durumdadır.</p>
<p>GDO’lu ürünlerde antibiyotik direnç geni kullanıldığı ve bunun da insan ve hayvan sağlığı açısından son derece zararlı olduğunu ülkemizde GDO’ya Hayır Platformu olarak yıllardır ifade ederken, biyoteknoloji lobileri ve onların temsilcileri bu ürünlerin hiçbir riski olmadığını söylemektedirler. Söz konusu yönetmelikte bu tür genleri içeren GDO ve ürünlerinin ülkemize sokulması ve piyasaya sunulmasının yasaklanmış olması platformumuzun bir başarısıdır, bu sonuç konuyla ilgili iddialarımızın ne denli doğru olduğunu göstermektedir.</p>
<p>Getirilen düzenlemeyle “GDO’suz ürünlerin etiketinde ürünün GDO’suz olduğuna dair ifadelerin bulunmayacağının” belirtilmesi, düzenlemenin son derece taraflı ve yönetmeliğin kapsamı dışında olan bir uygulamadır. Hatırlanacağı gibi, Amerika’da bir biyoteknoloji şirketi, ürünlerine “GDO bulunmamaktadır” yazan bir firmayı dava ederek kendi satışlarını düşürmekle suçlamış, bu uygulamanın yaygınlaşması için lobi faaliyetleri başlatılmıştır. Bu açıdan çıkarılan yönetmelik, ülkemizde bu uygulamanın doğrudan kabul edilmesi insan, hayvan ve çevre sağlığından çok biyoteknoloji şirketlerinin çıkarlarının kolladığını göstermektedir.</p>
<p>GDO’lu yemlerle beslenen hayvanların ve ürünlerinin de GDO’lu sayılması ve dolayısıyla etiketlenmesine ilişkin hiçbir maddenin yönetmelikte yer almaması da insan sağlığının hiçe sayıldığının en büyük göstergelerinden biridir!</p>
<p>Türkiye’nin hiçbir GDO’ya ve ürününe gereksinimi yoktur! GDO’lar açlığa çare değildir! Biyolojik çeşitlilik üzerine büyük bir tehdittir! GDO’lar tarım ilacı kullanımını artırarak hem toprağı hem de içme sularımızı zehirlemektedir! Ayrıca daha fazla kullanılan bu tarım ilaçlarını insan ve hayvan organizmaları na girmektedir! Çiftçileri dev biyoteknoloji şirketlerine bağımlı kılmaktadır!</p>
<p>GDO’ya Hayır Platformu insan, hayvan ve çevre sağlığını tehdit eden, kapitalist sömürü düzeninin gıda egemenliği üzerine kurgulanmış biçimi olan, sadece birkaç şirketin para kazanması için tüm bir insanlığın ve doğanın gözden çıkarıldığı GDO’lara karşı vereceği mücadelesini bundan sonra sokaklara, evlere, okullara, işyerlerine taşıyarak devam ettirecektir! Mücadelemiz başarıya ulaşıncaya, GDO’ları coğrafyamızdan atıncaya kadar devam edecektir!</p>
<p>GDO’YA HAYIR PLATFORMU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/gdo-bebeklere-yasak-anne-babalara-serbest/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çifti-Sen: 10 Soruda GDO</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/cifti-sen-10-soruda-gdo/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/cifti-sen-10-soruda-gdo/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 14:47:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[MAKALE]]></category>

		<category><![CDATA[Çiftçi-Sen]]></category>

		<category><![CDATA[GDO]]></category>

		<category><![CDATA[Kapitalizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1327</guid>
		<description><![CDATA[Bilindiği üzere tohum, bitkisel üretimin ve gıda zincirinin ilk halkasıdır. Tarım tohumun bulunmasıyla başlamıştır. Tohum olmazsa tarım ve gıda olmaz. Toprağa gübre (organik-kimyasal) saçmazsanız, bitkiye veya böceğe ilaç atmazsanız az da olsa bir miktar ürün alabilirsiniz. Ama toprağa tohum saçmazsanız ürün elde edemezsiniz. Bu nedenle üretici köylüler ve tüketiciler için tohum yaşamla eş anlamdadır. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: red;"><strong>ÖNSÖZ</strong></span></p>
<p>Bilindiği üzere tohum, bitkisel üretimin ve gıda zincirinin ilk halkasıdır. Tarım tohumun bulunmasıyla başlamıştır. Tohum olmazsa tarım ve gıda olmaz. Toprağa gübre (organik-kimyasal) saçmazsanız, bitkiye veya böceğe ilaç atmazsanız az da olsa bir miktar ürün alabilirsiniz. Ama toprağa tohum saçmazsanız ürün elde edemezsiniz. Bu nedenle üretici köylüler ve tüketiciler için tohum yaşamla eş anlamdadır.</p>
<p>Şirketlerin en büyük hayali de çiftçiyi/köylüyü kendilerine bağımlı kılmak için tohumu ele geçirmektir. Çünkü tarımsal üretimi kendi denetimleri altına almak isteyen şirketler bilirler ki, eğer çiftçinin tohumu varsa dışarıdan hiçbir girdi almadan bile üretim yapabilir. Çekici gücü kendi hayvanlarıyla sağlayabilir, gübreyi hayvanlarından ve bitkilerinden elde edebilir, zararlılarla kendi yöntem ve deneyimleriyle baş edebilir. Evet, bu nedenle, şu konu çok önemlidir: Şirketlerin tarım ve gıdada egemenlik kurmaları için tohumu ele geçirmeleri şarttır.</p>
<p>Onun için şirketler önce hibrit tohumları geliştirdiler. Şimdi de tohumların genleriyle oynuyorlar. Bitkinin genetik yapısı, bir kere olgunlaştıktan sonra bir daha filizlenmesini engelleyen bir gen yerleştiriyorlar. Bu işlemden sonra elde ettikleri tohumlara patent alıyorlar ve tohumun sahibi oluyorlar. Şirketlerin bu tohumunu kullanan çiftçiler şirketlere her yıl para ödeyerek tohum almak zorunda kalıyor. Çiftçi şirketten aldığı tohumu ektikten sonra elde ettiği üründen tohumluğunu ayırdığında yine şirkete ödeme yapmak zorunda olacak. Çünkü şirketler patent yoluyla tohumun sahibi yapılmış durumda!</p>
<p>Ayrıca bitkinin genetik yapısına başka bir gen yerleştirme yöntemi sayesinde şirketler, tohumların yanında ilaçlarını da satmış olacaklar. Başka bir deyişle çiftçiler olarak bizler tohumla birlikte aynı şirketin ilacını da almak mecburiyetinde kalacağız. Bu yöntemle şirketler sömürü kalemini ikiye katlayacak ve bizleri her yıl kendilerinden tohum ve ilaç almaya mecbur edecekler. Kısacası bu işleyiş şirketlere kazandıracak. Biz çiftçileri ise sadece zarar ettirmekle kalmayacak, aynı zamanda çoğumuzun toprağımızı kaybetmemize neden olacak, şirketlere bağımlı köle haline getirecektir.</p>
<p>Bilmemiz gereken bir diğer önemli konu da şudur. Bugün Türkiye’de genetiği değiştirilmiş tohumların üretilmesi, satılması ve kullanılması kanunen yasaktır.</p>
<p>Ancak büyük tarım, ilaç ve gıda şirketleri genetiği değiştirilmiş tohum kullanmanın serbest bırakılması için “Meclis toplansın yasa çıkarsın” istiyorlar. Çıkarılacak Yasada “genetiği değiştirilmiş tohumların üretilmesi, satılması ve kullanımı serbest olsun” diyorlar.</p>
<p>Türkiye’de çıkarılması düşünülen Ulusal Biyogüvenlik Yasa taslağında genetiği değiştirilmiş tohumların “üretim ve satışının serbest bırakılması, bu konuda yasağın kaldırılması” amaçlı bir çalışma olduğu, bizzat Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek tarafından kamuoyuna açıklandı.</p>
<p>Gerekçe olarak da, genetiği değiştirilmiş tohumlar; “verimliliği arttırır, daha az ilaç kullanmayı sağlar, açlığa ve yoksulluğa çare olur” diye gösteriyorlar. Gerçek olmayan bu asılsız söylem ve propagandalarla kamuoyunu yanıltıyorlar, biz çiftçilerin de kafalarını karıştırmaya çalışıyorlar.</p>
<p>Bu nedenle Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu olarak, bu broşürü hazırlayarak genetiği değiştirilmiş tohumlarla ilgili bilgi paylaşımında bulunmak istedik.</p>
<p>Saygılarımızla…</p>
<p><strong>Çiftçi Sen Yönetim Kurulu</strong></p>
<p><span style="color: red;"><strong>10 SORUDA GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR (GDO)</strong></span> <strong></p>
<p>Giriş</strong><br />
Ulusal Biyogüvenlik Yasası doğa için Anayasa niteliğinde olması gereken bir yasadır. Tohumculuk Kanunu ise doğanın anayasasına uygun bir kanun olarak çıkarılması gereken bir kanundu. Tohum şirketlerinin bastırmasıyla Türkiye’de önce Tohumculuk Kanunu çıkarıldı. Şimdi Ulusal Biyogüvenlik Yasası çıkarılmaya çalışılıyor. Tohumculuk Kanunu’nun doğayı ve çiftçiyi koruyan bir özelliği olmadığı gibi çiftçiyi de doğayı da yoksullaştıran bir yasa olduğu biliniyor.</p>
<p>Şimdi de çıkarılacak Ulusal Biyogüvenlik Yasası’nda genetiği değiştirilmiş tohumların alınması, satılması ve üretimde kullanılmasına serbestlik getirileceği söyleniyor. Peki, genetiği değiştirilmiş tohumların serbestçe alınması satılması ve genetiği değiştirilmiş tohumlarla üretim yapılması ülke ekonomisine ve üretici köylülere, çiftçilere yararlı mı yoksa zararlı mı olacak? Gelin 10 soruda buna cevap bulmaya çalışalım.</p>
<p><span style="color: red;"><strong>1 - Çiftçilerin hasattan tohumunu ayırma hakkı ihlal ediliyor mu? </strong></span><br />
Bilindiği gibi biz köylüler geleneksel (bilge) köylü tarımcılığında yeniden ekilmek üzere ürettiğimiz ürünümüzden tohumluğumuzu ayırabiliyor ve saklayabiliyorduk. Bu amaçla Tarım Bakanlığı tarafından köylerde kurulmuş olan selektör dairelerinde, ürünümüzden ayırdığımız tohumlukları yabani tohumlardan ayırıyor, yeterli irilikte ve olgunlukta olanları seçiyor, kullanıyorduk. Üretimimizi bu şekilde ayırdığımız tohumluğumuzla özgür bir biçimde sürdürüyorduk. Tarımı ve çiftçiyi var eden, tarımsal üretimin günümüze kadar sürmesini sağlayan bu <em><strong>bitki üretme hakkımız</strong></em> ilkönce selektör dairelerinin kapatılması, daha sonra da dışarıdan tohum alımının serbest bırakılmasıyla budanmaya başlandı.</p>
<p>Ardından milyarlarca çiftçiye ait olan <strong>bitki</strong> üretme hakkı şimdilerde sayıları 10′u bulmayan tohum şirketlerine tohumları patentleme izni verilerek elimizden alınıyor. Biz çiftçilerin ürettiğimiz ürünümüzden tohumluğumuzu ayırma hakkımız elimizden alınıyor.</p>
<p>Aslında genetiği değiştirilmiş tohumlarla üretim yapan ülkelerin çiftçileri genetiği ile oynanmamış tohumlarla üretim yapmak istiyor. Kanada’da genetiği değiştirilmiş tohumla üretim yapan 1.566 çiftçi arasında yapılan bir araştırma bu durumu kanıtlıyor. Araştırmada 1.566 çiftçinin % 83′ü genetiği ile oynanmış tohum kullanmaya karşı olduğunu ve üretimde kullanmak istemediğini belirtmiştir. Kanadalı çiftçiler genetiği değiştirilmiş tohumla üretime karşı olma gerekçelerini;(1)<br />
a. Kazançlarının düştüğü,<br />
b. Gıda arzının şirketlere geçtiği,<br />
c. Doğal bitkilerin ve ürünlerin risk altına girdiği,<br />
d. Piyasa kaybına uğradıkları şeklinde belirtmişlerdir.<br />
Kanada örneğinde olduğu gibi biz Türkiyeli çiftçilere zarar ettirecek, sadece şirketlere bizim sırtımızdan kazandıracak genetiği değiştirilmiş tohumla üretim yapmak istemiyoruz.</p>
<p><span style="color: red;"><strong>2- Canlıya Sahip Olmak Mümkün müdür, Bu Mümkün Olmalı mıdır? </strong></span><br />
İnsanoğlunun tarıma başladığı ilk yıllarda buğday yabancı bir ottu. Olgunlaştığı zaman başakları çatlar, tohumları da toprağa saçılırdı. Buğdayın doğadaki devamlılığını sağlayan buydu. Ancak bu durum tohumun toplanarak üretim yapılmasına olanak vermiyordu. Kadın çiftçiler önce bu başaklar arasında tohumlarını saçmayanları seçmek suretiyle üretime başladılar. Yani doğada, tohumluğunu ekme, seçtiği tohumu tarlaya saçma yöntemiyle ıslah çalışmaları yapmaya başladılar ve böyle yapageldiler. Ekseriyetle kadınlar bu, ıslah ve geliştirme çalışmalarını laboratuarlarda değil, doğanın bağrında uygulamalı olarak yaptılar. Bu süreç ve üretim tarzı on binlerce yıldır sürmektedir.(2) Buğday, arpa, çeltik ve daha birçok bitki kadın çiftçilerin binlerce yıldır sürdürdüğü ıslah çalışmaları ve bilgeliğiyle bugüne kadar geldi. Bu, ürün çeşitliliğini hem artırdı hem de devamlılığımı sağladı.</p>
<p>Bu gerçeklere rağmen şirketler bugün kendilerini yeniliklerin ve fikri mülkiyetin tek kaynağı olarak görmekte ve anlatmakta sakınca görmüyorlar.</p>
<p>Şirketler, aslında bir bitkiyi doğal yaşam alanı olan ortamdan alarak bitkinin genleriyle laboratuar ortamlarında oynuyorlar. Sonra da genini değiştirdikleri bitki için patent alıyorlar. Patentini aldığı “bitkinin sahibi benim” diyerek o canlının sahibi oluyorlar. Yani bir tür gen korsanlığı, “hırsızlığı” yapıyorlar. Oysa genleri ile oynadıkları bu canlı(lar) yüzyıllardır zaten doğada yaşayagelmektedir.</p>
<p>Ayrıca eğer şirketler istemezlerse bu bitkilerin ürününden insanlar ve hayvanlar da yararlanamayacak. Neden? Şirketlere patent yoluyla canlıya sahip olma hakkı tanındığı için!</p>
<p><span style="color: red;"><strong>3- Genetiği Değiştirilmiş Tohumlar İlaç Kullanımını Azaltır, İlaç Fiyatını Düşürür mü? </strong><br />
</span>Şirketler ürettikleri kimyasallarla topraklarımızı ve sularımızı önce kirlettiler. Şimdi de “doğa kirlendi, toprak, su, insanlar ve diğer tüm canlılar tehlike altındadır” diyor, genetiği değiştirilmiş tohum kullanmamız gerektiğini empoze ediyorlar. Böylece daha az ilaç kullanmış olacağımızı, felaketlerin de önünü alacağımızı propaganda ediyorlar.<br />
Ancak gerçekler tohum ilaç ve gıda şirketlerinin söylediği gibi değildir.</p>
<p><strong>Kanıtlar: </strong><br />
a) Ekilebilir tarım arazilerinin %74′ünde soya, mısır ve pamuk yetiştiren Arjantin’de, 1996 yılında 13,9 milyon litre <em><strong>glyphosate</strong></em> kullanılmış. 2008 yılına gelindiğinde Arjantin’de ilaç kullanım miktarı 200 milyon litreye ulaşmış. 1996 yılından 2008′e GDO’lu <strong>soya ekim alanı 5 kat, yabancı ot ilacı <em>gloyphosate</em> kullanımı 14 kat</strong> artmıştır.(3)<br />
Bu nedenle genetiği değiştirilmiş tohumla ürün yetiştirilmesi, kullanımı ve satışının <strong>ülkemiz genelinde yasak olarak kalması önemlidir.<br />
b)</strong> Peki, genetiği değiştirilmiş tohumlar ve kullanılan ilaçlar ucuz mudur, bir de buna bakalım isterseniz.<br />
Şirketler bir kez genetiği değiştirilmiş tohumla üretimi yaygınlaştırdıktan sonra çiftçiler, tohum şirketinin tohumuna, üretim modeline ve fiyat belirlemesine teslim olur. Her yıl tohumu daha yüksek fiyatla almak zorunda kalır. Yani elini bir kez veren çiftçi bir daha kolunu tohum şirketlerinden kurtaramaz.</p>
<p><strong>Örnekler:</strong><br />
• ABD’deki genetiği değiştirilmiş tohumların başını çeken soya tohumunun ortalama fiyatı 2006-2008 yılları arası iki yıllık süreçte % 50′den daha fazla arttı.<br />
• Roundup herbisitin perakende fiyatı Aralık 2006′dan Haziran 2008′e iki yıldan daha az bir sürede % 134 artış gösterdi.4<br />
Biz çiftçiler biliyoruz ki, doğal denge korunabildiği oranda daha az, doğanın bozulduğu oranda daha fazla girdi (ilaç, gübre v.s.) kullanmak zorunda kalırız.<br />
Demek ki, genetiği değiştirilmiş tohumlarla üretim yapıldığında <strong>hem ilaç kullanımı hem de ilaç fiyatı sürekli artıyor. Yani ilaç ve ecza şirketleri zenginleşiyor, çiftçiler yoksullaşıyor!</p>
<p></strong><span style="color: red;"><strong>4- GDO Verimliliği Arttır mı?</strong></span><br />
Şirketler, genetiği değiştirilmiş ürünler “açlığa çare, çiftçiye bol kazanç getirir” diyorlar. Bu kocaman bir kuyruklu yalandır!</p>
<p><strong>Kanıtlar:<br />
4.1</strong> ABD üniversiteleri tarafından yapılan testlerde genetiği değiştirilmiş soyanın diğer soyalara göre <strong>% 5,3 daha az verimli</strong> olduğu tespit edilmiştir. <strong>Nebraska Üniversitesi</strong> agroministlerinin (bitki bilimcilerinin) 2001 yılında yaptıkları çalışmalarda da veriler aynı sonuç elde edilmiştir. <strong>Kansas Devlet Üniversitesi’nin</strong> yaptığı çalışmalarda ise <strong>genetiği değiştirilmiş soyanın verimliliğinin % 9 oranında daha düşük</strong> olduğu sonucuna varılmıştır.(5)<br />
<strong>4.2</strong> ABD’de pamuk ekim alanlarının % 86’sında genetiği değiştirilmiş pamuk ekimi yapılmaktadır. ABD’de genetiği değiştirilmiş tohumla üretilen pamuğun verimi ise 933 kg/ha civarındadır. Çin’de pamuk ekim alanlarının % 68′i, Hindistan’da % 76’sı, Arjantin’de % 95′i genetiği değiştirilmiş tohumlarla yapılmaktadır. Çin’de verim 1.313 kg/ha., Hindistan’da 553 kg/ ha, Arjantin’de 483 kg/ha’dır.(6)<br />
<strong>Türkiye’de ise genetiği değiştirilmemiş tohumlarla yapılan pamuk üretimindeki verimlilik hektara 1.334</strong> kg/ha‘dır. Dünya pamuk verim ortalaması ise 775kg/ha’dır.<br />
4.3 Genetiği değiştirilmiş Roundup Ready’li kanola mahsulünde % 40 oranında artış iddialarına karşı Avustralya, <strong> “yapılan denemeler bizim ulusal ortalamamızın % 17 altında olmuştur” </strong> diye açıklamalarda bulunmuştur.(7)<br />
Bu sonuçlardan da anlaşılacağı gibi <strong>genetiği değiştirilmiş tohumlarla yapılacak üretim, verimliliği arttırmayacağı ve biz çiftçilere kazandırmayacağı gibi açlığa da çare olmayacaktır.</p>
<p></strong><span style="color: red;"><strong>5- Genetiği Değiştirilmiş Tohumlar Yoksulluğa Çare midir?</strong></span><br />
Genetiği Değiştirilmiş Tohumlar üreten şirketlerin bir başka propagandası “genetiği değiştirilmiş tohumlar yoksulluğa çaredir” söylemidir. Bu da doğru değildir!</p>
<p><strong>Kanıtlar:<br />
Paraguay,</strong> genetiği değiştirilmiş soya ekim alanı bakımından dünyada yedinci sıradadır.<br />
Fakat Paraguay <strong>köylülerinin % 40′ı yoksulluk</strong> sınırının altında yaşamaktadır.</p>
<p><strong>Güney Afrika’da</strong> 2000 yılından bu yana genetiği değiştirilmiş pamuk eken <strong>çiftçi sayısında 4 kata yakın bir azalma</strong> görülmüştür(8)</p>
<p>Arjantin’in bitkisel üretiminin%75′igenetiği değiştirilmiş tohumlarla gerçekleşmektedir.<br />
Arjantin, 1970′lerde Latin Amerika’nın refah düzeyi en yüksek, <strong>fakirlik oranı % 5 olan<br />
bir ülkesiydi. Genetik tohumla üretimi artan Arjantin 2002′lere geldiğinde fakirlik oranı % 51 ‘e</strong> yükselmiştir.(9) Genetiği değiştirilmiş tohumla üretim öncesinde Arjantinli çiftçiler ve tüketiciler<br />
zor zamanlarda kendi yiyeceklerini kendileri ekerek/üreterek karınlarını doyurabilmişti.<br />
Ancak genetiği değiştirilmiş tohumla üretimin yaygınlaşmasından sonra kendilerine ait yerel tohumları, yerel tohumla üretim yapma bilgilerini ve araçlarını yitirdiklerinden dolayı bu mümkün olmamıştır.(10)</p>
<p>Hint tarımına genetiği değiştirilmiş tohum şirketleri egemen olmaya başladığından bu yana artık çiftçilerin hangi ürünleri yetiştireceğine şirketler karar veriyorlar. Şirketlerin burada uyguladığı sömürü sistemi dayanılmaz bir hal almış durumda. Hindistan’da genetiği değiştirilmiş tohumlarla pamuk yetiştiren çiftçilerden ipoteğini ödeyemeyen çiftçiler canlarına kıymaya başladılar. Hindistan’da 1997-2007 arasında intihar eden çiftçilerin sayısı İçişleri Bakanlığı verilerine göre 182 bin 936. 2008 rakamlarının 16 bine yaklaştığı belirtiliyor. Sadece 2009′da hayatına son veren çiftçi sayısı 2000′i geçmiş.(11)<br />
Büyük tarım ve ilaç tekelleri ürün ve pazar denetimini ele geçirdiği oranda yoksullaşmanın oranı da artıyor. Tarımsal üretim endüstrileştikçe, kimyasal kullanımı artıyor. Genetiği değiştirilmiş tohum kullanıldıkça önce toprak yoksullaşıyor, ardından da çiftçiler. Çiftçiler ya canlarına kıymak zorunda bırakılıyor, ya da kendi toprakları üzerinde köle durumuna düşürülüyor.</p>
<p><span style="color: red;"><strong>6- Genetiği değiştirilmiş tohum üretimi toprağa zarar verir mi?</strong></span><br />
Toprak üretimin beşiğidir. Tohum iyi bir toprak ile buluştuğunda sağlıklı gelişebilir. Ancak tohumumuzu saçacağımız toprak özelliğini kaybetmişse normal tarımsal yöntemlerle ürün yetiştiremeyiz.</p>
<p>Bilindiği gibi bir hektar toprağın içerisinde 2 tondan fazla canlı yaşamaktadır. Bu canlıların sürdürdüğü yaşam ve faaliyet topraktaki ham gıdaları parçalar, bitkilerin alabileceği besin şekline dönüştürür. Toprağı dönüştüren canlılar, fareler, solucanlar, böcekler ve diğer canlılar ile faydalı mikroorganizmalardır. Bu canlıların dönüştürdüğü besinleri alabilen bitkiler gelişir ve bize ürün verirler. Biz de bu ürünleri satarak geçimimizi, tüketerek de yaşamımızı sürdürürüz.</p>
<p>Ancak bitkiye verdiğimiz ilaç, toprağa saçtığımız sentetik gübre, toprakta dönüştürücü görev gören bu canlıları zehirler ve öldürür. Bitkiler için gıda hazırlama faaliyeti toprakta yavaşlar ve toprak bitki besini açısından yoksullaşır. Bitkiyi besleyemez olur.</p>
<p>Kimyasal girdilerin yanında genetiği değiştirilmiş tohumların da toprağın yapısını bozduğu belirlenmiştir. Şöyle ki;</p>
<p><strong>Bacillusthurigiensisin</strong> (Bt)toksinleri genetiği değiştirilmiş ürünlerin örneğin mısırın içinde % 25 oranında bulunmaktadır. Bunlar toprağı zehirler. Bitki artıklarını parçalamaya kalkan toprak canlıları (mikro organizmalar dahil) bu bitkileri ısırınca zehirden etkilenir. Bu yolla toprak içinde yaşayan canlılar da zarar görür. Topraktaki canlıların zarar görmesiyle verimlilik düşer.(12)</p>
<p><em>Bu nedenle, dikkat! <strong>GDO’lu tohumlar topraklarımız ve dünyamıza bırakılmış birer saatli bombadır!</strong></em> <strong></p>
<p></strong><span style="color: red;"><strong>7- Genetiği Değiştirilmiş Tohumlar Biyolojik çeşitliliğe Zarar Verir mi?</strong></span></p>
<p>Bizler, arı olmazsa ağaçlarımızın ve sebzelerimizin meyveye yatmayacağını, solucanlar olmazsa toprağın bitkilerimizin büyüyüp serpilmesi ve ürün vermesi için gerekli besini sağlayamayacağını, fareler olmazsa toprağın havalanamayacağını, yılan olmazsa her tarafı farelerin basacağını, leylekler olmazsa yılanların ve buğdaya zararlı haşerelerin daha da çoğalacağını v.s. bilir ve bu sonsuz zincirin tüm halkalarını sayabiliriz. Kısacası doğadaki her canlının yaşamı bir başka canlının yaşamı için, hepsinin varlığının da doğanın varlığının sürmesi için gerekli olduğuna inanırız. İşte <strong>biz çiftçiler yaşamı</strong> öyle anlarız. Ama bizim <strong>yaşam dediğimiz şeyi </strong>şirketler yaşam olarak görmüyor. “Bu çeşitlerin patentini alayım, ele geçireyim benim şirketimin malı olsun. Yalnız benim şirketimin sermayesi olsun, ondan yalnız ben kazanç elde edeyim” istiyor.</p>
<p><strong>7.1.</strong> <em>Genetiği değiştirilmiş tohumlar tarlada durduğu gibi durmuyor!</em><br />
Bitkilerin üremesini sağlayan polenler sınır tanımaz. Polenler tarladaki bitkinin üzerinde durduğu gibi durmaz. Bütün bitkilere ulaşır, soyunu sürdürmek için genetiği değiştirilmiş tohumlarla yetişen bitkilerin polenleri de rüzgâr, arı veya diğer böcekler yoluyla başka bitkilere bulaşır.(13) Normal organik yetiştirilen bitkiler ile kimyasallarla üretilen bitkilerin yanında yabani akrabalarına da bulaşır. Onu çeşit olarak ortadan kaldırır. Kendisine benzetir. Geçtiğimiz yıllara kadar kültür bitkilerinden yabani akrabalarına gen kaçışının mümkün olmadığını söyleyenler, 2007′de İngiltere’de genetiği değiştirilmiş kolzadan yabani akrabası olan Yabani Hardal’a gen geçişinin ispatlanması karşısında şaşırıp kaldılar.(14) Görüldüğü gibi genetiği değiştirilmiş tohumlarla üretim sonucunda yerli gen kaynakları zaman içinde azalır. Sadece şirketlerin patent yoluyla ele geçirdikleri çeşitlere muhtaç kalabiliriz. Şirketler bu yolla çiftçiler ile birlikte hem tüketicileri sömürür hem de biz çiftçileri kendilerine bağımlı kılıp köleleştirirler!<br />
<strong>7.2.</strong><em> Genetiği değiştirilmiş tohumlara konulan ilaçlar yararlı canlıları da yok ediyor!</em><br />
Genetiği değiştirilmiş tohum ile yapılan üretimin sonucunda azalan sadece bitki türü olmaz. Tohumun içine konulan ilaç kurtçukları, böcekleri ve kuşları da öldürür. Mısırdaki Bt genleri sadece kurtçukları öldürmez, koçan kurtlarının yanı sıra başka yararlı böcekleri de öldürür. Zarar gören kuşlar ve böceklerin doğada yerine getirmesi gereken görevleri de aksamış olur. Böylece bütün canlıların yaşadığı doğa zarar görür.<br />
<strong>7.3.</strong> Genetiği değiştirilmiş tohumla üretim biyolojik çeşitliliği azaltıyor!<br />
Biyolojik çeşitlilik tarımsal verimin yüksek olmasında etkili ve bir yere bağımlı olmadan üretimini devam ettirebilmesi için gereklidir. Türkiye biyolojik çeşitlilik konusunda zengin bir ülkedir. Biyolojik çeşitlilik açısından Avrupa’daki tüm ülkelerin biyolojik çeşitliliğinin üçte ikisinden daha fazla türe tek başımıza sahibiz. Türkiye’nin endemik tür (yalnız Türkiye’de yetişebilen tür) çeşitliliği 3000′in (3 bin) üzerinde. Ancak genetiği değiştirilmiş tohumlarla üretim biyolojik çeşitliliği hem azaltır hem de üretimin devamlılığını genetiği değiştirilmiş tohum şirketlerine bağımlı kılar.<br />
<strong>7.4.</strong><em> Genetiği değiştirilmiş tohumla üretim daha fazla ilaç, gübre ve petrol gerektiriyor!</em><br />
Geniş alanlarda az çeşitle yapılan üretim daha fazla makine, dolayısıyla daha fazla petrol, daha fazla ilaç ve kimyasal gübre kullanmayı gerektirir. Bu da ülkeyi baştan başa yeşil çöl haline getirmekten başka bir işe yaramaz. Bu arada mono (tek çeşit ürün) ekiminin yaygınlaşması geleneksel ürün çeşitlerinin ortadan kalkmasına, yok olmasına neden olur.<br />
<strong>7.5.</strong><em> Genetiği değiştirilmiş tohumla üretim tarımda istihdamı azaltıyor!</em></p>
<p>Şirketler kendi kârları için biyolojik çeşitliliği yok edecek olan mono kültüre (tek ürün ekimine) dayalı üretime zorluyorlar. Mono kültür üretimde fazla işgücü kullanılmadığı için çiftçiler toprağından işinden olur, işçileşir. Bütün bu topraksızlaşan ve işsiz kır işçilerine dönüşen çiftçiler ne olacak? Bu üretimin ve çiftçiliğin devamlılığı açısından önemli bir risk değil midir?</p>
<p>Bu faktörler gözetilmezse, genetiği değiştirilmiş organizmalar orta dönemde tarımsal ve toplumsal bir cinayete dönüşecektir. Genetiği değiştirilmiş tohumla üretim tarzında çiftçiler toprağa bağımlı köle olacaktır. Tüketiciler seçeneksiz, önlerine konulan sağlıksız gıdaları tüketmeye mahkûm edilecektir. Doğa ise onarılamaz yaralar alacaktır.</p>
<p><em>Bu nedenle bir kez daha diyoruz: Dikkat! <strong> GDO’lu tohumlar topraklarımız ve dünyamıza bırakılmış birer saatli bombadır!</strong></em></p>
<p><span style="color: red;"><strong>8- Gen Mühendisliği Hayvan Yetiştiriciliğinde Sağlıklı ve Başarılı Olmuş mudur?</strong><br />
</span><br />
Sadece bitkisel üretimde değil hayvan <strong>yetiştiriciliğinde</strong> kullanılan ve genetik yöntemlerle elde edilen hormonlar felaketlere neden oluyor.</p>
<p>Şöyle ki:<br />
Gen mühendisliği yöntemleriyle üretilen BST veya bovin büyüme hormonu (BGH) hayvan <strong>yetiştiriciliğinde</strong> tüketiliyor.<br />
Kısa sürede bol paraya kavuşmayı arzulayan besiciler, hayvanlara aşırı kilo aldıran, yasa dışı ilaçlara yönelir. Hormon vazifesi gören Ralgro ve Synovex isimli ilaçlar, kiloyu yüzde 15-20 arası arttırıyor. Ancak hormonlu eti yiyen kişilerin hormonal yapısı bozuluyor. Hormonlu et kısırlık, cinsel güç kaybı ve kalp hastalıklarına sebep oluyor. Prof. Dr. İrfan Erol,(15) ilaçların hayvanın etinde bırakacağı kalıntı ile insanlara geçebileceğine dikkat çekiyor. Erol; “hormon çocukların erken buluğ çağına ulaşması, dişilik hormonu alan erkek çocuklarda göğüslerin büyümesi gibi etkiler gösteriyor. Erkek ve kadınlarda karşı cinse benzer fizyolojik değişiklikler görülebiliyor” diyor.19 Ayrıca bu yolla prostat ve meme kanserine davetiye çıkarmış oluyoruz. Adı geçen ilaçlar bu nedenle 17 yıl önce Avrupa’da yasaklanmıştır. Dişilik hormonu östrojen içeren Ralgro ve Synovex, ithalatı, imalatı ve kullanılması 1992 yılında yasaklanmasına karşın çok kolay bulunabiliyor.(16)</p>
<p><span style="color: red;"><strong>9-Gıda kriziyle genetik tohum üreticilerinin ilişkisi var mıdır?</strong></span><br />
Tarımsal ürünler artık gıda şirketleri tarafından dünya borsalarında alınıp satılıyor. Gelecek üç yılın temel besin maddelerinin gıda şirketleritarafından dünya borsalarındaki işlemlerle satın alındığı söyleniyor. Tohuma sahip olup üretime yön veren aynı şirketler borsa yoluyla besin maddelerinin de sahibi olmuş oluyor.</p>
<p>Borsada tarımsal ürünleri ucuza alan bu şirketler satışta pahalı satıyorlar. Yoksullar bu yüksek fiyatlı gıdaları alamıyor. Dünyada herkese yetecek ve artacak kadar gıda varken insanlar açlıktan yaşamlarını kaybedebiliyor. Sonra da “dünyada gıda krizi var” deniliyor.</p>
<p>Gıda krizinin bir başka etkeninin agro-yakıt (bitkisel yakıt) olduğu belirtiliyor. Enerjiyi kontrol altına almak isteyen şirketler tarımı enerji kaynağı olarak görüyor, o amaç doğrultusunda kullanmaya çalışıyor. Başka bir deyişle şirketler, tarımı “gaz istasyonu” haline getirmek istiyor. Geniş alanlarda enerji elde etmeye yönelik yapılan üretimde genetiği değiştirilmiş tohumların kullanıldığı biliniyor. Bu yanıyla da genetiği değiştirilmiş tohumların gıda kıtlığının nedeni olduğu, gıda fiyatlarının artmasında etkili olduğu ortadadır.</p>
<p><span style="color: red;"><strong>10- Genetiği Değiştirilmiş Ürünler Sağlıklı mıdır?</strong></span><br />
Genetiği değiştirilmiş soyanın insanlarda alerji oluşturduğu kesinleşmiştir. Genetiği değiştirilmiş patatesleri yiyen farelerin bağışıklık sisteminin ciddi biçimde bozulduğu da tespit edilmiştir. Bitkilere aktarılan genlerin çoğunluğu bakteri ve virüs kökenlidir. Gen aktarımı sırasında genetiği değiştirilmiş bitkilerin seçilebilmesi için antibiyotik dayanım izleme genleri kullanılmaktadır. Antibiyotik dayanım izleme genleri insan ve hayvan bünyesindeki bakterilere yatay olarak geçer. Bu da insan ve hayvan bünyesindeki genleri antibiyotiğe dayanıklı hale dönüştürür. Bu dönüşüm sağlık açısından büyük risk oluşturur ve bağışıklık sistemini çökertir. Kısacası, GDO’lu ürünlerden işlenmiş gıda ürünlerinin sofralarımıza ulaşması, halkımızı daha da ağırlaşan alerjik reaksiyon, antibiyotik dayanıklılık, toksik etki, artan doğum anormalleri ve kısırlık gibi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya bırakacaktır.</p>
<p><strong>Kanıtlar:</strong><br />
<strong><em>İskoçya Rowett Enstitüsü’nden Dr. Arpad Pusztai’ın</em></strong> genetiği değiştirilmiş patates ile beslediği farelerin tümünün iç organlarında küçülme, sindirim sistemlerinde bozukluk, bağışıklık sistemlerinde çökme, kan yapılarında bozulma ve mide çeperlerinde kalınlaşma görüldü.<br />
<strong><em>Rus Bilim İnsanı İrina Ermakova’nın</em></strong> genetiği değiştirilmiş soyayla beslediği farelerin yavrularının % 55,6’sı doğumdan üç hafta sonra öldü. Normal soyayla beslediği yavruların ise sadece % 6,8′i öldü. Genetiği değiştirilmiş soyayla beslediği fare yavrularının % 36’sının normal doğum ağırlığının altında doğduğu belirlendi. Bu deneme üç kez tekrarlanıp aynı sonuçlara ulaşılınca, Ekim 2005′te bilimsel bir panelde kamuoyu ile paylaşıldı.<br />
<strong><em>Avusturya Tarım ve Sağlık Bakanlığı’nın finansmanıyla Viyana Üniversitesi’nce </em></strong><br />
2008 yılında yapılan bir çalışmada, genetiği değiştirilmiş gıdalarla beslenen farelerin 3-4 nesil sonra üreme yeteneklerini kaybettikleri belirlendi.<br />
<em>Caen Üniversitesi’ndeki CRIIGEN’den Prof. Seralini’nin(17) Grubu</em>: Rounduop herbisid seksüel hormonları bozuyor.<br />
Caen Universitesi’deki CRIIGEN’den Prof. Seralini’nin grubu, Dijon Universitesi’nden Prof. Chagnon’un grubuyla beraber, yeni doğan bebeklerin göbek bağı hücrelerinde çok az derecede Roundup toksini olduğunu gösterdikten sonra yeni bulgularını açıkladı.<br />
Örneğin Birleşik Devletlerde GDOlu gıdalarda izin verilen Roundup kalıntısından (çok az) 800 kez az olan herbisid <strong>erkekleşme hormonu androjenin hareketini engelliyor. </strong><br />
Evet, 1980′lerde kendi kendine yeten bir ülkeyi teslim alan hükümetler bu emaneti bırakın geliştirmeyi, koruyamadılar bile. Koruma niyetinde olmadıkları, çıkarmayı düşündükleri Ulusal Biyogüvenlik Yasası taslağında GDO’lu tohumlarla üretimi serbest bırakmak istemelerinden de net bir biçimde anlaşılıyor. Bu gidişat hem biz çiftçiler hem tüketiciler hem de ülkemiz ekonomisi için onarılamaz sonuçlara yol açacaktır. Bu nedenle gelin biz çiftçileri, tüketicileri bu hükümetler ekmeğe muhtaç etmeden, büyük tarım, gıda, tohum ve ilaç şirketlerine köle yapmadan haklarımıza sahip çıkalım. Hükümetin şirket yanlısı çiftçi karşıtı tohum politikasına karşı haklarımızı ortaya koyalım, koruyalım.</p>
<p><strong>Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu olarak diyoruz ki;</strong><br />
1. Kaynakların zenginliğinden doğan genetik ya da biyolojik çeşitliliği korumak amacıyla bakım, değişim ve koruma amaçlı olarak şirketler değil, üretici köylüler her türlü yasal korumaya kavuşturulmalı.<br />
2. Tarımsal üretimde asla genetiği değiştirilmiş tohum kullanılmamalı. Yerel tohum türlerinin korunmasını ve çeşitliliğin artmasını sağlayıcı üretim tarzı temel alınmalı.<br />
3. Şirketlerin patent adı altında doğadaki bitkilere sahip olma amaçlı biyolojik korsanlığa izin verecek yasal düzenlemeler yapılmamalı. Genetiği değiştirilmiş tohum<br />
üreticisi şirketlere serbestlik sağlayacak yasalar hazırlayarak şirketlerin çiftçilerden,<br />
topraktan ve sudan “hırsızlık” yapmalarına Meclis alet olmamalı.<br />
4. Gıda önemlidir. Yurttaşlarımızı beslemek için gıda üretmeye öncelik vermeliyiz. Üreteceğimi z gıdalar mutlaka sağlıklı üretilmeli doğaya zarar vermeyecek yöntemlerle üretilmeli. Bu amaçla üretici köylülerin yerel bilgiyi koruma ve geliştirme haklarına saygı gösterilmeli. Biyolojik çeşitlilik doğrultusunda ekim geliştirme ve koruma amaçlı üretim yapabilmeleri için üreticilere bilgi ve özendirme destekleri verilmeli.<br />
5. Gıda ürünlerinin sunumundaki zincirde saydamlık sağlanmalı. Vatandaşların gıdanın nasıl üretildiğine, nereden geldiğine, üretim sürecinde neler kullanıldığına dair bilgi sahibi olmaları sağlanmalı. Bu amaçla sağlıklı üretim ve beslenme modelleri desteklenmeli. Sağlıklı beslenme için ürünler tarlaya tohum atıldığı andan itibaren izlenmeli. Üretimden hasada kadar geçen süreçte kimyasalsız ve doğayla barışık bir üretim tarzı esas alınmalı.<br />
6. Gıdalar üreticiden tüketiciye en kısa yoldan ulaştırılmalı. Yerelde yetiştirilmiş ürünler yerel pazarlarda satışa sunulabilmeli. Yerel pazarlarda, mevsiminde ve yerel tohumla üretilen ürünlerin önceliği olmalı, desteklenmeli. Bu konuda tüketicilere bilgi desteği verilmeli.<br />
7. Etimizde, sütümüzde, yumurtamızda, beyaz etimizde, balığımızda GDO’lu ürün<br />
kullanılmasına ve bu yolla üretilmiş ürünlerin satılmasına izin verilmemeli.<br />
8. Sağlıklı gıda tüketim bilinci edinmeleri için yurttaşlar eğitilmeli. Eğitime çocuklardan<br />
başlanmalı. Çocuklara sağlıklı ve besleyici gıdanın üretimi, hazırlanması konusunda beceriler kazandıracak, alışkanlık edindirtecek temel bilgiler verilmeli. Bilinçlendirme yoluyla tüketiciler, tüketicilikten yarı üretici (bilinçli tüketici) seviyesine ulaştırılmalı.<br />
9. Gıda işlemede ve perakende sektöründeki fazla enerji kullanımı ve üretici ile tüketici<br />
arasındaki mesafeyi kısaltan gıda sistemleri, zincirleri desteklenmeli. Üretimden pazarla-maya üretici çiftçiler ile tüketicilerin egemen kılınması için yasal düzenlemeler yapılmalı.<br />
10. Çiftçiler hem üretici hem tüketicidir. Tüketilen gıdaların etiketlendirme yöntemlerinde bilgiler açık ve net olarak yazılmalı, biz halk olarak ne yediğimizi bilmeli ve tercihimizi yapma özgürlüğüne sahip olmalıyız.</p>
<p><strong>KAYNAKÇA</strong><br />
1- Doktor Stephane McLachlan ve Rene Van Aker, doktor Lan Mauro; Çevre Bilimleri ve Kirlenmesi Araştırma Dergisi<br />
2- Douthwaite, B. (2002) Enabiling ınnovation-a Practical Guide to Understanding and Fostering Technological Change, Zeed Boks, London. Aktaran: Tayfun Özkaya; “Türkiye Tohumculuğu ve İşletmelerinin Tasfiyesi” s. 255. Mülkiye Dergisi, Bahar 2009/262<br />
3- Kaynak: ABD Tarım Bakanlığı Raporları-2006 Aktaran: Ahmet Atalık<br />
4- Veriler; Friends of the Earth Europe (FOEE), Who Benefits from GM Crops, issue 1 16, February 2009′dan derlenmiştir.<br />
5- Veriler: Ahmet Atalık; “Sofralarımızdaki Tehlikeye Dikkat! ‘GDO’lar’, makalesinden derlenmiştir.<br />
6- Kaynak: USDA Foreign Agricultural Services<br />
www.gmo-compass. org<br />
7- http://www.non-gm-farmers.com Kasım 2004<br />
8- Veriler: Ahmet Atalık; “Sofralarımızdaki Tehlikeye Dikkat! ‘GDO’lar”, makalesinden derlenmiştir.<br />
9- F.William Engdahl; “Ölüm Tohumları”, s. 195<br />
10- F.Wıllıam Engdahl; “Ölüm Tohumları”, s. 192<br />
11- Bilgiler: “Gıda soykırımdır”, http://www.gidahare keti.org/ Gdo-<br />
Soykirimdir- -64-haberi. aspx derlenmiştir.<br />
12- Bu bilgi, F. William Engdahl; “Ölüm Tohumları”, s. 246′dan alınmıştır.<br />
13- Yapılan denemeler genetiği değiştirilmiş mısırın polenlerini rüzgârın 35 km mesafeye kadar taşıdığı belirlenmiştir. Arıların ise bir seferde 5 km uzağagidebildiği bilinmektedir.<br />
14- Arca Atay; “GDO’ların Tarımsal Etkileri” Genetik Yıkıma Karşı Ekolojik Devrim, Ekoloji Kolektifi Broşürü, 2009<br />
15- Prof. Dr. İrfan Erol; Veteriner Fakültesi Gıda Hijyeni ve Teknolojileri Bölüm Başkanı<br />
16- Kaynak: Ali Rıza Karasu, Murat Yüksel; “Kurbanlık hayvanları hormon ilacıyla besliyorlar” Zaman Gazetesi, 17 Kasım 2007 20 Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği ekipleri Ankara’da bir çiftlikte büyükbaş hayvanlara Ralgro ve Synovex adlı ilaçları suçüstü yakalandı. Yapılan aramalarda 750 doz Synovex ve Ralgro marka ilaçlar ve bu ilaçların enjeksiyonunda kullanılan 6 adet aparat ele geçirildi. Zanlılar tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Zaman Gazetesi-13 Kasım 2007<br />
17- Kaynak: Press Release CRIIGEN - July 2nd 2009*</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/cifti-sen-10-soruda-gdo/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>GDO Nedir?</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/gdo-nedir/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/gdo-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 14:36:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[MAKALE]]></category>

		<category><![CDATA[GDO]]></category>

		<category><![CDATA[Kapitalizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1323</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1325" style="float: left; margin: 5px;" title="genetegi-degistirilmis-gida" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/genetegi-degistirilmis-gida.jpg" alt="" width="350" height="350" />GDO (Genetiği Değiştirilmiş Oraganizmalar) kısaca genetik mühendisliği ile bir canlıya başka bir canlı türünden gen aktarılarak yeni bir canlı organizma yaratılması olarak tanımlanabilir. Gen aktarılan canlının DNA'sı değiştirilmekte, kendi türünde olmayan özellikler edinmektedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1325" style="float: left; margin: 5px;" title="genetegi-degistirilmis-gida" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/genetegi-degistirilmis-gida.jpg" alt="" width="350" height="350" />GDO (Genetiği Değiştirilmiş Oraganizmalar) kısaca genetik mühendisliği ile bir canlıya başka bir canlı türünden gen aktarılarak yeni bir canlı organizma yaratılması olarak tanımlanabilir. Gen aktarılan canlının DNA&#8217;sı değiştirilmekte, kendi türünde olmayan özellikler edinmektedir.</p>
<p>Canlılar dogal süreçler içinde de değişikliğe uğrarlar. Bugün gıda olarak yediğimiz bitkilerin hemen hemen hepsi, insanların müdahelesi ile ya da doğal süreçler sonucu gelişerek, bugünkü özelliklerini kazanmış, çeşitlenmiş, zenginleşmiştir. Ancak bu değişiklikler aynı türün farklı çeşitleri arasında melezlenmeler ile oluşmuştur. Doğada farklı türler arası genetik alışveriş yoktur. Bilinen tek örnek at ve eşeğin çiftleşmesinden olan katırdır, ki o da kısır bir hayvandır, üreyemez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/gdo-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mersin&#8217;de YÖK protestosu</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/mersinde-yok-protestosu/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/mersinde-yok-protestosu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 09:51:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>

		<category><![CDATA[Emekçi Üniversitesi]]></category>

		<category><![CDATA[Faşizm]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<category><![CDATA[YÖK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1344</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1343" style="float: left; margin: 5px;" title="20091105-mersin-yok-protestosu" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091105-mersin-yok-protestosu.jpg" alt="" width="350" height="263" />Mersin Üniversitesin’ de 250 civarında öğrenci bugün (05.11.2009) saat 12.15’ de YÖK’ ü protesto etti. İdari Bilimler Fakültesi önünde toplanan öğrenciler “Çav Bella” marşını söyleyerek eyleme başladı. İdari Bilimlerden başlayan yürüyüş Rektörlük Binası'nın önünde sonlandırıldı.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1343" style="float: left; margin: 5px;" title="20091105-mersin-yok-protestosu" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091105-mersin-yok-protestosu.jpg" alt="" width="350" height="263" />Mersin Üniversitesin’ de 250 civarında öğrenci bugün (05.11.2009) saat 12.15’ de YÖK’ ü protesto etti. İdari Bilimler Fakültesi önünde toplanan öğrenciler “Çav Bella” marşını söyleyerek eyleme başladı. İdari Bilimlerden başlayan yürüyüş Rektörlük Binası&#8217;nın önünde sonlandırıldı.</p>
<p>TÜM-İGD&#8217;li öğrencilerin de örgütleyicisi olduğu eylemde yapılan yürüyüş boyunca sık sık “YÖK’ e hayır!”, “Be zıman jiyan nabe!”, “Sermaye defol üniversiteler bizimdir!”, “YÖK, polis, medya bu abluka dağıtılacak!”, “Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim!”, “Polis defol, üniversiteler bizimdir!” sloganları atıldı</p>
<p>Rektörlük önünde okunan basın açıklamasında 12 eylül faşizminin eğitim alanındaki kolu YÖK’ ün dünden bugüne üniversitelerde uyguladıkları baskılardan, bilimsellikten uzaklaştırma uygulamalarından, büyük sermaye sahiplerinin sponsorluğunu üstlendiğinden, sömürü ve ucuz iş gücü yaratma projelerinin uygulanmasındaki rolünden bahsedildi. Açıklamada ayrıca emekçi çocuklarının üniversite kapılarından girmesini imkansız hale getirmeye çalıştığı, anadilde eğitim talep eden Kürt öğrencilere uzaklaştırma cezalarını hiç düşünmeden uyguladığı teyit edildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/mersinde-yok-protestosu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kütahya&#8217;da ulaşım eylemi</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/kutahyada-ulasim-eylemi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/kutahyada-ulasim-eylemi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 09:51:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>

		<category><![CDATA[Zam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1341</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1340" style="float: left; margin: 5px;" title="20091105-kutahya-zam" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091105-kutahya-zam.jpg" alt="" width="350" height="262" />Kütahya'da Eğitim-Sen'in öncülüğünde ilerici, devrimci ve yurtsever gençlerin katılımıyla, ulaşım ve eğitim hakkına yönelik kısıtlama ve engellemeler protesto edildi.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1340" style="float: left; margin: 5px;" title="20091105-kutahya-zam" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091105-kutahya-zam.jpg" alt="" width="350" height="262" />Kütahya&#8217;da Eğitim-Sen&#8217;in öncülüğünde ilerici, devrimci ve yurtsever gençlerin katılımıyla, ulaşım ve eğitim hakkına yönelik kısıtlama ve engellemeler protesto edildi.</p>
<p><strong>Zamlara karşı imza kampanyası</strong></p>
<p>Ulaşım araçlarının kullanım ücretlerine yönelik olarak uygulanan zamlara karşı bir haftadan fazla zamandır yürütülen imza kampanyasında binlerce imza toplandı. Daha sonra eğitim, ulaşım ve barınma konusunda var olan sıkıntılar paralelinde öğrencilerin ve emekçilerin ulaşım hakkına ilişkin talepleri, Kütahya Eğitim-Sen Şubesi&#8217;nin öncülüğünde, Cumhuriyet Caddesi&#8217;nde, 2 Kasım 2009 tarihinde yapılan bir basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu.</p>
<p><strong>Ulaşım hakkımız engellenemez!</strong></p>
<p>Önceki yıllarda çeşitli yollarla halka dayatılmaya çalışılan otobüs ücret tarifelerine yönelik zamlar, kartlı sisteme geçişin ardından yeniden gündeme getirildi. Ulaşım hakkından yararlanabilmenin depozito bedeli karşılığında verilen kartlar olmadan imkânsız hale getirildiği Kütahya&#8217;da, yeni düzenlemeler beraberinde zamları da getirdi. Öğrencilere yönelik uygulanan kart indirimleri kaldırıldığı gibi; gelecek aylarda yapılması planlanan yeni zamlar halkın ve öğrencilerin tepkisini çekti. Barınma ve eğitim konularına ilişkin zaten sıkıntı içinde olan gençler ulaşım haklarına yönelik saldırılara tepki gösterdiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/kutahyada-ulasim-eylemi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TÜM-İGD: YÖK&#8217;ü yıkacağız, çözüm Emekçi Üniversitesi!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/ilerici-ogrenciler-alanlardan-seslendi-yoku-yikacagiz-cozum-emekci-universitesi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/ilerici-ogrenciler-alanlardan-seslendi-yoku-yikacagiz-cozum-emekci-universitesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 09:00:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[6 Kasım]]></category>

		<category><![CDATA[Emekçi Üniversitesi]]></category>

		<category><![CDATA[Harç Zamları]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<category><![CDATA[YÖK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1334</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1332" style="float: left; margin: 5px;" title="20091104-tum-igd-emekci-universitesi-basin-aciklamasi-istanbul" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091104-tum-igd-emekci-universitesi-basin-aciklamasi-istanbul.jpg" alt="" width="350" height="238" />TÜM-İGD'li öğrenciler bugün Ankara ve İstanbul'da yaptıkları basın açıklamaları ile YÖK'ün kuruluşunu protesto edip Emekçi Üniversitesi taleplerini haydırdılar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1332" style="float: left; margin: 5px;" title="20091104-tum-igd-emekci-universitesi-basin-aciklamasi-istanbul" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091104-tum-igd-emekci-universitesi-basin-aciklamasi-istanbul.jpg" alt="" width="350" height="238" />TÜM-İGD&#8217;li öğrenciler bugün Ankara ve İstanbul&#8217;da yaptıkları basın açıklamaları ile YÖK&#8217;ün kuruluşunu protesto edip Emekçi Üniversitesi taleplerini haydırdılar.</p>
<p><strong>İstanbul</strong></p>
<p>“YÖK&#8217;ü yıkacağız, çözüm: Emekçi Üniversitesi!” şiarıyla alanlara çıkan TÜM-İGD&#8217;li öğrenciler bugün (03.11.2009) Taksim Tramvay Durağı&#8217;nda yaptıkları basın açıklamasıyla 12 Eylül faşizminin kurumlarından YÖK&#8217;ü protesto ettiler. Ilerici gençler yaptıkları açıklamada YÖK&#8217;e karşı Emekçi Üniversitesi modelini önerdiler.</p>
<p>Saat 17.00&#8242;de Taksim Tramvay Durağı&#8217;nda toplanan TÜM-İGD&#8217;li öğrenciler &#8220;YÖK&#8217;ü yıkacağız, çözüm: Emekçi Üniversitesi!&#8221; şiarının bulunduğu pankartla dikkat çekti. Eylem sırasında &#8220;Yolumuz işçi sınıfının yoludur!&#8221;, &#8220;Yaşasın Emekçi Üniversitesi!&#8221;, &#8220;Krizin bedeli patronlara!&#8221;, &#8220;Sermaye defol üniversiteler bizimdir!&#8221;, &#8220;Müşteri değil öğrenciyiz!&#8221;, &#8220;Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim!&#8221; ve &#8220;Safları sıklaştır TÜM-İGD&#8217;ye katıl!&#8221; sloganlarının atıldı.</p>
<p>Basın açıklaması krizin faturasının emekçilere çıkarılmaya çalışıldığına, çalışanların sigortasız, sendikasız, güvencesiz koşullarda yaşamaya mahkum edildiğine değinilerek başlandı. Egemenlerin 12 Eylül faşist cuntasının kurumlarından YÖK&#8217;ü, jandarma-polisi, ÖGB&#8217;yi kullanarak emekçilerin yanı sıra emekçi çocuklarını da sindirmeye çalıştığı, çevresinden habersiz, kendi sorunlarının çözümü için dahi mücadele etmekten çekinen bireyler yetiştirmeyi amaçladığı anlatıldı. Açıklamada ilerici öğrenciler &#8220;hani şu derya içinde olup, deryayı bilmeyen balıklar&#8221; olmayacaklarını, üniversitelerinden sermayeyi, polisi kovacaklarını belirttiler. Ayrıca eylemde çözümün öğrencilerin, akademisyenlerin, çalışanların yani üniversite bileşenlerinin söz, yetki, karar haklarına sahip olacağı Emekçi Üniversitesi&#8217;nde olduğu açıklandı.</p>
<p>Emekçi Üniversitesi&#8217;nin mücadeleyle kazanılabileceği belirtilerek yakın geçmişte kazanımla sonuçlanan har(a)ç zamlarına karşı eylem sürecine değinildi. TÜM-İGD&#8217;li öğrenciler basın açıklamalarını emekten yana, özgür, emekçiler yararına bilim üreten, üniversite bileşenlerinin söz, yetki, karar haklarına sahip olacağı, herkesin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eğitim alabileceği Emekçi Üniversitesi taleplerini yineleyip 6 Kasımda Beyazıtta yapılacak olan YÖK karşıtı eyleme tüm öğrencileri davettiler.</p>
<p>TÜM-İGD&#8217;li öğrenciler basın açıklamalarını &#8220;Yaşasın Emekçi Üniversitesi&#8221;, &#8220;Safları sıklaştır, TÜM-İGD&#8217;ye katıl&#8221; sloganları arasında sona erdirdiler.</p>
<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1333" style="float: left; margin: 5px;" title="20091104-tum-igd-emekci-universitesi-basin-aciklamasi-ankara" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091104-tum-igd-emekci-universitesi-basin-aciklamasi-ankara.jpg" alt="" width="348" height="261" /><strong>Ankara</strong></p>
<p>Ankara&#8217;da TÜM-İGD&#8217;li öğrenciler bugün (03.11.2009) saat 17.00&#8242;da Kızılay Yüksel Caddesi&#8217;nde üniversiteleri ticarethaneye, hapishaneye çeviren Yüksek Öğrenim Kurulu&#8217;na karşı bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.</p>
<p>İlerici öğrenciler, saat 16.45&#8242;te Yüksel Caddesi&#8217;ndeki lisenin önünde toplandılar. Burada pankartı açıp kortej oluşturduktan sonra “YÖK&#8217;e geçit vermeyeceğiz!”, “Yaşasın Emekçi Üniversitesi!”, “YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek!” sloganlarıyla İnsan Hakları Anıtı&#8217;na doğru yürüyüşe geçtiler. Yürüyüş esnasında etraftaki insanlar alkışlarıyla eylemi destekledi.</p>
<p>İnsan Hakları Anıtı önüne gelindiğinde öğrenciler coşkuyla eğitim hakları için taleplerini haykırdılar: “Parasız eğitim, parasız sağlık!”, “Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim!”. Sokaktan geçerken durup dinleyen, meraklı gözlerle basın açıklamasını izleyen insanların, özellikle de gençlerin varlığı, aslında taleplerin ne kadar yakıcı ve meşru olduğunu bir kez daha kanıtlıyordu.</p>
<p>İlerici gençliğin sesi Kızılay sokaklarında çınlarken, sivil polislerin telaşı da gözden kaçmadı. Telefonlara sarılıp yüksek sesle amirlerine pankartta yazılanı aktarmaları, cep telefonuyla yüzleri çekme çabaları ve son olarak sivil giyimli bir provokatör ile konuşup, provokatörü TÜM-İGD&#8217;lilerin üzerine salmaları ilerici öğrencilerin basın açıklamasına ket vuramadı. Provokatör derhal eylem alanından uzaklaştırıldı, açıklama başarıyla gerçekleştirildi ve polisin provokasyon çabası boşa çıkarıldı.</p>
<p>TÜM-İGD&#8217;li öğrenciler, sermayenin üniversiteleri yerine, Emekçi Üniversiteleri projelerini kamuoyuna bir kez daha duyurdular, YÖK&#8217;e karşı yapılacak olan eylemde gençliği TÜM-İGD saflarına çağırdılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/05/ilerici-ogrenciler-alanlardan-seslendi-yoku-yikacagiz-cozum-emekci-universitesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TÜM-İGD&#8217;li öğrenciler alanlarda buluşuyor!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/03/tum-igdli-ogrenciler-alanlarda-bulusuyor/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/03/tum-igdli-ogrenciler-alanlarda-bulusuyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 13:47:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[6 Kasım]]></category>

		<category><![CDATA[Emekçi Üniversitesi]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<category><![CDATA[YÖK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1315</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1314" style="float: left; margin: 5px;" title="20091103-tum-igd-basin-aciklamasi" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091103-tum-igd-basin-aciklamasi.jpg" alt="" width="350" height="263" />12 Eylül faşist darbesinin postal izi YÖK'ün kuruluşunun yaklaştığı şu günlerde TÜM-İGD'li öğrenciler “YÖK'ü yıkacağız, çözüm: Emekçi Üniversitesi!” şiarıyla eylem yapacak.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1314" style="float: left; margin: 5px;" title="20091103-tum-igd-basin-aciklamasi" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091103-tum-igd-basin-aciklamasi.jpg" alt="" width="350" height="263" />12 Eylül faşist darbesinin postal izi YÖK&#8217;ün kuruluşunun yaklaştığı şu günlerde TÜM-İGD&#8217;li öğrenciler “YÖK&#8217;ü yıkacağız, çözüm: Emekçi Üniversitesi!” şiarıyla eylem yapacak.</p>
<p><strong>YÖK&#8217;e geçit yok!</strong></p>
<p>Üniversiteleri ticarethanelere çeviren, öğrencileri düşünmeyen sorgulamayan bireyler haline çevirmek isteyen YÖK&#8217;e geçit yok diyen TÜM-İGD&#8217;li öğrenciler Ankara da ve İstanbul&#8217;da yapacakları eylemlerle hem YÖK eylemlerine çağrı yapacaklar hem de “Yaşasın Emekçi Üniversitesi!” diye haykıracaklar.</p>
<p>Üniversiteler patronlardan yana değil emekten, emekçiden yana olacak ve eşit, parasız, bilimsel ve anadilde eğitim hakkımızı gasp ettirmeyeceğiz diyen tüm öğrenciler 3 Kasım günü yapılacak olan eyleme davetlidir.</p>
<p><strong>ANKARA</strong><br />
Yer:Yüksel Caddesi<br />
Saat:17:00</p>
<p><strong>İSTANBUL</strong><br />
Yer:Taksim Tramvay Durağı<br />
Saat:17:00</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/03/tum-igdli-ogrenciler-alanlarda-bulusuyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Domuz Gribi&#8217;nden korunmanın basit yolları</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/03/domuz-gribinden-korunmanin-basit-yollari/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/03/domuz-gribinden-korunmanin-basit-yollari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 13:35:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[MAKALE]]></category>

		<category><![CDATA[Domuz Gribi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1310</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1311" style="float: left; margin: 5px;" title="20091101-domuz-gribi" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091101-domuz-gribi_yeni.jpg" alt="" width="349" height="251" /><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Calibri;"><strong>Dr.Vinay Goyal*</strong></span></span></span>

<span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Calibri;">Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz <span> </span>yoluyla olmaktadır. Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı her <span> </span>türlü önleme karşı H1N1 virüsüyle temas etmekten kaçınmak veya korunmak <span> </span>imkânsızdır. </span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1311" style="float: left; margin: 5px;" title="20091101-domuz-gribi" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/11/20091101-domuz-gribi_yeni.jpg" alt="" width="349" height="251" /><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Calibri;"><strong>Dr.Vinay Goyal*</strong></span></span></span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Calibri;">Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz <span> </span>yoluyla olmaktadır. Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı her <span> </span>türlü önleme karşı H1N1 virüsüyle temas etmekten kaçınmak veya korunmak <span> </span>imkânsızdır. </span></span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;">H1N1 virüsüyle temas etmek virüsün vücutta çoğalması kadar <span> önemli değildir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;">Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün <span> vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesini ve ikincil <span> </span>enfeksiyonların gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi<span> </span>ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde bahsedilmeyen bazı <span> </span>çok basit önlemleri uygulayabiliriz.</span></span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;">1. Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)</span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Calibri;">2. &#8220;Ellerinizle yüzünüze dokunmayın&#8221; yaklaşımı. Yemek, banyo ve yara <span> </span>bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan <span> </span>kaçınınız.</span></span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Calibri;">3. Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız (tuza güvenmiyorsanız <span> </span>listerin kullanınız). </span></span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Calibri;">H1N1 &#8216;in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 <span> </span>güne ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile <span> </span>aynıdır.<span> </span>Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.</span></span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Calibri;">4. Yukarıdaki 3. Önleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir <span> </span>kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz. *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra <span> </span>ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu <span> </span>yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.</span></span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Calibri;">5. Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler <span> </span>kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C <span> </span>vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte <span> </span>alınız.</span></span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Calibri;">6. Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden <span> </span>içebildiğiniz kadar çok içiniz. </span></span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Calibri;">* Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla <span> </span>aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleriyaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak <span> </span>götürürler. H1 N1 virüsü mide&#8217;de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve <span> </span>hayatiyetını devam ettiremez.</span></span></p>
<p>*<span style="font-size: 10pt;"><span style="font-family: Calibri;"> <em>Yoğun bakım ve Tiroit uzman</em></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/03/domuz-gribinden-korunmanin-basit-yollari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Güler Zere&#8217;yi sağ aldınız, sağ istiyoruz!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/02/guler-zereyi-sag-aldiniz-sag-istiyoruz/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/02/guler-zereyi-sag-aldiniz-sag-istiyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 18:27:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[Güler Zere]]></category>

		<category><![CDATA[TTB]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1309</guid>
		<description><![CDATA[<span style="color: #393939;"><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/guler_zere_eylem_20091030.jpg" alt="" width="350" height="191" />Devlet tarafından gün geçtikçe katledilen Zere için çok sayıda kurum her cuma olduğu gibi bu cuma günü de (30.10.2009) Taksim Tramvay Durağı'nda bir araya geldi.Saat 19.30'da İstanbul Taksim Tramvay Durağı'nda buluşan kitle buradan "Güler Zere'ye özgürlük!","Katil devlet hesap verecek!", "Yaşasın devrimci dayanışma!" sloganları eşliğinde Galatasaray Lisesi önüne yürüdü.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #393939;"><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/guler_zere_eylem_20091030.jpg" alt="" width="350" height="191" />Devlet tarafından gün geçtikçe katledilen Zere için çok sayıda kurum her cuma olduğu gibi bu cuma günü de (30.10.2009) Taksim Tramvay Durağı&#8217;nda bir araya geldi.Saat 19.30&#8242;da İstanbul Taksim Tramvay Durağı&#8217;nda buluşan kitle buradan &#8220;Güler Zere&#8217;ye özgürlük!&#8221;,&#8221;Katil devlet hesap verecek!&#8221;, &#8220;Yaşasın devrimci dayanışma!&#8221; sloganları eşliğinde Galatasaray Lisesi önüne yürüdü.</span></p>
<p>Burada okunan basın açıklamasında Güler Zere&#8217;nin durumunun daha da ciddileştiği, Zere&#8217;nin artık ihtiyaçlarını tek başına gideremediği, konuşamadığı, ve artan ağrıları nedeni ile uyuyamadığı belirtildi.</p>
<p>Basın açıklamasında ayrıca 26 Ekim günü TTB&#8217;nin açıkladığı raporda Güler Zere&#8217;nin tıbben dönülmez bir noktaya geldiği ve durumunun tartışma götürmez bir aşamada olduğunu belirtilerek tahliye talebini tekrarladıkları söylendi. Eylemde ayrıca tüm bu olanlara rağmen Zere&#8217;nin ölüme terk edilmeye çalışıldığının altı çizildi.</p>
<p><span style="color: #393939;">Açıklama 3 Kasım Salı günü tüm Türkiye&#8217;de saat 12.30&#8242;da AKP il binaları ve 5 Kasım Perşembe günü saat 12.00&#8242;da Güler Zere&#8217;nin durumunun görüşüleceği Yenibosna&#8217;da ki Adli Tıp Kurumunun önünde yapılacak olan eylemlerin duyurusunun ardından sloganlar ve alkışlar eşlinde son buldu.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/02/guler-zereyi-sag-aldiniz-sag-istiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TÜM-İGD Ankara Şubesi YÖK üzerine bir panel düzenledi</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/02/tum-igd-ankara-subesi-yok-uzerine-bir-panel-duzenledi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/02/tum-igd-ankara-subesi-yok-uzerine-bir-panel-duzenledi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 13:35:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[Emekçi Üniversitesi]]></category>

		<category><![CDATA[Güneşli Dünya]]></category>

		<category><![CDATA[Kapitalizm]]></category>

		<category><![CDATA[ÖGB]]></category>

		<category><![CDATA[Temel Demirer]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<category><![CDATA[YÖK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1312</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-655" style="float: left; margin: 5px;" title="tum-igd-logo-buyuk" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/tum-igd-logo-buyuk.gif" alt="" width="348" height="126" />Ankaralı ilerici gençler, dün (01.11.09) TÜM-İGD Ankara Şubesi’nde 12 Eylül faşizminin yarattığı YÖK’e karşı “YÖK’ü yıkacağız, çözüm: Emekçi Üniversitesi” başlıklı bir panel düzenledi. Saat 13.00’da TÜM-İGD Ankara Şubesi’nde Mustafa Suphi Salonu’nda başlayan panelde Araştırmacı-Yazar Temel Demirer ve TÜM-İGD Ankara Şube Başkanı Özden Özgünel birer konuşma gerçekleştirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-655" style="float: left; margin: 5px;" title="tum-igd-logo-buyuk" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/tum-igd-logo-buyuk.gif" alt="" width="348" height="126" />Ankaralı ilerici gençler, dün (01.11.09) TÜM-İGD Ankara Şubesi’nde 12 Eylül faşizminin yarattığı YÖK’e karşı “YÖK’ü yıkacağız, çözüm: Emekçi Üniversitesi” başlıklı bir panel düzenledi. Saat 13.00’da TÜM-İGD Ankara Şubesi’nde Mustafa Suphi Salonu’nda başlayan panelde Araştırmacı-Yazar Temel Demirer ve TÜM-İGD Ankara Şube Başkanı Özden Özgünel birer konuşma gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>“YÖK kapitalizmin gençliği şekillendirme aracıdır!”</strong></p>
<p>Panelde ilk söz “Eğitimsizlik ve genç(siz)lik” konulu konuşmasını gerçekleştirmesi için Temel Demirer’e verildi. Temel Demirer YÖK’ün Türkiye’de kapitalistlerin gençliği şekillendirme aracı olduğunu belirtti. Gençliğin dönem dönem çıplak şiddetle, hukuk şiddetiyle ve ÖGB gibi paramiliter (yarı-sivil) şiddet yöntemleriyle baskı altında tutulmaya çalışıldığından bahsetti. Demirer, özellikle sistemin girdiği büyük krizden kaynaklı biz ilericilerin öneminin daha da arttığından ve sistemin bunun farkında olduğundan ve bu yüzden bu dönemlerde saldırılarını yoğunlaştırdığını bunun da Hacettepe’de yaşanan polis terörüyle ayyukaya çıktığını vurguladı. Temel Demirer, YÖK yıkılsa da kapitalistlerin yerine yenisini koyacağını, ancak duvardaki “Emekçi Üniversitesi Kuracağız!” dövizini göstererek; çözümün alternatifini talep etmek olduğunu, ancak inşa edilecek emekçi üniversiteleri ile üniversite gençliğinin sorunlarının çözülebileceğini belirtti.</p>
<p><strong>Bomba üreten üniversite olur mu?</strong></p>
<p>Temel Demirer’in ardından “Öğrenci gençliğin sorunları ve çözüm önerileri” başlıklı konuşmasını gerçekleştirmek için sözü Özden arkadaşımız aldı. Üniversite gençliğinin, akademik, demokratik sorunlarından güncel örneklerle bahseden arkadaşımız, üniversitelerin bugün emekten yana değil sermayeden yana bilim ürettiğini vurguladı. Verdiği en çarpıcı örneklerden biri de ODTÜ Teknokent’lerde savaşta kullanılmak üzere bomba üretilmiş oluşuydu. Daha sonra, sermayedarların dinamik bir pazar olan üniversitelerden yararlanmak için her hakkı paralı hale getirdiğini vurguladı. Buna ek olarak YÖK’ün aldığı kararlarla üniversitelerin şehir dışlarına taşınmaya çalışıldığını ve böylece öğrenci hareketlerinin toplumdan yalıtılmaya çalışıldığını belirtti. Özden arkadaşımız da Emekçi Üniversitesi projesinin önemini vurgulayarak sözlerini bitirdi.</p>
<p>Konuşmaların ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Bu bölümde Temel Hoca’nın da öğrenim gördüğü Paris İşçi Üniversitesi örneği, açılan Kürdoloji bölümleri öznelinde anadilde eğitim hakkı, Özel Güvenlik terörü, öğrenci gençliğin mücadele yöntemleri üzerine yaşanan verimli tartışmaların ardından 15 dakikalık bir ara verildi.</p>
<p>Aranın ardından Grup Güneşli Dünya’nın Türkçe, Kürtçe, Arapça, İtalyanca dillerde seslendirdiği türküler ve marşlarla etkinlik son buldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/11/02/tum-igd-ankara-subesi-yok-uzerine-bir-panel-duzenledi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İşten atmak yasaklansın, işsize iş!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/29/isten-atmak-yasaklansin-issize-is/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/29/isten-atmak-yasaklansin-issize-is/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 17:17:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[Batis]]></category>

		<category><![CDATA[Birleşik Metal-İş]]></category>

		<category><![CDATA[DBH]]></category>

		<category><![CDATA[Deri-İş]]></category>

		<category><![CDATA[DİP-G]]></category>

		<category><![CDATA[Ekmek ve Özgürlük Dergisi]]></category>

		<category><![CDATA[Genel Maden-İş]]></category>

		<category><![CDATA[Hava-İş]]></category>

		<category><![CDATA[İKP]]></category>

		<category><![CDATA[İşszlik]]></category>

		<category><![CDATA[İşten Atmak Yasaklansın Platformu]]></category>

		<category><![CDATA[Kapitalizm]]></category>

		<category><![CDATA[KESK]]></category>

		<category><![CDATA[Kristal-İş]]></category>

		<category><![CDATA[Kriz]]></category>

		<category><![CDATA[Liman-İş]]></category>

		<category><![CDATA[ÖDP]]></category>

		<category><![CDATA[Petrol-İş]]></category>

		<category><![CDATA[Selüloz-İş]]></category>

		<category><![CDATA[SODAP]]></category>

		<category><![CDATA[Sosyalist Parti]]></category>

		<category><![CDATA[Tek Gıda-İş]]></category>

		<category><![CDATA[Teksif]]></category>

		<category><![CDATA[Ürün Sosyalist Dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1305</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: left;"><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1307" style="float: left; margin: 5px;" title="istanatmakyasaklansinplatformu-afis" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/10/istanatmakyasaklansinplatformu-afis.gif" alt="" width="350" height="502" /><strong>Yeter artık bıçak kemiğe dayandı</strong></p>
Son bir yıl içinde dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de yüzbinlerce insan işten atıldı. İşten atılanlar arasında kadınlar ve sendikasız çalışanlar çoğunluğu oluşturmakla birlikte, bu kez yıllardır sendikalı olarak çalışan, yani nispeten daha fazla iş güvencesine sahip durumda olanlarımızın da önemli bir bölümünün işine patronlar tarafından son verildi. Mahalle bakkalına, manavına olan borçlarımızı ödeyemez olduk. Kiracı isek ev sahiplerine kiramızı veremez olduk. Çocuklarımızın okul masraflarını karşılayamaz hale geldik. Kredi kartlarına yaslandık; krizin sorumlusu olan ve sadece geçtiğimiz yıl, yani kriz ortamında milyarlarca dolar kâr elde ettiklerini açıklayan bankalar, bizi daha beter borçlandırdılar. Ne yapacağımızı şaşırmış halde Ramazan çadırlarına ve zenginlerin ya da hükümetle belediyelerin sadakalarına muhtaç hale getirildik.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1307" style="float: left; margin: 5px;" title="istanatmakyasaklansinplatformu-afis" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/10/istanatmakyasaklansinplatformu-afis.gif" alt="" width="350" height="502" /><strong>Yeter artık bıçak kemiğe dayandı</strong></p>
<p>Son bir yıl içinde dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de yüzbinlerce insan işten atıldı. İşten atılanlar arasında kadınlar ve sendikasız çalışanlar çoğunluğu oluşturmakla birlikte, bu kez yıllardır sendikalı olarak çalışan, yani nispeten daha fazla iş güvencesine sahip durumda olanlarımızın da önemli bir bölümünün işine patronlar tarafından son verildi. Mahalle bakkalına, manavına olan borçlarımızı ödeyemez olduk. Kiracı isek ev sahiplerine kiramızı veremez olduk. Çocuklarımızın okul masraflarını karşılayamaz hale geldik. Kredi kartlarına yaslandık; krizin sorumlusu olan ve sadece geçtiğimiz yıl, yani kriz ortamında milyarlarca dolar kâr elde ettiklerini açıklayan bankalar, bizi daha beter borçlandırdılar. Ne yapacağımızı şaşırmış halde Ramazan çadırlarına ve zenginlerin ya da hükümetle belediyelerin sadakalarına muhtaç hale getirildik.</p>
<p>Krizin sorumlusu biz değiliz, ama faturasını biz ödüyoruz! Bu nasıl bir düzen böyle? Her şey bu kadar mı patronlardan yana olur? Bütün hükümetler ve onların Mecliste çıkardıkları yasalar bu kadar mı patronlara hizmet eder? Bizden toplanan paralardan oluşturulan işsizlik fonu bile herkesin gözleri önünde hiç sıkılmadan hükümetin talebi ve cumhurbaşkanının onayıyla patronlara devredildi. Bu nasıl bir yüzsüzlük ve utanmazlıktır. Büyük patronların işçilere bu kadar pervasızlıkla saldırdıkları bir dönem oldu mu hiç? Amerikan emperyalizminin &#8220;iyi çocuğu&#8221; 12 Eylül paşaları bile bu kadarına cesaret edememişlerdi. Ama bu hükümet ediyor!</p>
<p>Krizi dünya büyük patronlarının aç gözlülüğü çıkardı, bizim büyük patronlar da tabii ki onları örnek alarak davrandılar ve davranmaya devam ediyorlar. İşte size kriz bahanesiyle Türkiye&#8217;nin her tarafında nelerin olduğunu gösteren bir basit örnek: Krizden önce Trakya- Çorlu&#8217;daki HEMA traktör fabrikasında yıllardır patrona alınterini satan 1500 işçi çalışıyordu. Kriz patlak verdiğinde bu işçilerin hepsi işten atıldı. Bugün aynı fabrikada gene 1500 işçi çalışıyor, şu farkla ki: bunlar başka işçiler! Yani krizi bahane eden patron şimdi bütün fabrikayı asgari ücrete bağlamış durumda. Gene kriz gerekçe gösterilerek yüzde 0 zammı kabul eden sendikalar olduğu gibi, toplu sözleşmeyi işçilerin varolan ücretlerini yüzde 30-40 oranında indirmeyi kabul ederek bağıtlayan sendikalar da oldu.</p>
<p>Öte yandan özel banka çalışanı bütün personel diken üstünde oturuyor ve her an &#8220;acaba atıldım mı?&#8221; kaygısıyla yaşadığından artık en temel insani haklarından biri olan öğle tatili hakkından bile vazgeçmiş durumda. Niye? Çünkü &#8220;24 saat açığız, personelimiz size hizmet etmek için öğle tatilinde simitle idare ediyor!&#8221; diyen banka patronundan korkuyor da ondan.</p>
<p>Oysa, &#8220;biz işçi sınıfıyız, bu bizi zerre kadar ilgilendirmediği halde, siz kâr edesiniz diye, size sattığımız emeğimizin karşılığı olarak, sizden insanca yaşamamızı sağlayacak bir ücret ve bu ücreti alacağımız işin güvencesini talep ediyoruz&#8221; diyerek harekete geçen biz emekçi örgütleri ve onların yandaşları olarak oluşturmuş olduğumuz <strong>İŞTEN ATMAK YASAKLANSIN PLATFORMU</strong> şu andan itibaren Türkiye çapında &#8220;İşten Atmak Yasaklansın! İşsize İş!&#8221; şiarıyla bir imza kampanyasını başlatmış bulunmaktadır. Bundan sonra da bu yolda mücadele edecek her işçi örgütünün katılımına açık olan bu komitenin hedefi 2009 yılının sonuna kadar geçecek olan süre içinde yukarıdaki talep doğrultusunda bir yasanın çıkartılması için mücadele etmek ve böyle bir yasanın imzalarını mümkün olduğunca kitlesel bir katılımla Ankara&#8217;ya ulaştırmak olacaktır. Komiteye katılan sendikalar aşağıdaki metni bütün üyelerine imzalatmayı taahüt etmiş bulunmaktadırlar. Komite işçi sendikalarının yanı sıra her il, ilçe, belde, mahalle ve köyde &#8220;İşten Atmak Yasaklansın Komiteleri&#8221;ni oluşturmayı ve bu komitelerin ülke çapında biraraya getirilmesi sağlamayı hedeflemektedir. Sendikalı-sendikasız bütün işçileri, bütün kamu çalışanlarını, bütün banka ve sigorta şirketi çalışanlarını, bütün kadınları, emeklileri, işsizleri, gençleri ve yoksul köylülerle çiftçileri bu kampanyaya destek vermeye ve bölgelerinde kampanyanın komitelerini oluşturmaya davet ediyoruz.</p>
<h1 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>İşten Atmak Yasaklansın Platformu</strong></span></h1>
<p><strong>Petrol-İş<br />
Tekgıda-İş<br />
Kristal-İş<br />
Deri-İş<br />
Hava-İş<br />
Birleşik Metal-İş<br />
Genel Maden-İş<br />
Selüloz-İş<br />
Liman-İş<br />
Teksif<br />
Batis<br />
KESK İst. Şb. Platformu<br />
DBH<br />
Özgürlük ve Dayanışma Partisi<br />
İşçi Kardeşliği Partisi<br />
Sosyalist Parti<br />
Devrimci İşçi Partisi Girişimi<br />
Sosyalist Dayanışma Platformu<br />
Ürün Sosyalist Dergi<br />
Ekmek ve Özgürlük Dergisi</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Destek ver: <a href="http://istenatmakyasaklansin.org/">http://istenatmakyasaklansin.org/</a></strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/29/isten-atmak-yasaklansin-issize-is/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dev Sağlık-İş: En güvencesiz olanımız yaşamını yitirdi!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/28/dev-saglik-is-en-guvencesiz-olanimiz-yasamini-yitirdi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/28/dev-saglik-is-en-guvencesiz-olanimiz-yasamini-yitirdi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 10:36:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[Dev Sağlık-İş]]></category>

		<category><![CDATA[Domuz Gribi]]></category>

		<category><![CDATA[Güvencesiz Çalışma]]></category>

		<category><![CDATA[SES]]></category>

		<category><![CDATA[Taşeronlaşma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1301</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.sendika.org/resimler/devsaglik_gripolum1-2009-10-28.jpg" alt="" width="350" height="263" /><strong>ANKARA</strong> - Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışan taşeron sağlık işçisi Mustafa Güneş’in 24 Ekim günü domuz gribinden hayatını kaybetmesi üzerine DİSK/Dev Sağlık-İş, dün saat 12.00'da İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir eylem gerçekleştirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.sendika.org/resimler/devsaglik_gripolum1-2009-10-28.jpg" alt="" width="350" height="263" /><strong>ANKARA</strong> - Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışan taşeron sağlık işçisi Mustafa Güneş’in 24 Ekim günü domuz gribinden hayatını kaybetmesi üzerine DİSK/Dev Sağlık-İş, dün saat 12.00&#8242;da İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir eylem gerçekleştirdi.</p>
<p>Eyleme Dev Sağlık-İş&#8217;e üye olan Kartal Koşuyolu ve Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde işten atma saldırısına karşı direnişlerini sürdüren işçilerin yanı sıra İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen ve İTO yöneticileri ile SES Şişli Şube Sekreteri Akife Aktaş ve SES çalışanları da katılarak destek verdi.</p>
<p><strong>Sağlık Bakanlığı gerekli önlemleri almıyor</strong><br />
Çerkezoğlu&#8217;nun ardından söz alan Demirdizen, son yüz yılda gerçekleşen grip salgınlarında ölüme neden olanın hep yoksulluk ve kötü yönetim olduğunu dile getirdi. Domuz gribi salgınının da sağlığın paralı, çalışma koşullarının ise insanlık dışı olduğu günümüz neoliberal sistemi nedeniyle gerçek bir tehlike taşıdığını; ancak Sağlık Bakanlığı&#8217;nın sorunu sadece aşı yapma-yapmama tartışmasına indirgeyerek ve gerekli hiçbir önlemi almayarak birinci dereceden sorumlu olduğunu belirtti.</p>
<p>Eylem boyunca “Sağlıkta Taşeron Ölüm Demektir!”, “Güvenceli İş Güvenceli Gelecek”, “Parasız Eğitim Parasız Sağlık”, “Taşeron İşçiyiz Örgütlüyüz Güçlüyüz” şeklinde sloganlar atıldı.</p>
<p><strong>DİSK/ Dev Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu&#8217;nun yaptığı açıklama:</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>En Güvencesiz Olanımız Yaşamını Yitirdi!<br />
BUGÜN DOMUZ GRİBİ, YARIN?..</strong></span></p>
<p>24 Ekim 2009 Cuma günü Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (Sanatoryum) çalışan 29 yaşındaki taşeron sağlık işçisi Mustafa Güneş Domuz Gribinden yaşamını yitirdi. Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere herkes sessizliğe büründü. Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir hastanede sağlık hizmeti sunan Mustafa Güneş sanki hiç yaşamamış, ölüm olayı hiç yaşanmamış gibi davranıldı. Hastanelerde emeği görünmeyenlerin ölümü de yok sayıldı.</p>
<p>Sürekli herkesi domuz gribi için aşılayacağını, buna sağlık çalışanlarından başlayacağını duyuran Sağlık Bakanlığı’na soruyoruz: Taşeron sağlık işçisi Mustafa Güneş aşılanacak mıydı? Ne statü, ne ücret, ne de çalışma koşulları olarak bakanlığın hiçbir düzeyde kendi çalışanı kabul etmek istemediği taşeron sağlık çalışanları aşı programına alınacak mı? Yoksa ücretlerinde, yıllık izinlerinde, mesailerinde, işten çıkarılmalarında maruz kaldıkları haksızlıklara ve ayrımcılığa bu konuda da mı maruz bırakılacaklar? Sadece Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde taşeron şirketler üzerinden sağlık hizmeti veren ve sayıları yüz bini aşan taşeron sağlık işçileri sahipsiz, güvencesiz ve geleceksiz çalıştırılmaya devam mı edilecek?</p>
<p>Sağlık Bakanlığının “domuz gribi” salgını açısından bu olay özelinde sorumluluğu iki kat daha fazladır. Bakanlık, tıpkı kolera, kuş gribi, Kırım kongo kanamalı ateşi salgınlarında olduğu gibi, imaj kaygısıyla ya da başka kaygılarla bilgileri açıklamamakta, tartışmayı “aşı yaptırma yaptırmama” ikilemine sokmakta, önlemler almak yerine sağlık çalışanlarının ve toplumun sağlığını hiçe saymaktadır.</p>
<p>Aynı bakanlık domuz gribi salgını dahil olmak üzere toplumun tüm sağlık hizmeti talebini ağırlıklı olarak taşeron sağlık çalışanları üzerinden sunmayı bir başarı olarak gösterebilmektedir. Yani tüm sağlık hizmetlerini hizmet içi eğitimden geçirilmeyen, asgari ücrete ve kötü çalışma ve yaşam koşullarına mahkum edilen taşeron sağlık işçileri eliyle gördürerek verilen hizmetin güvencesini ortadan kaldıran bakanlık, aynı biçimde yüz binlerce taşeron sağlık çalışanın da hayatını riske sokmaktadır.</p>
<p>Domuz gribi salgını ciddi bir sağlık sorunudur. Tedbir alınması, mücadele edilerek yenilmesi gerekir. Tıpkı taşeron çalıştırma biçiminin ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğu gibi. Sağlıkta taşeron çalıştırmanın yasaklanması gerektiği, tüm sağlık çalışanlarının kadrolu, güvenceli bir iş ve güvenceli çalışma hakkına sahip olmaları gerektiği gibi.</p>
<p>Sağlık güvencesine kavuşacağı için hastanede taşeron firma üzerinden asgari ücretle işe girdiğine sevindiği yakınları tarafından açıklanan Mustafa Güneş’in ölümü gerçekleri herkesin yüzüne vuracak yalınlıktadır. Bu ülkede sağlıklı yaşamanın birincil koşulu güvenceli, her türlü keyfiyetten uzak, denetlenebilen ve emekçilerin her açıdan korunabildiği bir çalışma rejimini zorunlu kılar. Domuz gribi virüsünün kendisinin doğrudan ölümcül olmadığı, güçsüz, immun sistemi zayıflamış, iyi beslenemeyen, sağlıklı ortamlarda yaşayamayan, vücut direnci kırılmış kişileri ölüme sürüklediği düşünüldüğünde sorunun özü iyi görülebilir.</p>
<p>Bu nedenle yoğun tartışmaların yaşandığı bu günlerde başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere bu ülkeyi yönetenlere çağrımızdır:</p>
<p>*Bu tür salgın durumlarında en büyük risk grubu, krizle birlikte sayıca daha da artan işsizler ve yoksullardır. Çünkü vücut direncini azaltan en önemli faktör yoksulluğa bağlı yeterli ve dengeli beslenememe ve olumsuz yaşam koşullarıdır. Bu nedenle, halkın sağlık, eğitim, beslenme, barınma, temiz su gibi temel yaşamsal ihtiyaçları kamunun güvencesi altında ücretsiz olarak sağlanmalıdır. Salgının en ciddi yayılma alanı olan okulların tatil edilmesi gibi geçici çözümlerin yeterli olmayacağı açıktır. Okullarda yeterli sayıda ve kadrolu hizmetli personel istihdam edilmeli ve temizlik malzemesi sağlanmalıdır.</p>
<p>*Sağlık kurumlarında sayıları 100 bini aşan ve asgari ücretle çalıştırılan taşeron çalışanları toplumun en yoksul kesimini oluşturmaktadır. Açlık sınırının altında kalan düşük ücretlerle yaşamlarını sürdüren taşeron sağlık çalışanları böylesi salgınların da açık hedefi durumundadır. Taşeron çalıştırma yasaklanmalı, taşeron sağlık çalışanlarına kadrolu-güvenceli çalışma koşulları sağlanmalı, meslek içi eğitimleri gerçekleştirilmeli, iş sağlığı ve iş güvenliği birimleri oluşturulmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/28/dev-saglik-is-en-guvencesiz-olanimiz-yasamini-yitirdi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hacattepe Üniversitesi&#8217;ndeki polis saldırısı protesto edildi</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/27/hacattepe-universitesindeki-polis-saldirisi-protesto-edildi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/27/hacattepe-universitesindeki-polis-saldirisi-protesto-edildi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 10:46:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>

		<category><![CDATA[Hacettepe Üniversitesi]]></category>

		<category><![CDATA[YÖK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1303</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/beytepe_aciklama_20091027.jpg" alt="" width="350" height="267" /><strong>ANKARA </strong>- Dün Hacettepe Üniversitesi'nde üniversite yönetimi, ÖGB ve polisin işbirliği ile gerçekleştirilen saldırı ve gözaltılar bugün (27.10.09) Beytepe kampüsünde protesto edildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/beytepe_aciklama_20091027.jpg" alt="" width="350" height="267" /><strong>ANKARA </strong>- Dün Hacettepe Üniversitesi&#8217;nde üniversite yönetimi, ÖGB ve polisin işbirliği ile gerçekleştirilen saldırı ve gözaltılar bugün (27.10.09) Beytepe kampüsünde protesto edildi.</p>
<p>Üniversitede polis-jandarma-ÖGB istemiyoruz!<br />
Saat 13.00&#8242;a yaklaşırken kütüphane önünde toplanan öğrenciler, masalarını açarak “Polis defol, üniversiteler bizimdir!”, “Gözaltılar serbest bırakılsın!” dövizlerini hazırlamaya başladı. Burada yapılan konuşmalar ve yükselen sloganlarla öğrenciler yürüyüşe davet edildi. Yapılan protesto eylemine Eğitim-Sen&#8217;li akademisyenler de destek vererek yürüyüşte yerini aldı.</p>
<p>Kütüphane önünde toplanan öğrenci ve akademisyenler “YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek!” sloganlarıyla yemekhaneye doğru yürüyüşe geçti. Yemekhanede yapılan konuşmada öğrenciler, üniversitelerine sahip çıkmaya çağırıldı. Ardından yemekhaneden çıkılarak rektörlüğe doğru yürüyüşe geçildi. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı eylemde üniversite yönetimine ve polisin üniversiteyi kışlaya çevirmesine tepki oldukça fazlaydı.</p>
<p><strong>Gözaltılar serbest bırakılsın!</strong></p>
<p>Rektörlüğün önüne gelindiğinde 69 öğrencinin gözaltına alındığı ve öğrencilerden 11&#8242;inin tutuklanma talebiyle mahkemeye sevkedildiği bildirildi. “Gözaltılar, soruşturmalar, baskılar bizi yıldıramaz!” sloganıyla gözaltılarn derhal serbest bırakılması istendi.</p>
<p><strong>YÖK, polis, medya, bu abluka dağıtılacak!</strong></p>
<p>Rektörlüğün önünde yapılan açıklamada “dertlerini anlatmak isterken, insanlık dışı zorbalığa maruz kalan öğrencileri &#8217;suçlu&#8217; göstermeye çalışan medya organlarını kınadıkları söylendi. Yaşananların sorumlusunun üniversite yönetimi olduğu, yapılanların sadece siyasi faliyetlere yönelik değil üniversitedeki yaşam alanlarının daraltılması ve özgür düşünce ortamının yok edilmesine yönelik bir saldırı olduğu belirtildi. Üniversitede yönetim-polis- özel güvenlik işbirliğine son verimesi dile getirildi.</p>
<p>Rektörlükten yaşanan olaylarla igili bir açıklama yapması istenerek, oturma eylemine başlandı. Yaklaşık yarım saat süren oturma eyleminden sonra rektörlüğün yapacak bir açıklamasının bulamadığı belirtilerek, mahkemeye çıkarılan öğrencilere destek olmak amacıyla adliyeye geçme kararı alındı.</p>
<p><strong>Parasız ulaşım hakkı istiyoruz!</strong></p>
<p>Topluca yemekhane önüne gelinerek, buradan yine topluca otobüse binildi. Ulaşım sorunuyla bilinen H.Ü Beytepe kampüsünde, parasız ulaşım hakkı için ücretlerin ödenmeyerek otobüse dövizler asıldı; böylece duraklarda bekleyen yolculara da seslenildi.</p>
<p>Gözaltındaki 11 öğrenci hala adliyede bekletiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/27/hacattepe-universitesindeki-polis-saldirisi-protesto-edildi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hacettepe Üniversitesi’nde polis terörü!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/26/hacettepe-universitesi%e2%80%99nde-polis-teroru/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/26/hacettepe-universitesi%e2%80%99nde-polis-teroru/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 10:29:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[Çağdaş Hukukçular Derneği]]></category>

		<category><![CDATA[Hacettepe Üniversitesi]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1299</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="float: left; margin: 5px;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/hacettepe_basin_aciklama_polis_saldiri_20091026.jpg" alt="" width="350" height="263" /><strong>ANKARA</strong> - Bugün Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nde stand açan öğrencilere polis müdahale etti, 66 kişi gözaltına alındı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left; margin: 5px;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/hacettepe_basin_aciklama_polis_saldiri_20091026.jpg" alt="" width="350" height="263" /><strong>ANKARA</strong> - Bugün Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nde stand açan öğrencilere polis müdahale etti, 66 kişi gözaltına alındı.</p>
<p>Üniversite içinde yıllardır afiş asarak, bildiri dağıtarak, stand açarak akademik-demokratik mücadele veren öğrencileri her geçen yıl daha faşizan yöntemlerle susturmaya çalışan Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü, bu kez de okula 500 çevik polisi yığarak, kampüste resmen savaş ilan etti. Sebebi ise stand açmak.</p>
<p>Öğrenciler, toplu şekilde standlarını savunmaya çalışırlarken, polisin saldırması üzerine bir grup öğrenci kütüphaneye girdi. Polis kütüphane içindeki yaklaşık 45 kişiye toplu gözaltı yaptı. Daha sonra dışarıda kalan öğrencilere de müdahale edildi, gaz bombaları atıldı. Dışarıdan da alınan öğrencilerle birlikte toplam gözaltı sayısı 66’ya ulaştı.</p>
<p>Çatışmanın ardından okuldaki ilerici, devrimci, yurtsever öğrenciler ve duyarlı öğretim görevlileri birlikte Rektörlükle konuşmaya gittiler. Rektörlük’ün yanıtı şöyleydi; artık üniversitedeki hiçbir afiş, bildiri ve standa izin vermeyeceklerini söylediler. Yani açıkça, ‘üniversitede düşünen, haklarını arayan, siyasetle ilgilenen bireyler istemiyoruz’ demekti bu.</p>
<p>Görüşmenin ardından TÜM-İGD Ankara Şubesi saat 17.00’da Yüksel’de bir basın açıklaması organize etmek için kurumlarla ve aydınlarla irtibata geçti. Ankara’daki bütün ilerici, devrimci kurumların yer aldığı basın açıklamasına yaklaşık 750 kişi katıldı.</p>
<p>Basın metnini okuyan TÜM-İGD Ankara Şube Başkanı Özden Özgünel; “Üniversitedeki akademik demokratik haklarımızı savunmak için yapmış olduğumuz bildirilere ve afişlere bile tahammülü olmayan üniversite yönetimi ile polis, Hacettepe Üniversitesi&#8217;ni açık karakol haline getirmeye çalışmaktadır. Yüzlerce çevik kuvveti okula yığarak adeta savaş ilan eden polisin amacı, gündemin sıcaklığından yararlanıp provokasyon yaratmaktır. Dün Sıhhiye&#8217;de işlerini geri kazanma mücadelesi veren Kent A.Ş. işçilerine göz göre göre faşist Alperen Ocakları&#8217;nın saldırmasına sebep olan polis, bugün de 66 üniversite öğrencisini hiçbir gerekçe göstermeden göz altına almıştır.” dedi, gözaltıların serbest bırakılmasını talep etti. Hep bir ağızdan “YÖK, polis, medya! Bu abluka dağıtılacak!”, “Baskılar bizi yıldıramaz!”, “Gözaltılar serbest bırakılsın!” sloganları atılarak eylem sonlandırıldı.</p>
<p>Gözaltındaki öğrencilerle Çağdaş Hukukçular Derneği’nden avukatların ilgilendiği öğrenildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/26/hacettepe-universitesi%e2%80%99nde-polis-teroru/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kent A.Ş. işçilerine faşist saldırı!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/25/kent-as-iscilerine-fasist-saldiri/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/25/kent-as-iscilerine-fasist-saldiri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 10:23:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[Faşizm]]></category>

		<category><![CDATA[Genel-İş]]></category>

		<category><![CDATA[KENT AŞ İşçileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1297</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1243" style="float: left; margin: 5px;" title="170909-kent-as-iscileri" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/09/170909-kent-as-iscileri.jpg" alt="" width="351" height="234" /><strong>ANKARA</strong> - Ankara'da Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı'nda günlerdir bekleyişte olan Kent A.Ş. işçilerine bugün (25.10.2009) 15.45 civarında faşist Alperen Ocakları saldırdı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1243" style="float: left; margin: 5px;" title="170909-kent-as-iscileri" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/09/170909-kent-as-iscileri.jpg" alt="" width="351" height="234" /><strong>ANKARA</strong> - Ankara&#8217;da Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı&#8217;nda günlerdir bekleyişte olan Kent A.Ş. işçilerine bugün (25.10.2009) 15.45 civarında faşist Alperen Ocakları saldırdı.</p>
<p>“Kürt Açılımı”nı protesto etmek için Muhsin Yazıcıoğlu’nun mezarına eylem düzenleyen faşistleri, polis bilerek Kent A.Ş. işçilerinin bulunduğu parktan geçirmek istedi. Parktan geçerken yaklaşık 400 kişilik faşist güruh işçilere saldırdı. Faşistlerden ve işçilerden yaralılar var. İşçilerin durumunun ağır olmadığı öğrenildi.</p>
<p>Ankaralı ilerici-devrimci kurumlar saldırı haberi üzerine parka gelerek işçilerle dayanışmalarını gösterdiler. Hakları için direnen işçi ve emekçilere yapılan bu saldırıyı lanetliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/25/kent-as-iscilerine-fasist-saldiri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Güler Zere için yürüyüşler sürüyor!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/23/guler-zere-icin-yuruyusler-suruyor/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/23/guler-zere-icin-yuruyusler-suruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2009 10:22:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[Güler Zere]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1295</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/guler_zere_taksim_eylem_20091023.jpg" alt="" width="350" height="233" />Kanser hastası, devrimci tutsak Güler Zere için 14 haftadır eylemler sürüyor.

Bugün TÜM-İGD'li gençlerin de aralarında olduğu ilerici, devrimci, yurtseverler merhamet değil adalet, hasta tutsaklara özgürlük talepleriyle Taksim Tramvay Durağı'ndan Galatasaray Meydanı'na bir yürüyüş gerçekleştirdiler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/guler_zere_taksim_eylem_20091023.jpg" alt="" width="350" height="233" />Kanser hastası, devrimci tutsak Güler Zere için 14 haftadır eylemler sürüyor.</p>
<p>Bugün TÜM-İGD&#8217;li gençlerin de aralarında olduğu ilerici, devrimci, yurtseverler merhamet değil adalet, hasta tutsaklara özgürlük talepleriyle Taksim Tramvay Durağı&#8217;ndan Galatasaray Meydanı&#8217;na bir yürüyüş gerçekleştirdiler.</p>
<p>Yürüyüş boyunca &#8220;Hasta tutsaklara özgürlük!&#8221;, &#8220;Güler Zere serbest bırakılsın!&#8221;, &#8220;Yaşasın devrimci dayanışma!&#8221;, &#8220;Merhamet değil adalet istiyoruz!&#8221; sloganları atıldı. Galatasaray Lisesi&#8217;nin önüne gelindiğinde ise burada Zere&#8217;ye özgürlük talebiyle bir basın açıklaması yapıldı.</p>
<p>Basın açıklamasında son 5 yılda 309 insanı katledenlerin adalet çığlığını duymazdan geldiklerine değinilerek siyasi iktidarın, adli tıp kurumunun ve kararı etkileyen diğer kurumların anayasal bir suç işledikleri tekrar dile getirildi. Bu suça ve duymazlıktan gelmeye karşı ilerici, devrimci, yurtseverlerin yaşam hakkı, özgürlük taleplerini haykırmaya devam edecekleri belirtildi.</p>
<p>Basın açıklamasının okunmasının ardından &#8220;Güler Zere&#8217;ye Özgürlük!&#8221;, &#8220;Hasta tutsaklar serbest bırakılsın!&#8221;, &#8220;Yaşasın devrimci dayanışma!&#8221; sloganlarıyla eylem sona erdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/23/guler-zere-icin-yuruyusler-suruyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>GENÇ-SEN barınma hakkı için Taksim&#8217;deydi</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/23/genc-sen-barinma-hakki-icin-taksimdeydi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/23/genc-sen-barinma-hakki-icin-taksimdeydi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2009 10:17:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[Barınma]]></category>

		<category><![CDATA[Genç-Sen]]></category>

		<category><![CDATA[YÖK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1293</guid>
		<description><![CDATA[İSTANBUL - Öğrenci Gençlik Sendikası GENÇ-SEN bugün üniversitelerde öğrencilerin yaşadığı barınma sorunu ile ilgili bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Saat 18.00&#8242;de İstanbul&#8217;da Taksim Tramvay Durağından Galatasaray Lisesi&#8217;ne yürüyüşle başlayan eylem boyunca sık sık “Barınma hakkımızı istiyoruz!&#8221;, &#8220;Birlik, dayanışma öğrenciye sendika!&#8221;, &#8220;Asla yalnız yürümeyeceksin!&#8221; ve &#8220;GENÇ-SEN haykır YÖK&#8217;e hayır!” sloganları atıldı.Yürüyüşe çevredeki öğrenciler ve veliler de ilgi gösterdi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL </strong>- Öğrenci Gençlik Sendikası GENÇ-SEN bugün üniversitelerde öğrencilerin yaşadığı barınma sorunu ile ilgili bir basın açıklaması gerçekleştirdi.</p>
<p>Saat 18.00&#8242;de İstanbul&#8217;da Taksim Tramvay Durağından Galatasaray Lisesi&#8217;ne yürüyüşle başlayan eylem boyunca sık sık “Barınma hakkımızı istiyoruz!&#8221;, &#8220;Birlik, dayanışma öğrenciye sendika!&#8221;, &#8220;Asla yalnız yürümeyeceksin!&#8221; ve &#8220;GENÇ-SEN haykır YÖK&#8217;e hayır!” sloganları atıldı.Yürüyüşe çevredeki öğrenciler ve veliler de ilgi gösterdi. Onlar da alkışları ile GENÇ-SEN&#8217;lilere destek verdi.</p>
<p>Galatasaray Lisesi önüne gelindiğinde eylem, basın metnin okunması ile devam etti. Okunan basın metninde GENÇ-SEN&#8217;nin yaptığı araştırmaya göre üniversiteyi yaşadığı şehrin dışında kazananların oranın %69 olduğu bu oranın sadece %19 unun devlet yurtlarında barınabildiği geriye kalan öğrencilerin yüksek fiyatlarda özel yurtlarda kalmak zorunda bırakıldığı belirtildi.Devlet yurtlarında ki koşulların ise barınma koşullarının çok altında olduğu vurgulandı. Öğrencilerin yaşamak zorunda bırakıldığı tüm bu sorunların sorumlusunun ise 12 Eylül&#8217;ün üniversitelerde ki uzantısı YÖK olduğunun altı çizildi.</p>
<p>Basın açıklamasında ayrıca GENÇ-SEN&#8217;li öğrenciler yaşanan bu sorunlara karşı taleplerini dile getirdiler.Taleplerin arasında vakit kaybetmeden öğrenci sayısına orantılı yurtlar inşa edilmesi, ihtiyacı olan her öğrenciye kira yardımı yapılması, emlakçıların ve ev sahiplerinin öğrencileri sömürmesine son verecek yasal düzenlenmenin bir an önce yapılması ve özel yurtlara yerleşmek zorunda kalan öğrencilerin borç senetlerinin yıllık değil aylık olarak düzenlenmesi gibi uygulamalar vardı.</p>
<p>Basın açıklaması okunan basın metnin ardından alkışlar ve sloganlar eşliğinde son buldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/23/genc-sen-barinma-hakki-icin-taksimdeydi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>IBM Tez Koop-İş’ten elini çek!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/21/ibm-tez-koop-is%e2%80%99ten-elini-cek/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/21/ibm-tez-koop-is%e2%80%99ten-elini-cek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 10:17:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[IBM İşçileri]]></category>

		<category><![CDATA[Tez-Koop-İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1260</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://birlikdayanisma.com/v3/wp-content/uploads/ibm_tezkoop-is_20091021_2.jpg" alt="" width="350" height="255" /><strong>İSTANBUL</strong> - IBM önünde Tez Koop-İş'in düzenlediği bir basın açıklaması yapıldı. Saat 12.30 başlayan basın açıklamasına sendika üyeleri, bilişim işçileri ve demokratik kitle örgütleri katıldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://birlikdayanisma.com/v3/wp-content/uploads/ibm_tezkoop-is_20091021_2.jpg" alt="" width="350" height="255" /><strong>İSTANBUL</strong> - IBM önünde Tez Koop-İş&#8217;in düzenlediği bir basın açıklaması yapıldı. Saat 12.30 başlayan basın açıklamasına sendika üyeleri, bilişim işçileri ve demokratik kitle örgütleri katıldı.</p>
<p>”IBM&#8217;de sendikal haklara SAYGI” pankartı açan Tez Koop-İş adına basın metnini Genel Başkan Gürsel Doğru okudu. 2008&#8242;den beri IBM içinde örgütlenme mücadelesi verdiklerini ve IBM işvereninin bunu engellemek için her türlü yola başvurduğunu dile getiren Doğru, en sonunda çalışanların hakkını korumaya çalışan üç üst düzey yöneticinin sonra da sendikalaşmaya öncülük eden üç temsilcilerinin işten çıkarıldığını söyledi.</p>
<p>Açıklamada, tüm engellemelere rağmen IBM işçisinin yine de Tez Koop-İş&#8217;e üye olduğunu vurgulayan Doğru, bu kez de işkolu itirazı ve çoğunluk tesbiti talebiyle başlayan mahkeme sürecinin başladığını anlattı. Tamamen sendikasızlaştırma amacı taşıyan bu sürecin IBM işvereni için panik ile son kozlarını oynadığı bir süreç olduğunun altını çizerek, “İşverenler gücünü baskılardan, tehditlerden, yasalardaki boşluklardan, iktidardan alabilir. İşçiler ise güçlerini örgütlülüklerinden ve birliklerinden almaktadır. IBM işçisi birbirine kenetlenmiş ve tek yumruk olmuştur. İşte bu tek yumruk olmuş IBM işçisi, IBM işvereninin en büyük kabusudur.” dedi.</p>
<p>Eylem sonunda IBM binası kapısına “IBM Tez Koop-İş’ten elini çek” yazılı siyah bir çelenk bırakıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/21/ibm-tez-koop-is%e2%80%99ten-elini-cek/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kadıköy&#8217;de binler haykırdı: “Sağlık haktır satılamaz!”</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/19/kadikoyde-binler-haykirdi-%e2%80%9csaglik-haktir-satilamaz%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/19/kadikoyde-binler-haykirdi-%e2%80%9csaglik-haktir-satilamaz%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 10:12:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[Dev Sağlık-İş]]></category>

		<category><![CDATA[DİSK]]></category>

		<category><![CDATA[KESK]]></category>

		<category><![CDATA[SES]]></category>

		<category><![CDATA[SSGSS]]></category>

		<category><![CDATA[TMMOB]]></category>

		<category><![CDATA[TTB]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1258</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/saglik_miting_kadikoy_20091018.jpg" alt="" width="350" height="233" /><span>İSTANBUL - Sosyal Güvenlik Yasası doğrultusunda geçtğimiz yıl 1 Ekim’den itibaren yürürlükte olan yasalar ve doğurduğu sonuçlar dün (18.10.09) bir mitingle protesto edildi. Miting Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu ve devrimci kurumlar tarafından düzenlendi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/saglik_miting_kadikoy_20091018.jpg" alt="" width="350" height="233" /><span>İSTANBUL - Sosyal Güvenlik Yasası doğrultusunda geçtğimiz yıl 1 Ekim’den itibaren yürürlükte olan yasalar ve doğurduğu sonuçlar dün (18.10.09) bir mitingle protesto edildi. Miting Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu ve devrimci kurumlar tarafından düzenlendi.</p>
<p>“Vatandaşın cebinden, sağlıkçının emeğinden tasarruf olmaz“ sloganıyla düzenlenen miting Kadıköy’de gerçekleştirildi. TTB, SES, Dev Sağlık-İş, TMMOB, DİSK, KESK ve TÜM-İGD&#8217;nin de aralarında bulunduğu kurumlar Tepe Nautilus’da, İstanbul Diş Hekimleri ve Eczacılar Odası üyeleri Numune Hastanesi önünde buluşarak iskele meydanına yürüdü.</p>
<p>TÜM-İGD’nin de “Sağlık haktır satılamaz” pankartıyla katıldığı mitingde sağlıkta yıkım yasalarına karşı yaklaşık on bin emekçi yürüdü.. Yürüyüş boyunca ilerici gençler sık sık “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “Savaşa değil, sağlığa bütçe!” sloganını haykırdılar. Ayrıca kanser hastası devrimci tutsak Güler Zere’nin özgürlüğü için de TÜM-İGD kortejinden sloganlar yükseldi.</p>
<p>Miting alanında birçok sağlık çalışanı temsilcileri konuşma yaptı. Halkın sahip olduğu hastanelerin halka kapatıldığı dile getirildi. Sağlık hakkının sermayeye peşkeş çekildiği belirtildi. Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Prof. Dr. Tahsin YEŞİLDERE yaptığı konuşmasında Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın Türkiye’ye gelecek domuz gribi aşısının çareymiş gibi açıkladığını söyledi ve ekledi: “Ülkemize gelecek olan aşılar yurdumuz insanları üzerinde denenecek. Oysa ABD’de bu aşı kullanılmıyor. Halkımızı kobay gibi kullanmalarına izin vermemek için mücadele etmeliyiz”. Miting verilen konserle sona erdi.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/19/kadikoyde-binler-haykirdi-%e2%80%9csaglik-haktir-satilamaz%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kent A.Ş. işçileri yürüyüşü bitirdi</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/18/kent-as-iscileri-yuruyusu-bitirdi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/18/kent-as-iscileri-yuruyusu-bitirdi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 10:29:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[DİSK]]></category>

		<category><![CDATA[Genel-İş]]></category>

		<category><![CDATA[KENT AŞ İşçileri]]></category>

		<category><![CDATA[KESK]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1262</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/kent_as_iscileri_yuruyus_sn_20091018.jpg" alt="" width="350" height="235" /><span><strong>ANKARA</strong> - Kent A.Ş. işçilerinin 31 gündür süren İzmir-Ankara yürüyüşünün ertesinde, 17 Ekim 09 Cumartesi günü, Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı’nda 1000 kişiyi aşkın bir katılımla kitlesel basın açıklaması gerçekleştirildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/kent_as_iscileri_yuruyus_sn_20091018.jpg" alt="" width="350" height="235" /><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/galeri/265/799bad5a3b514f096e69bbc4a7896cd9.jpg" alt="" width="350" height="235" /><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/galeri/265/18e2999891374a475d0687ca9f989d83.jpg" alt="" width="350" height="234" /><span><strong>ANKARA</strong> - Kent A.Ş. işçilerinin 31 gündür süren İzmir-Ankara yürüyüşünün ertesinde, 17 Ekim 09 Cumartesi günü, Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı’nda 1000 kişiyi aşkın bir katılımla kitlesel basın açıklaması gerçekleştirildi.</span></p>
<p>Saat 11.00’da DİSK ve KESK’in yanı sıra, TÜM-İGD’nin de aralarında bulunduğu pek çok ilerici, devrimci kurum Tren Garı önünde işçiler için toplandı. Dayanışma sloganları eşliğinde Abdi İpekçi’ye doğru yürüyüşe geçildi. Kent A.Ş. işçileri önde, kat ettikleri 550 km boyunca yürüdükleri gibi tek sıra halinde yürüdüler. Yol boyunca kitlenin yanından geçen arabalar kornalarla desteklerini iletti.</p>
<p><strong>Ankara TÜM-İGD: “Yolumuz işçi sınıfının yoludur!”</strong><br />
TÜM-İGD Ankara Şubesi, eyleme “Yolumuz işçi sınıfının yoludur!” pankartıyla katıldı. Açıklamanın yapılacağı alana girerken de aynı sloganı haykıran ilerici gençleri işçiler coşkuyla, alkışlarla karşıladılar.</p>
<p><strong>“Mücadelemiz sürüyor”</strong><span>Burada bir konuşma yapan DİSK-Genel İş Sendikası Genel Başkanı Erol Ekici, “İzmir-Ankara yürüyüşümüz bitti, Ancak mücadelemiz devam ediyor” dedi. CHP’li İzmir Belediyesinin bütçe kısıtlama bahanelerinin doğru olmadığını, 300 işçiyi işten attıktan hemen sonra, 550 işçi işe aldığını, işçilerin taşeronlaştırma politikalarına kurban edildiğini belirtti.</span></p>
<p>İşçilerin çoğunun ayak tabanları patlamış, birininse ayağı kırılmıştı. Ancak kararlılıkları ve direngenlikleri sık sık coşkuyla attıkları sloganlardan, dimdik duruşlarından ve gözlerinden okunuyordu. Miting esnasında işçiler, kazanana dek Ankara’dan ayrılmayacaklarını belirttiler.</p>
<p>Gün boyu Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı’nda olacak olan işçiler, geceleri de burada çadır kurarak konaklayacaklar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/18/kent-as-iscileri-yuruyusu-bitirdi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kent A.Ş. işçileri Ankara’da coşkuyla karşılandı</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/16/kent-as-iscileri-ankara%e2%80%99da-coskuyla-karsilandi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/16/kent-as-iscileri-ankara%e2%80%99da-coskuyla-karsilandi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 10:30:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[DİSK]]></category>

		<category><![CDATA[Genel-İş]]></category>

		<category><![CDATA[KENT AŞ İşçileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1264</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/kent_as_isci_karsilama_ankara_20091016.jpg" alt="" width="350" height="233" /><span><strong>ANKARA</strong> - 16 Eylül günü İzmir'den yürüyerek Ankara’ya doğru yola çıkan CHP’li belediyenin işten attığı Kent A.Ş. işçileri, yürüyüşlerini tam 1 ay sonra, bugün (16 Ekim 2009) Ankara’ya vararak tamamladılar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/kent_as_isci_karsilama_ankara_20091016.jpg" alt="" width="350" height="233" /><span><strong>ANKARA</strong> - 16 Eylül günü İzmir&#8217;den yürüyerek Ankara’ya doğru yola çıkan CHP’li belediyenin işten attığı Kent A.Ş. işçileri, yürüyüşlerini tam 1 ay sonra, bugün (16 Ekim 2009) Ankara’ya vararak tamamladılar.</span></p>
<p>İşçileri karşılamak için Eskişehir karayolu üzerindeki Beytepe Köprüsü’nün altında DİSK üyeleri, Genç-Sen’liler, Hacettepe Üniversitesi öğrencileri ve çeşitli ilerici, devrimci kurumlar saat 15.00’dan itibaren beklemeye koyuldu.</p>
<p><strong>Kent A.Ş. işçisi direnişin simgesi!</strong><br />
Yaklaşık yarım saat sonra ufukta işçiler kırmızı bayrakları, sıkılı yumruklarıyla görülünce kitle coşkuyla dayanışma sloganları atmaya başladı. “Kent A.Ş. işçisi yalnız değildir!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “Kent A.Ş. işçisi direnişin simgesi!” sloganları eşliğinde işçilere doğru yürüyüşe geçildi.</p>
<p>İşçilerle buluşulduğu anlarda, coşku daha da yükseldi. Hep bir ağızdan sloganlar atılarak, alkışlar ve ıslıklarla işçilerin arkasına dizilerek yürüyüş konvoyuna girildi. Eskişehir karayolu üzerinde Ankara’nın merkezine doğru yaklaşık 20 dakika daha yüründükten sonra, yol üstündeki Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın önündeki alanda toplanıldı.</p>
<p><strong>“Direniş Türkiye ve dünya için örnek teşkil ediyor”</strong><br />
Genel-İş Genel Başkanı Erol Ekici, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün ve Eski DİSK Genel Sekreteri Fehmi Işıklar birer konuşma yaparak, işçilerin mücadelesinin Türkiye’deki ve dünyadaki emek hareketine örnek teşkil ettiğini, Kent A.Ş. işçilerinin sadece kendi işlerini geri kazanmak için değil; tüm işinden atılan, kötü koşullarda çalıştırılan işçiler için mücadele ettiğini, bu direnişin zaferle taçlanacağını belirttiler.</p>
<p><span>Basın açıklamasının ardından işçiler Genel-İş Sendikası tesislerine geçtiler. Yarın saat 11.00’da Tren Garı önünde, Ankaralı sınıf dostları, ilericiler, devrimciler, Kent A.Ş. işçilerinin yanında olacaklar. Hep birlikte Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı’nda kitlesel basın açıklaması gerçekleştirilecek.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/16/kent-as-iscileri-ankara%e2%80%99da-coskuyla-karsilandi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>KENT A.Ş. İşçileri Ankara’ya geliyor!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/15/kent-as-iscileri-ankara%e2%80%99ya-geliyor/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/15/kent-as-iscileri-ankara%e2%80%99ya-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2009 10:35:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[DİSK]]></category>

		<category><![CDATA[Genel-İş]]></category>

		<category><![CDATA[KENT AŞ İşçileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1266</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/kent_as_isci_eylem_ankara_20091015.jpg" alt="" width="350" height="232" /><span><strong>ANKARA </strong>- İzmir CHP'li Karşıyaka Belediyesi’nden 30 Nisan’da işten atılan Genel – İş üyesi 290 işçinin Ankara yürüyüşü sürüyor. Yürüyüş, 17 Ekim’de Ankara’da yapılacak eylemlerle tamamlanacak.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/kent_as_isci_eylem_ankara_20091015.jpg" alt="" width="350" height="232" /><span><strong>ANKARA </strong>- İzmir CHP&#8217;li Karşıyaka Belediyesi’nden 30 Nisan’da işten atılan Genel – İş üyesi 290 işçinin Ankara yürüyüşü sürüyor. Yürüyüş, 17 Ekim’de Ankara’da yapılacak eylemlerle tamamlanacak.</span></p>
<p>İşçiler, 16 Ekim 2009 günü Ankara’ya girişlerinde sendikalar ve ilerici, devrimci kurumlar tarafından karşılanacaklar. Ertesi gün ise Sıhhiye Meydanı’nda kitlesel bir basın açıklaması yapılacak.</p>
<p>DİSK Ankara Bölge Temsilciliği’nin duyurusunu yaptığı etkinlik programı şöyle:</p>
<p><strong>15 Ekim Perşembe</strong>, saat: 12.00’da, Kızılay eski Gima önünde basın açıklaması ve devamında bildiri dağıtımı.</p>
<p><strong>15 Ekim Perşembe</strong>, saat: 12.30’da, Mehmet ÖZER AFSAT Toplumcu Gerçekçi Belgesel Atölyesi aktivistlerinin Kızılay Yüksel Caddesi’nde fotoğraf sergisinin açılışı.</p>
<p><strong>16 Ekim Cuma</strong>, saat: 15.00’da, işçilerin Eskişehir yolu Beytepe Köprüsü’nde karşılanması ve Diyanet İşleri binasına kadar birlikte yürüyüş.</p>
<p><strong>17 Ekim Cumartesi</strong>, saat: 11.00’da, Ankara Tren Garı önünde buluşup Sıhhiye’de Abdi İpekçi Parkı’na yürüyüş ve kitlesel basın açıklaması.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/15/kent-as-iscileri-ankara%e2%80%99ya-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İÜ&#8217;de öğrenciler soruşturmalara karşı eylem yaptı</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/14/iude-ogrenciler-sorusturmalara-karsi-eylem-yapti/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/14/iude-ogrenciler-sorusturmalara-karsi-eylem-yapti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 11:16:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[Uzaklaştırma]]></category>

		<category><![CDATA[YÖK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1289</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/20091015_iu_ceza_karsi_eylem_beyazit.jpg" alt="" width="350" height="235" />İstanbul Üniversitesi'nde yeni dönemin açılmasıyla 50'den fazla öğrenci 2 hafta ile 4 dönem arasında değişen uzaklaştırma cezaları almıştı. Bu sebeple İstanbul Üniversitesi Öğrencileri bugün (14.10.2009) Beyazıt Meydanı'nda bir açıklaması gerçekleştirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/20091015_iu_ceza_karsi_eylem_beyazit.jpg" alt="" width="350" height="235" />İstanbul Üniversitesi&#8217;nde yeni dönemin açılmasıyla 50&#8242;den fazla öğrenci 2 hafta ile 4 dönem arasında değişen uzaklaştırma cezaları almıştı. Bu sebeple İstanbul Üniversitesi Öğrencileri bugün (14.10.2009) Beyazıt Meydanı&#8217;nda bir açıklaması gerçekleştirdi.</p>
<p>Edebiyat ve Fen fakültelerinden çıkan öğrenciler, Merkez Kampüs önüne gelerek içerden çıkan öğrencilerle buluştu. Öğrenciler, okulun açılmasıyla birlikte cezaların geldiğini, 54 öğrencinin toplamda 14 yıl 9 aylık uzaklaştırma aldığını dile getirdiler. Siyaseti bitireceğim diyerek yönetime gelen bir önceki rektör Mesut Parlak döneminde onlarca öğrencinin ceza aldığı yüzlerce öğrenciye soruşturma açıldığı hatırlatıldı. Ancak demokrasi nidalarıyla gelmesine rağmen Yunus Söylet&#8217;in anlayışının da pek farklı olmadığının açıkça ortada olduğu vurgulandı.</p>
<p>Rektör Yunus Söylet, özel güvenliği ve kameraları arttırmış, bu yıl ilk defa öğrencilerden kimlik ve dosya parası adı altında 50 TL alınmasına sebep olmuş, doktoralı hocaları okuldan atıp iş güvencelerini ellerinden almış, Tayyip Erdoğan&#8217;a fahri doktora ünvanı vermiş ve Abdullah Gül&#8217;ü okula davet etmişti.</p>
<p><strong>Arkadaşıma, hocama, eğitim hakkıma dokunma!</strong><br />
Basın açıklamasının okunmasının ardından, soruşturma alan bir öğrencinin babası konuşma yaptı. &#8220;Üniversite, özgür düşüncenin yaşayabileceği bir yer değilse başka neresi var?&#8221; diye soran öğrenci velisi, cezalardan dolayı çok üzgün olduğunu söyledi. Uzaklaştırma cezası alan öğrencilerden de sırayla konuşmalar yapıldı. Soruşturma süreçlerini anlatan öğrenciler, &#8220;Sürdüreceğimiz eylemlerimizle fiili ve hukuki anlamda hakkımızı arayacağız.&#8221; dediler.</p>
<p>Konuşmaların ardından oturma eylemi başladı. &#8220;Arkadaşıma, hocama, eğitim hakkıma dokunma!&#8221; diye slogan atan öğrenciler, &#8220;YÖK gitsin, biz kalıyoruz!&#8221; dedi. Öğrenciler, basın açıklamasını Çav Bella söyleyerek sona erdirdiler.</p>
<p>6 Kasım&#8217;a kadar her gün 9.00 - 14.00 arası İstanbul Üniversitesi ana kapı önünde oturma eylemleri devam edecek. Yarın (15.10.2009) İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi (Yrd. Doç. Dr.) Sezai Temelli&#8217;yle birlikte saat 12.30 civarı başlayacak olan bir demokrasi dersi yapılacak. Cuma günü ise bir tiyatro gösterisi sergilenecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/14/iude-ogrenciler-sorusturmalara-karsi-eylem-yapti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İtalya’da faşizmin ayak sesleri!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/13/italya%e2%80%99da-fasizmin-ayak-sesleri/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/13/italya%e2%80%99da-fasizmin-ayak-sesleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 10:56:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>

		<category><![CDATA[Faşizm]]></category>

		<category><![CDATA[İtalya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1280</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ensonhaber.com/images/news/104125.jpg" alt="" width="350" height="350" />İtalya’da ırkçı-faşist Kuzey Ligi partisinin ön ayak olduğu, “Vatandaş devriyeleri” adı ile sivil gönüllülerden oluşan güvenlik gücü resmen yürürlüğe girdi. Yasalaşan güvenlik paketi içersinde askeri birliklerinde günlük yaşamda aktif görev alması hedefleniyor. “Vatandaş devriyeleri” ilk olarak Verona belediyesi tarafından kullandı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ensonhaber.com/images/news/104125.jpg" alt="" width="350" height="350" />İtalya’da ırkçı-faşist Kuzey Ligi partisinin ön ayak olduğu, “Vatandaş devriyeleri” adı ile sivil gönüllülerden oluşan güvenlik gücü resmen yürürlüğe girdi. Yasalaşan güvenlik paketi içersinde askeri birliklerinde günlük yaşamda aktif görev alması hedefleniyor. “Vatandaş devriyeleri” ilk olarak Verona belediyesi tarafından kullandı.</p>
<p>İtalya’nın çok sayıda büyük kentinde son zamanlarda üniformalı gruplar temizlikten güvenliğe toplumsal yaşamın her alanında etkin şekilde boy göstermeye başladı. “Vatandaş devriyeleri”nin faaliyetleri bu yaz yasal statü kazandı ama bu grupların oynadığı veya oynayabileceği rol tartışılmaya devam ediliyor. Devriyelerle yapılan röportajlarda özellikle göçmenler konusundaki ırkçı yaklaşımları dikkat çekiyor.</p>
<p>Özellikle güvenlik alanında örgütlenen bazı grupların “askeri” üniformayı andıran giysileri ve faşizan siyasi eğilimlere yakınlıkları Mussolini faşizmini yaşayan İtalya’da kaygı yaratıyor.</p>
<p>Toplam 200 kişilik devriye grubu oluşturan gönüllülerin kendi yasal kuralları, formaları var. “Vatandaş devriyeleri” ayrıca kendi bayrakları ve marşları olsun istiyor.</p>
<p>Bu uygulamalar Mussolini’nin faşist çeteleri “Kara Gömlekliler”i hatırlatıyor. “Kara Gömlekliler” örgütü, 1919 yılında eski askerler tarafından kuruldu. Kısa sürede sayıları 200 bini buldu. Mussolini, onların başında 1922′de “Roma’ya yürüyüş”ü gerçekleştirerek iktidarı ele geçirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/13/italya%e2%80%99da-fasizmin-ayak-sesleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Krizin bedelini emekçiler ödemek istemiyor! İşten atmak yasaklansın!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/12/krizin-bedelini-emekciler-odemek-istemiyor-isten-atmak-yasaklansin/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/12/krizin-bedelini-emekciler-odemek-istemiyor-isten-atmak-yasaklansin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 10:38:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[İşsizlik]]></category>

		<category><![CDATA[İşten Atmak Yasaklansın Platformu]]></category>

		<category><![CDATA[Kriz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1268</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/20091011_isten_atmak_yasaklansin_stand_besiktas.jpg" alt="" width="350" height="213" /><strong>İSTANBUL -</strong> "İşten atmak yasaklasın! Herkese iş!" şiarıyla başlatılan imza kampanyası bütün hızıyla devam ediyor. Dün (11.10.2009) 12.00'da Beşiktaş'ta açılan stand yoğun ilgiyle karşılaştı ve 6 saate yakın açık kaldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/20091011_isten_atmak_yasaklansin_stand_besiktas.jpg" alt="" width="350" height="213" /><strong>İSTANBUL -</strong> &#8220;İşten atmak yasaklasın! Herkese iş!&#8221; şiarıyla başlatılan imza kampanyası bütün hızıyla devam ediyor. Dün (11.10.2009) 12.00&#8242;da Beşiktaş&#8217;ta açılan stand yoğun ilgiyle karşılaştı ve 6 saate yakın açık kaldı.</p>
<p>Diplomalı işsiz olmak istemeyen öğrenciler, uzun saatler ağır çalışma koşullarında çalışan ve sendikalı-sendikasız olan işçiler, ev eksenli çalışan ve krizi en ağır yaşadığını söyleyen kadınlar, kriz bahanesiyle işlerinden atılan işsizler, maaşlarına gelecek olan zammı krize takılan kamu çalışanları imza standına gelip sıkıntılarını paylaştı, çözüm yolu aradı. Gün geçtikçe işsiz kalma korkusuyla yaşamaya devam eden yüzlerce insan imzalarıyla krizin bedelini ödemek istemediklerini gösteriyor. Yalnızca 2 günde Beşiktaş&#8217;tan iki bin insan &#8220;İşten atmak yasaklansın!&#8221; dedi ve imza kampanyasına destek verdi.</p>
<p><strong>İşten Atmak Yasaklansın Platformu</strong> herkese iş ve iş güvencesi talebinin yükseltildiği mücadelenin süreceğini belirtiyor. Beşiktaş&#8217;taki stand hafta sonları açık olmaya devam edecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/12/krizin-bedelini-emekciler-odemek-istemiyor-isten-atmak-yasaklansin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ABD’de rekor bütçe açığı</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/11/abd%e2%80%99de-rekor-butce-acigi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/11/abd%e2%80%99de-rekor-butce-acigi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 10:51:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>

		<category><![CDATA[ABD]]></category>

		<category><![CDATA[Kriz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1278</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1191" style="float: left; margin: 5px;" title="ekonomik-kriz" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/09/ekonomik-kriz.jpg" alt="" width="350" height="233" />Rekor bütçe açığı, kongre’ye ekonomik veriler sunan birimi Kongre Bütçe Dairesi tarafından açıklandı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-1191" style="float: left; margin: 5px;" title="ekonomik-kriz" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2009/09/ekonomik-kriz.jpg" alt="" width="350" height="233" />Rekor bütçe açığı, kongre’ye ekonomik veriler sunan birimi Kongre Bütçe Dairesi tarafından açıklandı.</p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri’nde bütçe açığı son mali yılda üç katına çıkıp 1 trilyon 400 milyar dolara yükseldi. 2009 mali yılı için öngörülen bu açık, ABD için bir rekor.</p>
<p>ABD’nin 2008 mali yılındaki bütçe açığı 459 milyar dolardı ve bu tutar bile ABD için rekordu.</p>
<p>Kongre Bütçe Dairesi’nden yapılan açıklamada, ülke ekonomisinin büyüklüğüyle orantılı düşünüldüğünde de, 1945′ten bu yana böylesi bir açık görülmediği belirtildi.</p>
<p><strong>Bütçe açığı GSYH’nın yaklaşık %10′u</strong><br />
Veriler ABD hükümetinin mali yıl boyunca topladığı gelirden çok daha fazlasını harcadığını gösteriyor.</p>
<p>Açıklanan son rakamlara göre, ABD’nin bütçe açığı ülkenin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın, yani ekonomide yıl boyunca üretilen toplam değerin yüzde 9,9′u.</p>
<p>Amerika’nın bütçe açığının artmasına neden olarak, bankalar ve dev emlak kredi kuruluşlarının devlet yardımlarıyla iflastan kurtarılması ve krizin etkisiyle vergi gelirlerinin düşmesi gösteriliyor.</p>
<p>Araştırmalar, ABD’de bütçe açığı sorununun yakında son bulmayacağını, zira açıklanan rakamların Başkan Obama’nın ekonomiyi canlandırma paketinin sadece dörtte birini içerdiğini söylüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/11/abd%e2%80%99de-rekor-butce-acigi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Engin Çeber&#8217;i unutmadık</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/10/engin-ceberi-unutmadik/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/10/engin-ceberi-unutmadik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 10:45:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[Engin Çeber]]></category>

		<category><![CDATA[İşkence]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1274</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/Engin_Ceber_cenaze.jpg" alt="" width="350" height="200" />Bugün (10.10.09) 28 Eylül 2008 tarihinde Yürüyüş dergisi dağıtımı sırasında 3 arkadaşıyla birlikte gözaltına alınan, önce karakolda sonra da tutuklanarak götürüldüğü Metris cezaevinde işkence görerek yaşamını yitiren Engin Çeber'in ölüm yıldönümü.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/Engin_Ceber_cenaze.jpg" alt="" width="350" height="200" />Bugün (10.10.09) 28 Eylül 2008 tarihinde Yürüyüş dergisi dağıtımı sırasında 3 arkadaşıyla birlikte gözaltına alınan, önce karakolda sonra da tutuklanarak götürüldüğü Metris cezaevinde işkence görerek yaşamını yitiren Engin Çeber&#8217;in ölüm yıldönümü.</p>
<p>Dava sürecinde ve öncesinde işkencecilere koruma<br />
Dava başladıktan sonra ortaya çıkan, gardiyanlar adına olayın yaşandığı tarihler için düzenlenmiş sahte izin belgeleri, cezaevindeki kamera kayıtlarının Çeber&#8217;in cezaevine getirildiği günden sonrasının silinmesi, mahkemede yaşananları anlatan tanıkların ses kayıtlarının kaybolması ve Paşakapısı Cezaevi&#8217;nde tutuklu bulunan gardiyanlar için cezaevi müdürünün duruşmalarda koruma istemesi halen devletin işkencecilerin en az zararla kurtulması için elinden geldiğini yaptığının göstergesidir.</p>
<p>Devletin sistematik saldırılarından birisi olmasına rağmen hükümet sözcüsünün işkence yapıldığını kabul ederek Çeber ailesinden özür dilemek zorunda bırakacak şekilde her şeyin ortada olduğu olayda işkenceciler yine de korundu.</p>
<p>Engin Çeber arkadaşlarıyla karakolda işkenceye maruz kaldıkları sırada çekilen görüntülerde olduğu gibi &#8220;İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!&#8221; çığlığının sesi oldu. Bizler, bu ülkenin, devrimcileri, sosyalistleri, ilericileri olarak; faşist darbelerle, faili meçhul cinayetlerle, işkencelerde ölümlerle, hapishanelerde yakılarak, F tipinde tecrite mahkum edilerek, sokak ortasında vurularak ödediğimiz bedelleri unutmayacağız. Hiçbir baskı bizi “ekmek ve gül günleri” için verdiğimiz mücadeleden alıkoyamaz.</p>
<p>Katillerden hesap sorulmasını, onları kollayanların da cezalandırılmasını istiyor, davanın takipçisi olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/10/engin-ceberi-unutmadik/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ölüm hoşgeldi, sâfa geldi</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/10/olum-hosgeldi-safa-geldi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/10/olum-hosgeldi-safa-geldi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 10:43:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[26 Temmuz Hareketi]]></category>

		<category><![CDATA[Ernesto Che Guevara]]></category>

		<category><![CDATA[Küba]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1272</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/che_fidel_20091010.jpg" alt="" width="350" height="250" />Küba Devrimi'nin öderlerinden Ernesto Che Guevara 9 Ekim 1967'de katledildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/che_fidel_20091010.jpg" alt="" width="350" height="250" />Küba Devrimi&#8217;nin öderlerinden Ernesto Che Guevara 9 Ekim 1967&#8242;de katledildi.</p>
<p>14 Haziran 1928 yılında Arjantin de doğan Che, ekonomik eşitsizliklerle, yoksullukla tıp öğrencisiyken dolaştığı Latin Amerika&#8217;da tanıştı. Devrim mücadelesine de bu topraklarda başladı. 26 Temmuz Hareketi ve Küba Devrimi mücadelesine önemli katkıları olan Guevara, devrim sonrasında da önemli devlet görevlerinde yer aldı. 1965 yılında diğer ülkelerde gerilla mücadelesini sürdürmek üzere Küba&#8217;dan ayrıldı. Önce Kongo Kinşasa&#8217;ya ardından Bolivya&#8230;</p>
<p>Che&#8217;nin gerilla birliklerinin çeşitli başarıları üzerine ABD, CIA ajanlarını ve askeri uzmanlarını Bolivya&#8217;ya yolladı. Che&#8217;nin gerilla birliği, bir muhbirin ihparı üzerine çatışmaya girdi. Che bu çatışmada yaralanarak esir düştü ve ertesi gün öldürüldü.</p>
<p>&#8220;Gerçekte gerekli olan, bireyin kendini daha mükemmel hissetmesi, daha büyük bir iç zenginliğine sahip olması ve daha büyük bir sorumluluk taşımasıdır. Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları mitralyöz sesleriyle, savaş ve zafer naralarıyla cenazelerimize ağıt yakacaklarsa, ölüm hoşgeldi, sâfa geldi&#8230;&#8217; der, Che. Bizler de ölümünün 42. yılında sınıf savaşımımızla ağıtlar yakıyoruz devrimin öncü liderine.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/10/olum-hosgeldi-safa-geldi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İşsizlik kader değil, bir imza da sen ver!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/10/issizlik-kader-degil-bir-imza-da-sen-ver/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/10/issizlik-kader-degil-bir-imza-da-sen-ver/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 10:41:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<category><![CDATA[İşsizlik]]></category>

		<category><![CDATA[İşten Atmak Yasaklansın Platformu]]></category>

		<category><![CDATA[Kriz]]></category>

		<category><![CDATA[Ürün Sosyalist Dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1270</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/20091010_isten_atmak_yasaklansin_stant_besiktas.jpg" alt="" width="350" height="262" /><strong>İSTANBUL -</strong> Ürün Sosyalist Dergi'nin de bileşeni olduğu İşten Atmak Yasaklansın Komitesi'nin "İşten atmak yasaklansın! Herkese iş!" şiarıyla başlattığı imza kampanyası bugün (10.10.2009) Beşiktaş'ta açılan standta devam etti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/20091010_isten_atmak_yasaklansin_stant_besiktas.jpg" alt="" width="350" height="262" /><strong>İSTANBUL -</strong> Ürün Sosyalist Dergi&#8217;nin de bileşeni olduğu İşten Atmak Yasaklansın Komitesi&#8217;nin &#8220;İşten atmak yasaklansın! Herkese iş!&#8221; şiarıyla başlattığı imza kampanyası bugün (10.10.2009) Beşiktaş&#8217;ta açılan standta devam etti.</p>
<p>Beşiktaş Meydanı&#8217;nda açılan standta son bir yıl içinde dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de yüzbinlerce insanın işten atıldığı anlatıldı. Bunun sonucunda işçi emekçi halkımızın bakkala, manava olan borçlarını ödeyemediği, çocuklarının okul masraflarını karşılayamadığının altı çizildi. Krizin sorumlusu işçiler olmadığı halde patronlar ve onların işbirlikçi hükümetleri tarafından krizin faturasının işçilere, emekçilere kesildiği vurgulandı.</p>
<p>İşsizliğin yasaklanması için yapılan konuşmaların yanı sıra bildiri dağıtımı da gerçekleştirildi. İşçisinden işsizine, öğretmeninden öğrencisine, ev eksenli çalışanından memuruna çok sayıda insan işten atmanın yasaklanması ve işsize iş bulunması için imza verdi. Yapılan sohbetlerde bu kampanyayla herkese iş ve iş güvencesi talebinin yükseltildiği mücedelenin süreceğinin altı çizilerek 2009 yılının sonuna kadar işten atmaların yasaklanması doğrultusundaki yasanın çıkartılması için toplanan imzaların meclise gönderileceği belirtildi. Yaklaşık 5 saat boyunca yapılan çalışma boyunca bin kadar imza toplandı.</p>
<p>İmza standı, yarın da Beşiktaş Meydanı&#8217;nda 12.00 – 17.00 saatleri arasında açık olacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/10/issizlik-kader-degil-bir-imza-da-sen-ver/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Güler Zere katlediliyor!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/09/guler-zere-katlediliyor/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/09/guler-zere-katlediliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 11:13:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[Güler Zere]]></category>

		<category><![CDATA[TÜM-İGD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1287</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/20091009_guler_zere_taksim_yuruyusu.jpg" alt="" width="350" height="262" /><strong>İSTANBUL</strong> - Bugün (09.10.09) saat 19.30'da Taksim tramvay durağında yüzlerce insan Güler Zere'yi özgürlüğüne kavuşturmak ve adalet isteğini haykırmak için tekrar bir araya geldi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/20091009_guler_zere_taksim_yuruyusu.jpg" alt="" width="350" height="262" /><strong>İSTANBUL</strong> - Bugün (09.10.09) saat 19.30&#8242;da Taksim tramvay durağında yüzlerce insan Güler Zere&#8217;yi özgürlüğüne kavuşturmak ve adalet isteğini haykırmak için tekrar bir araya geldi.</p>
<p>TÜM-İGD&#8217;li gençlerin de içinde yer aldığı yüzlerce insan Taksim tramvay durağından Galatasaray Lisesi&#8217;ne doğru “Güler Zere&#8217;ye özgürlük!”, “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın!”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganları eşliğinde yürüyüşe geçti. İstiklal Caddesi&#8217;nde yapılan oturma eyleminde Çav Bella marşı hep bir ağızdan söylenmesinin ardından tüm hasta tutsakların adı sayılarak “Özgürlük!” sloganı atıldı.</p>
<p>Galatasaray Lisesi&#8217;nin önüne gelindiğinde ise basın metni okundu. Metinde siyasal iktidarın hasta tutuklu ve hükümlülere ilişkin sürdürdüğü imha politikasına devam ettiği teşhir edildi. Bu politikanın yılmaz ve ısrarlı uygulayıcısı olan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Adalet Bakanı başta olmak üzere bu mekanizmanın tüm dişlilerinin, yaşamını yitirecek her bir hasta tutsağın katili olacağı belirtildi. Adli Tıp Kurumu&#8217;nun Güler Zere&#8217;ye ilişkin kararını aylardır açıklamadığının altı çizilerek Güler Zere&#8217;nin her geçen gün ölüme yaklaştığı vurgulandı. Güler Zere&#8217;nin katledilmesine izin verilmeyeceği hatırlatılarak “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!”, “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın!” sloganlarıyla basın açıklaması sonlandırıldı.<br />
Diğer Haberler</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/09/guler-zere-katlediliyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Halklara yönelmiş silaha, tezkereye hayır!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/09/halklara-yonelmis-silaha-tezkereye-hayir/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/09/halklara-yonelmis-silaha-tezkereye-hayir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 10:47:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[DTP]]></category>

		<category><![CDATA[Dünya Bankası]]></category>

		<category><![CDATA[IMF]]></category>

		<category><![CDATA[Irak]]></category>

		<category><![CDATA[MHP]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[TBMM]]></category>

		<category><![CDATA[Tezkere]]></category>

		<category><![CDATA[TSK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1276</guid>
		<description><![CDATA[<span><strong>ANKARA</strong> - TBMM, 6 Ekim 2009 Salı günü Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Kuzey Irak’a sınır ötesi operasyonlarına izin veren tezkerenin süresini 17 Ekim 2009’dan başlayarak bir yıl süreyle uzattı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><strong>ANKARA</strong> - TBMM, 6 Ekim 2009 Salı günü Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Kuzey Irak’a sınır ötesi operasyonlarına izin veren tezkerenin süresini 17 Ekim 2009’dan başlayarak bir yıl süreyle uzattı.</span></p>
<p><strong>Türkiye’nin silahlarla dolu günü</strong><br />
6 Ekim 2009 tarihi Türkiye gündemine şiddet ve silahlarla kazındı. Sabah saatlerinde IMF ve Dünya Bankası’nı protesto eden ilerici, yurtsever, devrimci 5000 kişi, polis tarafından biber gazı, silah ve dayak üçlüsüyle sindirilmeye çalışıldı. Her çocuğun IMF politikaları yüzünden mağdur olarak doğduğu ülkemizde IMF ve Dünya Bankası’na karşı olan anti-emperyalistlere polis terörü uygulandı.</p>
<p>İstanbul’da ilerici, devrimci, sosyalist kurumlar ve sendikalar protestolarına karşı uygulanan polis terörünü lanetlemek için Galatasaray Tramvay durağında toplandıkları sırada ajanslara “Meclis Tezkereyi bir yıl uzattı” haberi düştü. Bir tarafta polis tarafından IMF karşıtlarına kullanılan silahlar, bir tarafta TSK tarafından Kuzey Irak topraklarında kullanılacak silahlar.</p>
<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/200910/TBMM_oturum.jpg" alt="" width="350" height="232" /><span>Burjuva medyada ana gündeme taşınmayan bu karar toplumsal olaylar esnasında karara bağlanan vergileri, zamları hatırlattı.</span></p>
<p><strong>Tezkereye AKP, MHP ve CHP’den toplu evet</strong><br />
2007 yılının son çeyreğinde çıkan tezkerenin süresinin bir yıl uzatılması kararı mecliste tartışılırken AKP, MHP ve CHP’nin benzer açıklamaları dikkat çekti. DTP Grup Başkanvekili Gülten Kışnak ise yaptığı konuşmada talep edilen kararın esasında “gençleri bir yıl daha ölmeye ve öldürmeye gönderme yetkisi” olduğunu belirtti. Karar oylamaya katılan AKP, MHP, CHP’li milletvekillerinin 452 oyuyla meclisten geçti. Oyalamaya 475 milletvekili katılmıştı. Karara red oyu verenler ise DTP milletvekilleri ve bağımsız milletvekili Ufuk Uras’tı.</p>
<p><strong>Tezkere halklara yönelmiş bir namludur</strong><br />
Tezkerenin meclisten geçmesinin Ortadoğu topraklarında daha fazla savaş, daha fazla kan demek olduğu açıktır. Yakın bir zamanda tekrar başlamasının gündemde olduğu operasyonlar Ortadoğu’ya ölüm ve gözyaşından başka bir şey vermeyecektir. Tezkere halklara karşı açık bir savaştır. Sözde “demokratik açılım”ın halkı oyalamaktan ibaret olduğunun anlaşıldığı şu günlerde egemen cephenin tezkereye toplu evet oyu vermeleri egemenlerin halklara karşı mücadelede nasıl bir arada olabildiklerini de göstermektedir. Tezkereye halkların kardeşliği şiarına düşman olan, bölgede kargaşa ve çatışma ortamı isteyen anlayışın onlarca yıldır süren saldırılarının son halkası olmaktan başka bir şey değildir.</p>
<p><strong>Tezkere iptal edilsin! Yaşasın halkların kardeşliği!</strong><br />
Tezkereye gerekçe olarak gösterilen ülkeye yönelik tehdit aslında egemenlerin Kürt halkını, Kürt ve Türk halklarının kardeşlik mücadelesini tehdit olarak görmesinden başka bir şey değildir. Meclis, halklara bir kurşun gibi sıkılan tezkereyi derhal geri çekilmeli, ülke içindeki ve dışındaki her türlü operasyonlar durdurulmalıdır. Türkiye’nin ilericileri, yurtseverleri, devrimcileri Kürt halkına ve Kuzey Irak topraklarına yapılan müdahalelerin karşısında olacaktır. Kürt halkıyla sorunu olan egemenlerdir. Kürt ve Türk halklarının kardeşliğini bozmaya çalışanlar yine egemenlerdir. Egemenlerin dayattığı bu anlayışı yıkmanın tek yolu “Yaşasın halkların kardeşliği” şiarını yükseltmek ve bunu tüm ülkeye yaymaktan başka bir şey değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/09/halklara-yonelmis-silaha-tezkereye-hayir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanlık haykırıyor: Merhamet değil adalet istiyoruz!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/03/insanlik-haykiriyor-merhamet-degil-adalet-istiyoruz/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/03/insanlik-haykiriyor-merhamet-degil-adalet-istiyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 11:12:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nikbinlik Gazetesi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TOPLUMSAL]]></category>

		<category><![CDATA[Güler Zere]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=1285</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/ca5579c1722de86e6a2d28e04dc19e51.jpg" alt="" width="350" height="262" /><strong>İSTANBUL -</strong> İlerici, devrimci, yurtsever insanlar iki ayı aşkın bir süredir Taksim’de, AKP binalarının, hastanelerin, adli tıp kurumunun önünde bir araya gelerek hasta tutsakların serbest bırakılması, merhamet değil adaletin yerine getirilmesi talebiyle eylemler gerçekleştirmektedir. Bugün (02.10.2009) bu eylemlerin devamı olarak Galatasaray Tramvay Durağı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/ca5579c1722de86e6a2d28e04dc19e51.jpg" alt="" width="350" height="262" /><strong>İSTANBUL -</strong> İlerici, devrimci, yurtsever insanlar iki ayı aşkın bir süredir Taksim’de, AKP binalarının, hastanelerin, adli tıp kurumunun önünde bir araya gelerek hasta tutsakların serbest bırakılması, merhamet değil adaletin yerine getirilmesi talebiyle eylemler gerçekleştirmektedir. Bugün (02.10.2009) bu eylemlerin devamı olarak Galatasaray Tramvay Durağı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirildi.</p>
<p>Saat 19.30’da Taksim Tramvay Durağı’nda toplanan kitle Galatasaray Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. İlerici gençlerinde aralarında olduğu kitle İstiklal Caddesi’ni “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur”, “Güler Zere’ye özgürlük” sloganlarıyla doldurdular, hep bir ağızdan “Çav Bela” marşını seslendirdiler.</p>
<p>Galatasaray Tramvay Durağı’na varılmasının ardından basın açıklaması okundu. Okunan basın açıklamasında hasta tutsakların serbest bırakılmasının anayasal bir zorunluluk olduğuna, dışarıdaki dostlarının Güler Zere ve diğer devrimci tutsakları asla yalnız bırakmayacağına değinildi. Açıklamanın ardından basın açıklaması sloganlar eşliğinde sona erdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2009/10/03/insanlik-haykiriyor-merhamet-degil-adalet-istiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
