<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Nikbinlik Gazetesi &#187; HABER</title>
	<atom:link href="http://nikbinlik.com/wp/category/haber/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://nikbinlik.com/wp</link>
	<description>Bodrum'un Haber ve Düşün Portalı</description>
	<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 15:33:20 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>İlerici Gençler Siyonist İsrail&#8217;i lanetledi</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/30/ilerici-gencler-siyonist-israili-lanetledi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/30/ilerici-gencler-siyonist-israili-lanetledi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Dec 2008 14:32:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[ENTERNASYONAL]]></category>

		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=771</guid>
		<description><![CDATA[TÜM-İGD&#8217;li gençler 27 Aralık 2008&#8242;de Siyonist İsrail Ordusunun Gazze&#8217;de başlattığı, 380&#8242;in üzerinde Filistinli yurttaşın ölümüne, 3000&#8242;e yakın yaralıya sebep olan ve hâlâ devam eden katliamı protesto etmek amacıyla bugün saat 12:30&#8242;da İstanbul Taksim Tramvay Durağı&#8217;nda basın açıklaması gerçekleştirdi.
Tüm ikili anlaşmalara son verilmelidir!
Okunan basın metninde “Gazze’ye atılan bombalar aslında İstanbul’a, Ankara’ya, Diyarbakır’a, Bağdat’a, Şam’a, Kahire’ye, Beyrut’a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-772" style="float: left; border: 4px solid black; margin-top: 4px; margin-bottom: 4px; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="30122008-tum-igd-filistin-aciklamasi" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/12/30122008-tum-igd-filistin-aciklamasi.jpg" alt="" width="350" height="250" /><span>TÜM-İGD&#8217;li gençler 27 Aralık 2008&#8242;de Siyonist İsrail Ordusunun Gazze&#8217;de başlattığı, 380&#8242;in üzerinde Filistinli yurttaşın ölümüne, 3000&#8242;e yakın yaralıya sebep olan ve hâlâ devam eden katliamı protesto etmek amacıyla bugün saat 12:30&#8242;da İstanbul Taksim Tramvay Durağı&#8217;nda basın açıklaması gerçekleştirdi.</span></p>
<p><strong>Tüm ikili anlaşmalara son verilmelidir!</strong></p>
<p>Okunan basın metninde “Gazze’ye atılan bombalar aslında İstanbul’a, Ankara’ya, Diyarbakır’a, Bağdat’a, Şam’a, Kahire’ye, Beyrut’a da atılıyor. Bu insanlık ayıbına karşı Türkiye derhal harekete geçmelidir. İsrail’le olan ittifak ilişkilerine son verilmeli ve tüm ikili anlaşmalar iptal edilmelidir. Sadece sözlü tepki vermek bu vahşeti desteklemekten öte bir anlam taşımamaktadır. Türkiye işçi sınıfı, emekçi halkımız ve gençlik İsrail’le kirli ittifak ilişkisi kuranları, anlaşmaları imzalayanları ve bu ilişkilere son vermeyen yetkilileri asla unutmayacaktır. Alnımıza bu kara lekeyi sürenlerden mutlaka hesap soracağız.” denildi.</p>
<p>Vicdan sahibi her insanı isyan ettirecek bu katliamı izleyen dünya egemenlerini lanetleyen ilerici gençler, İsrail&#8217;in bu faşist zorbalığına karşı üç maymunu oynayan hükümetlerin ve İsrail&#8217;in cezalandırılmasını istedi.</p>
<p><span><strong>Katil İsrail, özgür Filistin&#8217;den defol!</strong></span></p>
<p>&#8220;Soykırımcı İsrail&#8217;i Cezalandıralım&#8221; pankartı açan ilerici gençler, &#8220;Filistin halkı yalnız değildir&#8221;, &#8220;Tanklara karşı taş, özgür Filistin Kazanacak&#8221;, &#8220;Katil İsrail, işbirlikçi AKP&#8221;, &#8220;Her yer Filistin, hepimiz Filistinliyiz! ve Arapça &#8220;Zafere kadar devrim!&#8221; sloganlarıyla basın açıklamasını bitirdiler. Tramvay Durağı&#8217;nda ki açıklamayı izleyen yurttaşlarımız basın açıklaması okunurken defalarca İsrail siyonizmini lanetledi ve sloganlara katıldı.</p>
<p>İlerici gençler, dün oldu gibi bugün de Filistin halkı ve gençliğiyle dayanışma içinde olacak. Özgür Filistin mücadelesinin yanında olan ilerici gençler, siyonizmi Ortadoğu’dan kovmak istiyor.</p>
<p>Filistin Halkına yok etmeye yönelik uzun süreli bir soykırım hareketinin devamı olan bu saldırıyı Türkiye işçi sınıfı, ülkemiz emekçileri ve gençlik İsrail&#8217;le ittifak ilişkileri kuranları ve bu ilişkilere son vermeyen yetkilileri asla unutmayacaklar.</p>
<p><strong>Filistin halkı yalnız değildir!<br />
Savra Hatten Nasır!<br />
Zafere kadar devrim!</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/30/ilerici-gencler-siyonist-israili-lanetledi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>30 yıldır kanayan yara: Maraş Katliamı</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/24/30-yildir-kanayan-yara-maras-katliami/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/24/30-yildir-kanayan-yara-maras-katliami/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2008 17:19:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<category><![CDATA[MAKALE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=757</guid>
		<description><![CDATA[Tarih bilincimiz Maraş’ta bundan 30 yıl önce tertiplenen faşist katliamı acı ve öfkeyle hatırlayacak.
Türkiye Burjuvazisi; ilericileri, sosyalistleri sindirmek için tüm faşizan yöntemleri kullandı. Çok kültürlü toplumumuzu birbirine düşman etmek için elinden geleni yaptı. Aynı topraktan yiyen, aynı gökyüzünden soluyan Anadolu halklarına Türk-Sünni-Hanefi anlayışını dayattı. Türk-İslam sentezini resmi din olarak pompalayan egemenler kendisinden olmayanlara karşı katliamlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-756" style="float: left; border: 4px solid black; margin-top: 4px; margin-bottom: 4px; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="maras-katliami" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/12/maras-katliami.jpg" alt="" width="300" height="285" /><span>Tarih bilincimiz Maraş’ta bundan 30 yıl önce tertiplenen faşist katliamı acı ve öfkeyle hatırlayacak.</p>
<p>Türkiye Burjuvazisi; ilericileri, sosyalistleri sindirmek için tüm faşizan yöntemleri kullandı. Çok kültürlü toplumumuzu birbirine düşman etmek için elinden geleni yaptı. Aynı topraktan yiyen, aynı gökyüzünden soluyan Anadolu halklarına Türk-Sünni-Hanefi anlayışını dayattı. Türk-İslam sentezini resmi din olarak pompalayan egemenler kendisinden olmayanlara karşı katliamlar düzenledi. 19 Aralık gecesi başlatılan ve 26 Aralık&#8217;ta biten katliamlar dizisi Maraş&#8217;taki Alevileri ve ilericilere yöneltilmiş ve yüzlerce insan katledilmiştir.</p>
<p><strong>Darbe koşullarını sağlamak için ülkenin her bölgesinde faşist provakasyonlar</strong><br />
</span></p>
<p><span>Burjuvazi, 12 Eylül faşist darbesine giden yolu ilericilere, devrimcilere, işçi, köylü, emekçi halkımıza karşı silahlı provakosyonlarla döşemiş, okullarda ilerici, devrimci, sosyalist öğrencilere karşı saldırıları artırmıştır. 1970&#8242;li yıllardan adım adım örülen provakasyonlar ağının bir parçası olan Maraş Katliamı, bu katliamı gerçekleştirenlerin hala aramızdan dolaşmalarından ötürü de hafızalarımızdaki sıcaklığını korumaktadır.</p>
<p><strong>Olaylar ÜGD&#8217;li faşistlerin dinamitli saldırısı ile başladı</strong><br />
</span></p>
<p><span>Katliam planlamasına göre bölgeye çevre illerden ve büyük kentlerden de faşistler getirilecek ve halk kışkırtılacaktı. Maraş bölgesindeki fabrika patronlarının, büyük çiftlik sahiplerinin ve MHP&#8217;lilerin bulunduğu toplantıda yapılacak katliamın ana hatları çizilmiş ve uygulanması için ilk olarak dinamitli bir saldırı yapılmasına karar verilmiştir.</p>
<p>Halk düşmanı MHP&#8217;lilerin faşist beslemelerin toplandığı Ülkücü Gençlik Derneği (ÜGD) üyeleri, 19 Aralık&#8217;ta kentteki Çiçek Sineması&#8217;na, “Güneş Ne Zaman Doğacak” isimli filmin gösteriminde dinamit attı. Patlamanın sorumlusunu &#8220;Alevi-komünistler&#8221; olduğu yayılarak milliyetçiler kışkırtıldı.</p>
<p>(Dinamiti atan Ökkeş Kenger, sonradan ismini Ökkeş Şendiller olarak değiştirerek TBMM&#8217;de milletvekilliği yapmıştır. BBP&#8217;nin kurucularındandır.)</p>
<p>Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup faşist militan &#8220;Kanımız Aksa da Zafer İslam’ın&#8221; ve &#8220;Müslüman Türkiye&#8221; sloganlarıyla CHP il binasına saldırıya geçti ve bölgedeki Alevilerin ve ilericilerin dükkânlarına saldırmaya başladı.</p>
<p>20 Aralık günü çoğunlukla Alevilerin uğrak yeri olan Akın Kıraathanesi bombalandı. 21 Aralık&#8217;ta TÖB-DER&#8217;li Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu sokak ortasında vuruldu. Olaylar giderek tırmanmaya başlamıştı. 22 Aralık günü öldürülen eğitim emekçilerinin için kılınan cenaze namazına saldıran MHP ve ÜGD&#8217;liler, taşlarla sopalarla cenaze namazını &#8220;Komünistlerin ve Alevilerin cenaze namazı kılınmaz&#8221; diyerek bastılar. Sonra Alevilerin ve sosyalistlerin mekânlarına saldırılar devam etti. Faşistler Alevilerin ve solcuların silahlandığı yalanını yayarak Sünni halka silah dağıttı. Ülkemizde yapılan tüm katliamlarda olduğu gibi, CHP olan biteni seyretmekle yetindi. 23 Aralık&#8217;ta Yörükselim Mahallesi faşistler tarafından ablukaya alındı ve insanlar evlerinden zorla çıkartılarak kapıları önünde katledildi. Genç kızlar, nineler, dedeler hatta bir hamile kadın dahi evinin önünde katlediliyordu. Birçok kadına tecavüz edilmişti. Resmi rakamlar 111 kişinin öldüğünü söylüyordu. Yine resmi açıklamalara göre aralarında CHP, TİP, TÖB-DER, POL-DER binalarının ve Sağlık Müdürlüğü&#8217;nün bulunduğu 210 ev ve 70 işyeri yakılıp yıkılmıştı. Kuşkusuz gerçekleştirilen katliam bunun kat ve kat üstündeydi. 24 Aralık&#8217;ta sokağa çıkma yasağı ilan edilmesine rağmen olaylar devam etti.</p>
<p>26 Aralık 1978 13 ilde (Adana, Ankara, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Kars, Malatya, Maraş, Sivas, Şanlıurfa) sıkıyönetim ilan edildi. Egemenler bu katliamla çok istedikleri sıkıyönetimi ilan ettirtebilmişlerdi. Maraş Katliamı egemenlerin kirli iktidarını ne pahasına sürdürdüğünün en açık kanıtlarından biri olarak tarihe geçti.</p>
<p>Katliamdan sonra Adana Sıkıyönetim Mahkemesi&#8217;nde açılan sava 1996&#8242;da zamanaşımına uğrayarak kapanmıştır. Burjuvazi faşistleri kendi yasalarıyla aklamıştır.</p>
<p><strong>Halkımız aklamadı!</strong><br />
</span></p>
<p><span>Bu katliamı gerçekleştirenler egemenlerdir. Hala dönemsel olarak çeşitli provakasyonlar yaratarak tüm emekçi halkımızın içine nifak sokmak için çabalıyorlar. Ama devrimci bilincimiz ve tecrübelerimiz bu yaşananları unutmadı ve unutmayacak. 1978 yılının Aralık ayında MHP&#8217;nin halka uyguladığı bu zulme karşı Maraş&#8217;ta körüklenen direnişin ateşi yanmaya devam ediyor. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/24/30-yildir-kanayan-yara-maras-katliami/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>19 Aralık katliamını unutmadık, unutmayacağız!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/21/19-aralik-katliamini-unutmadik-unutmayacagiz/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/21/19-aralik-katliamini-unutmadik-unutmayacagiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2008 16:57:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=754</guid>
		<description><![CDATA[19 Aralık 2000’de Türkiye’nin çeşitli illerinde 20 hapishaneye “Hayata Dönüş Operasyonu” adı altında bir operasyon gerçekleştirildi.
Hapishanelerdeki tutuklu ve hükümlülerin F tipi hücre sistemine geçişi önlemek amacıyla başlattıkları açlık grevi ve ölüm orucu sürecini baltalamak ve F tipi hücrelere geçişi hızlandırmak için düzenlenen operasyon tarihe 19 Aralık Katliamı olarak geçti. Operasyon sonucunda 32 kişi yaşamını yitirdi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-752" style="float: left; margin-top: 4px; margin-bottom: 4px; margin-left: 5px; margin-right: 5px; border: 4px solid black;" title="19122008-19-aralik-basin-aciklamasi-ankara" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/12/19122008-19-aralik-basin-aciklamasi-ankara.jpg" alt="" width="300" height="225" /><span>19 Aralık 2000’de Türkiye’nin çeşitli illerinde 20 hapishaneye “Hayata Dönüş Operasyonu” adı altında bir operasyon gerçekleştirildi.</span></p>
<p>Hapishanelerdeki tutuklu ve hükümlülerin F tipi hücre sistemine geçişi önlemek amacıyla başlattıkları açlık grevi ve ölüm orucu sürecini baltalamak ve F tipi hücrelere geçişi hızlandırmak için düzenlenen operasyon tarihe 19 Aralık Katliamı olarak geçti. Operasyon sonucunda 32 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi ise yaralandı.</p>
<p>19 Aralık katliamı bugün (20.12.2008), Ankara&#8217;da Yüksel Caddesi’nde yapılan bir basın açıklamasıyla protesto edildi. Alınteri, BDSP, DHF, ESP ve Partizan’ın örgütleyicisi olduğu eylemde TÜM-İGD de destekçi ve imzacı olarak yerini aldı. Eyleme ayrıca Marksist Bakış ve DİP de destek verdi. Saat 18.00’da Sakarya’dan meşalelerle başlayan yürüyüşte, Ziya Gökalp Caddesi trafiğe kapatılarak Yüksel Caddesi’ne gelindi. Yürüyüş boyunca sık sık “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Katil devlet hesap verecek!”, “Bedel ödedik, bedel ödeteceğiz!”, “Yaşasın 19 Aralık direnişimiz!” sloganları atıldı. Yürüyüş sırasında yol kenarlarında alkışlayan insanlar, 19 Aralık katliamının unutulmadığının bir göstergesiydi.</p>
<p>Yüksel Caddesi’ne gelindiğinde basın açıklamasına geçmeden önce 19 Aralık şehitleri nezdinde bütün devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Ardından basın açıklaması okundu. Açıklamada 19 Aralık’ın yalnızca katliam değil; aynı zamanda bir direniş olduğuna, devrimci iradenin teslim alınamadığına dikkat çekildi. Okunan şiirlerle eylem sona erdi.</p>
<p><strong>Katil devlet hesap verecek!<br />
19 Aralık şehitleri ölümsüzdür!<br />
Yaşasın devrimci dayanışma!</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/21/19-aralik-katliamini-unutmadik-unutmayacagiz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bodrum&#8217;da hayvanlar katli devam ediyor</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/13/bodrumda-hayvanlar-katli-devam-ediyor/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/13/bodrumda-hayvanlar-katli-devam-ediyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Dec 2008 17:16:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=724</guid>
		<description><![CDATA[Bodrum İlçesi Göltürkbükü Beldesi&#8217;nde, sahipli 12 köpek ve 6 kedi zehirli kıyma verilerek öldürüldü. Bir çoğu cins olan köpek ve kedilerin öldürülmesi, hayvanseverlerin tepkilerine neden oldu.
Bodrum Hayvan Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Bahar Kopal, zehirlenen kedi ve köpeklerin sayısının daha fazla olabileceğini belirterek şunları söyledi:
“Sadece son bir yıl içerisinde 80 köpek ve 30 kedi zehirlenerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 4px solid black; margin-left: 4px; margin-right: 4px; float: left;" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/12/hayvan-katli-aralik-2008.jpeg" alt="" width="350" height="281" />Bodrum İlçesi Göltürkbükü Beldesi&#8217;nde, sahipli 12 köpek ve 6 kedi zehirli kıyma verilerek öldürüldü. Bir çoğu cins olan köpek ve kedilerin öldürülmesi, hayvanseverlerin tepkilerine neden oldu.</p>
<p>Bodrum Hayvan Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Bahar Kopal, zehirlenen kedi ve köpeklerin sayısının daha fazla olabileceğini belirterek şunları söyledi:</p>
<p>“Sadece son bir yıl içerisinde 80 köpek ve 30 kedi zehirlenerek öldürüldü. Dernek olarak, kısırlaştırma ve tedavi yöntemleri ile hayvan sayısını kontrol altına almaya çalışıyoruz. Ancak, belediyenin Hayvan Hakları Kanunu doğrultusunda tek bir adım atmadığı gibi, köpeklerin zehirlenerek öldürülmesi yönünde ciddi bir tedbir almayıp, şu ana kadar hiç bir suçlunun bulunup cezalandırılmaması nedeniyle gelecek günler için endişe içindeyiz. Yine de buna rağmen, belediyeye, savcılığa ve jandarmaya suç duyurusunda bulunacağız.”</p>
<p><strong>Belediye: İlgimiz yok</strong></p>
<p>Belediye zabıta ekipleri de hayvan leşlerini toplayarak, sorumluların bulunması için çalışma başlattıklarını belirtti. Göltürkbükü Belediye Başkanı Halil İbrahim Kaynar ise, hayvanların öldürülmesiyle kendilerinin bir ilgisinin bulunmadığını söyledi. Kaynar, kendisinin de hayvan sever olduğunu, bir köpeği bulunduğunu belirterek, “Zehirlenen hayvanların büyük bölümü sahipli ve villa bahçesinde. Buradan yola çıkarak, hayvanları hırsızların öldürmüş olabileceğini düşünüyoruz. Bu konuda jandarmayla çalışma başlattık” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dört yıldır köpekler zehirleniyor</strong></p>
<p>Bir yıl içinde üçüncü köpeği zehirlenerek öldürülen Güneş Çakıroğlu, gözyaşlarını tutamadı. Çakıroğlu, yastığı ve mama tasıyla birlikte köpeği Gold&#8217;u villanın bahçesine gömerek, “Beldemizde 4 yıldır köpekler zehirleniyor. Katliamlar bayramda da devam etti. Göltürkbükü&#8217;nü turizmin gözde bir merkezi olduğunu söylüyor, Fransa sahillerine benzetiyoruz ama uygarlığın buraya uğramadığına da tanık oluyoruz” diyerek, tepkisini dile getirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/13/bodrumda-hayvanlar-katli-devam-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tüm yurtta olduğu gibi Bodrum&#8217;da da polis şiddeti!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/08/tum-yurtta-oldugu-gibi-bodrumda-da-polis-siddeti/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/08/tum-yurtta-oldugu-gibi-bodrumda-da-polis-siddeti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2008 15:01:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=707</guid>
		<description><![CDATA[Kumbahçe mevkiindeki Mavi Bar’da eğlenmeye giden Cengiz Genç isimli vatandaş iki sivil polisi tarafından darp edildiğini iddia etti. İddiaya göre O.K. ve E.K. isimli sivil polis memurları tarafından bardan dışarı çıkarılan mağdur yere yatırılarak elleri arkadan elleri kelepçelendi. Daha sonra Bodrum Emniyet Müdürlüğüne götürülen ayağındaki kırılmanın ve vücudundaki doktor raporu ile tespitli cop izlerinin O.K. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 4px solid black; margin-left: 5px; margin-right: 5px; float: left;" src="http://nikbinlik.files.wordpress.com/2008/12/cengiz-genc-haber.jpg" alt="" width="320" height="201" />Kumbahçe mevkiindeki Mavi Bar’da eğlenmeye giden Cengiz Genç isimli vatandaş iki sivil polisi tarafından darp edildiğini iddia etti. İddiaya göre O.K. ve E.K. isimli sivil polis memurları tarafından bardan dışarı çıkarılan mağdur yere yatırılarak elleri arkadan elleri kelepçelendi. Daha sonra Bodrum Emniyet Müdürlüğüne götürülen ayağındaki kırılmanın ve vücudundaki doktor raporu ile tespitli cop izlerinin O.K. ve E.K. isimli görevli polisler tarafından yapılan işkence esnasında meydana geldiğini ifade etti. Polislerin kendisi hakkında alışıldık tarzla mukavemet iddiasına da değinen Genç “Ellerim arakadan kelepçeli idi. O durumda nasıl silahlı iki resmi güce mukavemet edebilirdim. Resmi araçlarının sileceklerini kırıp üstüme atmışlar. Elleri arkadan kelepçeli birisi nasıl araç sileceği kırabilir? Mağdur Cengiz Genç’in avukatı Necdet Sağıroğlu müvekkilini karakolda hırpalanmış görünce emniyetteki kamera kayıtlarını sordu. Avukat Sağıroğlu’na görevli amir tarafından kamera sisteminde arıza olduğu bildirildi.</p>
<p>Evinde tedavi gören kaptan Cengiz Genç, polis memurları hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirtirken, olayı şöyle anlattı:</p>
<p>Bu iki polis memuru daha önce de beni gözaltına almıştı. Hakkımda ‘polise mukavemet’ suçlamasıyla dava açılmıştı. Ancak beraatle sonuçlandı. Önceki akşam tekrar karşılaştığımızda yine bana hakaret etmeye başladılar. Ben de elimdeki, beraat kararını göstermek istedim. Kağıdı alıp yırtarak beni karga tulumba gözaltına aldılar. Suçum olmadığını, arkadaşlarımla bara gelerek eğlenmekten başka bir niyetim olmadığını söylememe rağmen bileklerime kelepçe takıp sürükleyerek arabaya bindirip Bodrum Emniyet Müdürlüğü&#8217;ne götürdüler. Götürürken telsizden ‘Asayişi boşaltın’ dediklerini duydum. Asayişe götürdüklerinde ellerindeki coplarla vücudumun çeşitli yerlerine vurdular. Sol bacağıma copla vurup kırdılar. Daha sonra hastaneye götürdüler ve alçıya alındı. Yaklaşık 7 saat sonra alçılı ayak ile çıktığım mahkemede polisler benden davacı oldukları için 2500 YTL kefaletle ve adli kontrollü olarak serbest kalabildim.”</p>
<p><strong>Vatandaşlıktan çıkarım</strong></p>
<p>Yapılan ölçümlerde 130 promil alkollü çıktığını, ancak olay anında son derece kontrollü olduğunu savunan Genç, “Gerekirse Emniyet&#8217;teki kamera görüntüleri de incelenebilir. Daha önce de birkaç kez bu polislerin sözlü tacizlerine uğradım. AB&#8217;ye girmekte olan ülkemizde polisin korumakla yükümlü olduğu vatandaşına yönelik şiddet olayları gittikçe artıyor. Vatandaş alkollü de suçlu da olabilir. Eğer benim suçum varsa, cezamı hakimler ve kanun mu yoksa eline copu alan polis mi vermeli? Eğer bu mahkeme sonucunda, ayağımı kıran polisler beraat eder, benim de suçlu olduğum söylenirse Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarım. Şiddetin ve darpın olmadığı başka bir ülkenin vatandaşlığına geçerim. Buradan tüm yetkililere sesleniyorum, polis şiddet olaylarından vazgeçsin. Vatandaşın vergisinden aldığı maaşının karşılığını hak etsin, işini yapsın” diye konuştu.</p>
<p>Bodrum’un çiçeği burnunda Emniyet Müdürü Niyazi Turgay ise olayı o gece telsizle takip ettiğini söyleyerek, Genç’in sol bacağındaki kırılmanın polis otosuna bindirilirken gerçekleştiğini ifade etti.</p>
<p><em><strong>Not:</strong> Bu haber Bodrumca Gazetesi&#8217;nin internet sitesi&#8217;nde 08.12.2008 tarihinde SUÇLUYSA VATANDAŞLIKTAN ÇIKACAK adıyla yayınlanan haberden alınmıştır.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/08/tum-yurtta-oldugu-gibi-bodrumda-da-polis-siddeti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bodrum&#8217;da 5. kat girişimi Danıştay&#8217;dan döndü!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/06/bodrumda-5-kat-girisimi-danistaydan-dondu/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/06/bodrumda-5-kat-girisimi-danistaydan-dondu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Dec 2008 12:59:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=713</guid>
		<description><![CDATA[Gazetemizde 10 Mayıs 2008&#8242;de Bodrum&#8217;a beş kata kadar imar izni vereceği öne sürülen plana karşı Bodrum’da 5. Kata Hayır! haberiyle protesto etmiştik. Karar mahkemeye intikal etmişti. Bodrum Mimarlar Odası Temsilciliği ve Bodrum Yarımadası’ndaki dokuz belediyenin başvurusunu değerlendiren Danıştay 6. Dairesi, daha önce kısmen iptal ettiği 1/25 bin ölçekli Bodrum Yarımadası Çevre Düzeni Planı’nın yürütmesini tamamen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 4px solid black; margin-left: 5px; margin-right: 5px; float: left;" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/05/bodrum-kotu-mimari-nikbinlik-gazetesi.jpg" alt="" width="300" height="225" />Gazetemizde 10 Mayıs 2008&#8242;de Bodrum&#8217;a beş kata kadar imar izni vereceği öne sürülen plana karşı <a href="http://nikbinlik.com/wp/2008/05/10/bodrumda-5-kata-hayir/">Bodrum’da 5. Kata Hayır!</a> haberiyle protesto etmiştik. Karar mahkemeye intikal etmişti. Bodrum Mimarlar Odası Temsilciliği ve Bodrum Yarımadası’ndaki dokuz belediyenin başvurusunu değerlendiren Danıştay 6. Dairesi, daha önce kısmen iptal ettiği 1/25 bin ölçekli Bodrum Yarımadası Çevre Düzeni Planı’nın yürütmesini tamamen durdurdu.</p>
<p><strong>Bodrum’a bayram hediyesi</strong></p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın hazırladığı planın Bodrum’u beton yığınına çevireceğini, doğal SİT alanlarını da golf sahalarına kurban edeceğini savunan Mahmut Yıldırım, iptali için bugüne kadar 100’ün üzerinde dava açıldığını anlattı, “Sakıncalarla dolu olan planın birçok maddesine ve aslına itiraz edip 2007’nin eylül ayında yürütmenin durdurulması için Danıştay’a dava açmıştık. Bodrumlu STK’lar ve dokuz belediyeyle ortaklaşa açılan davada 20 Kasım 2008 tarihinde Danıştay 6. Dairesi’nin yürütmenin durdurulması kararı verdiğini öğrendik. Kararın ardından 1/25 binlik plan yapma yetkisinin kimde olduğunun devlet tarafından kesinleştirilmesi gerekir. Hükümetin bir karar verip imar planlarının kimin yapacağına karar vermesi lazım. Bunun ardından ilgili kılınacak bakanlık ile Bodrumlular’ın birlikte hazırlayacağı bir plan Bodrum’un geleceğini kurtarır. Bodrum’un imar değil idam planına Danıştay’ın dur demesi Bodrumlular’ın haklılığını bir kez daha ortaya koydu. Rant ve talanı arttıracak, 5 bin yıllık kenti beton yığına çevirecek planın iptali bayram hediyesi oldu.”</p>
<p><em><a href="http://www.mimarlarodasibodrum.org/danistay_karari.pdf">Danıştay kararını okumak için tıklayınız</a></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/12/06/bodrumda-5-kat-girisimi-danistaydan-dondu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TÜM-İGD: Krizin faturasını ödememek için alanlara!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/24/krizin-faturasini-odememek-icin-alanlara/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/24/krizin-faturasini-odememek-icin-alanlara/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2008 19:01:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=699</guid>
		<description><![CDATA[Kapitalizmin içine girdiği kriz dalga dalga yayılırken Türkiye de krizin ateşlerine girmeye başladı.
Daha dün başbakan ve hükümet temsilcileri “bizde kriz yok”, “mali yapımız sağlam” diye demeçler verirken; bugün bir yandan üretimin yavaşlatılması, ücretsiz izinlerle üretime ara verilmesi ve nihayet toplu işten çıkarmalar başlarken, diğer yandan elektrik, doğalgaz gibi zamlarla zam furyasının fitili ateşleniyor.
Türkiye’nin de krizin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/tum-igd-logo-buyuk.gif"><img class="alignleft alignnone size-medium wp-image-655" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px; margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="tum-igd-logo-buyuk" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/tum-igd-logo-buyuk-300x107.gif" alt="" width="300" height="107" /></a><span>Kapitalizmin içine girdiği kriz dalga dalga yayılırken Türkiye de krizin ateşlerine girmeye başladı.</span></p>
<p>Daha dün başbakan ve hükümet temsilcileri “bizde kriz yok”, “mali yapımız sağlam” diye demeçler verirken; bugün bir yandan üretimin yavaşlatılması, ücretsiz izinlerle üretime ara verilmesi ve nihayet toplu işten çıkarmalar başlarken, diğer yandan elektrik, doğalgaz gibi zamlarla zam furyasının fitili ateşleniyor.</p>
<p>Türkiye’nin de krizin içine yuvarlandığının açık bir şekilde ortaya çıktığı bugünlerde işsizlik Azrail gibi kol gezerken egemen medya çevrelerinde işçilerin işlerini kaybetmemek için gerekirse <em>bir yıl zam almadan çalışmayı</em> istediği, gerekirse <em>sosyal güvenlik primlerinin ödenmeyebileceğini</em> söyledikleri yer alıyor. Bunlar işçilerin değil patronların fikirleridir. AKP hükümetinin fikirleridir. İşçi sınıfına ve emekçi halkımıza “ölümü gösterip sıtmaya razı etme” politikası uygulanmak isteniyor. İşçilerin, kamu emekçilerinin, köylülerin, kadınların ve gençlerin ekonomik krizin faturasını ödemeye ikna etmek için çalışıyorlar.</p>
<p><strong>İşçilere cefa, patronlara sefa! Yeter artık!</strong></p>
<p><span>Krizden çıkmak için işçilerin, emekçilerin fedakârlık yapmaları gerektiği yönündeki masallarla bizleri uyuşturmaya çalışanlar, patronların burjuvazinin yüksek gelirlerine, lüks yaşantılarına pek dil uzatmıyor. Oysa krizin gerçek sorumluları patronlardır, burjuvazidir ve onların siyasi-ekonomik işlerini yürütmekle yükümlü olan hükümettir. Bunalım sistemin bunalımı, kapitalizmin bunalımıdır.</span></p>
<p>Yıllardır liberalizm, serbest piyasa masallarıyla yürüttükleri özelleştirme politikalarıyla kamu olanaklarını yağma edenler şimdi devletin kendilerini korumasını-kurtarmasını istiyorlar. Hani ekonomi sizin işinizdi. Hani en iyisini siz yapardınız. Ne oldu bütün liberalizm söylemlerinize? Şimdi bütün ekonomi yönetiminin külfetini işçilerin, emekçilerin çekmesini istiyorsunuz. Kapitalizmin ünlü kuralı yine karşımıza çıkıyor: “Kapitalizmde bütün kârlar özelleştirilir, bütün zararlar kamulaştırılır.” Krizin bedelini sorumluları ödeyecek. İşçiler, emekçiler değil!</p>
<p><strong>“Hem fabrikalar, hem de toprak. Her şey emekçinin malı”</strong></p>
<p><span>Alnımızın terini sömürerek elde ettikleri servetlerle bize efendilik taslayanların, özelleştirmeleri dünyanın en iyi en gerekli şeyi olarak önümüze sürenlerin, kedileri lüks içinde yaşarken bizi açlığa mahkûm edenlerin bütün yalanları ortaya çıktı. Bütün her şey onların istediği gibiyken; bizi sendikasız, sigortasız kölelik koşullarında çalıştırıyorken; açlık sınırında yaşamaya mahkûm etmişken; kamunun bütün olanakları, malları kapitalistlere peşkeş çekilmişken yapabilecekleri işte bu kadar. Bizi ekonomik krize sürüklemek.</span></p>
<p>Bugüne “kadar devlet küçülsün, her şey özelleştirilsin” diyerek; “biz olmazsak ekonomi yürümez” diyerek; serbest piyasa propagandası yapan özel sektörün ve onların siyasi temsilcilerinin bütün dayanakları çökmüştür. Kendi asalaklıklarını topluma kabul ettirmek için söyledikleri yalanları kendileri açık etmiştir. Kapitalizmin akıl dışı bir sistem olduğu ve bir avuç zenginin kendi lüks yaşantıları ve kâr hırsları yüzünden bütün bir insanlığı felakete sürüklemesine dayandığı artık gün gibi ortadadır.</p>
<p>Krizden çıkışın yolu, bizi sömürerek, bizden çalarak kendilerine mülk edindikleri fabrikaları, toprağı, üretim araçlarını bütün emeğin malı haline getirmektir. Üretimi kâr için değil toplumsal ihtiyaç için plânlı bir şekilde yapmaktır. Ücretli kölelik düzenine son vermek, “gündüzlerinde sömürülmeyen / gecelerinde aç yatılmayan / ekmek, gül ve hürriyet günleri” ni, sosyalizmi kurmaktır.</p>
<p><strong>29 Kasım’da Ankara’dayız</strong></p>
<p><span>İlerici gençlik olarak DİSK ve KESK öncülüğünde yapılacak olan “Krize, işsizliğe, yoksulluğa ve zamlara karşı Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi” ne katılıyoruz. Bütün işçileri, emekçileri, köylüleri, kadınları, gençleri krize karşı sesini yükseltmeye, mitinge katılmaya çağırıyoruz.</span></p>
<p><strong>İş, ekmek yoksa barış da yok<br />
Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz<br />
Gençlik devrim istiyor<br />
Ücretli kölelik düzenini yıkacağız</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/24/krizin-faturasini-odememek-icin-alanlara/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TMMOB Bodrum&#8217;da kriz ve zamlara karşı basın açıklaması yaptı</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/22/tmmob-bodrumda-kriz-ve-zamlara-karsi-basin-aciklamasi-yapti/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/22/tmmob-bodrumda-kriz-ve-zamlara-karsi-basin-aciklamasi-yapti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2008 08:00:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=696</guid>
		<description><![CDATA[Türk Mimar ve Mühendisler Odası Birliği TMMOB&#8217; Türkiye genelinde 23 il ve ilçede yapacağı &#8220;Krize, AKP&#8217;ye, Gericiliğe, Neoliberalizme, Irkçılığa Karşı Sokakta Sözünü Söylüyor&#8221; başlıklı basın açıklamasını bugün (21.11.2008) 12:30&#8242;da Bodrum&#8217;da da gerçekleştirdi. Bodrum İskele meydanı&#8217;nda gerçekleştirilen Basın Açıklamasını Makina Mühendisleri Odası Bodrum Şubesi Başkan Yardımcısı Abdullah Uzun tarafından okundu. Açıklamaya Bodrum&#8217;daki demokratik kitle örgütleri, bazı sendika temsilcileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px; border: black 4px solid;" src="http://nikbinlik.wordpress.com/files/2008/11/22-kasim-tmmob-bodrum-basin-aciklamasi.jpg" alt="" width="300" height="240" />Türk Mimar ve Mühendisler Odası Birliği TMMOB&#8217; Türkiye genelinde 23 il ve ilçede yapacağı &#8220;Krize, AKP&#8217;ye, Gericiliğe, Neoliberalizme, Irkçılığa Karşı Sokakta Sözünü Söylüyor&#8221; başlıklı basın açıklamasını bugün (21.11.2008) 12:30&#8242;da Bodrum&#8217;da da gerçekleştirdi. Bodrum İskele meydanı&#8217;nda gerçekleştirilen Basın Açıklamasını Makina Mühendisleri Odası Bodrum Şubesi Başkan Yardımcısı Abdullah Uzun tarafından okundu. Açıklamaya Bodrum&#8217;daki demokratik kitle örgütleri, bazı sendika temsilcileri ve Bodrum halkıyla birlikte Bodrum&#8217;lu TÜM-İGD&#8217;liler de katıldı.</p>
<p>AKP Hükümetinin uyguladığı yanlış ekonomi politikaları ve sermayenin kâr hırsı nedeniyle içinde girilen kriz sonucunda, işsizlik, yoksulluk ve hayat pahalılığıının her geçen gün daha da arttığı kaydedilen açıklamada, bu duruma itiraz eden, krizin bedelini ödemek istemeyen milyonlarca yurttaşın son dönemde ülkenin her yerinde sesini yükselttiği belirtildi. AKP hükümetinin sokaklarda yükselen bu sesi duymazdan gelerek, &#8220;işsizlik, yoksulluk ve hayata pahalılığına karşı emek ve demokrasi programı&#8221;nı hayata geçirmek yerine antidemokratik uygulamalar ve gerilimi tırmandırıcı politikalarla toplumsal muhalefeti susturmaya çalıştığı vurgulandı.</p>
<p>Bu krizin sorumlusunun &#8220;Üsttkine han hamam, alttakine din iman&#8221; düzeninin sürdürücüsü siyasal iktidar ve işbirlikçilerinin olduğunu, &#8220;Yangına körükle gitmeyin&#8221; diyenlerin aslında yangını çıkaranlar olduğu belirtildi.</p>
<p>AKP&#8217;nin Dünya Bankası, IMF, AB ve benzeri kuruluşların dayattıkları yapısal uyum ve istikrar programlarıyla &#8220;zam ve zulüm&#8221; düzeni getirenlere, ekonomiyi üretime değil ranta dayandırararak emekçi halkın tepesine bindiğini ve buna artık karşı çıkılması gerekildiği belirten Uzun, siyasal iktidara &#8220;yeter artık&#8221; diyoruz dedi.</p>
<p>Günün &#8220;Emperyalizmin Krizine, AKP&#8217;ye, Gericiliğe, Neoliberalizme, Irkçılığa Karşı&#8221; birlik olma günü olduğunu, Şimdi geri adım atmadan temel hak ve özgürlüklere sahip çıkma zamanıdır diyen Uzun, sözünü &#8220;Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz&#8221; sloganıyla açıklamasını bitirdi. Basın açıklaması alkış ve sloganlarla birlikte tamamlandı.</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/22/tmmob-bodrumda-kriz-ve-zamlara-karsi-basin-aciklamasi-yapti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şiddete, ırkçılığa, sömürüye karşı, kadınlar alanlara!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/21/siddete-irkciliga-somuruye-karsi-kadinlar-alanlara/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/21/siddete-irkciliga-somuruye-karsi-kadinlar-alanlara/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 09:08:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=694</guid>
		<description><![CDATA[25 Kasım 1960 tarihinde Dominik Cumhuriyeti’nde Trujillo diktatörlüğü döneminde Sosyal Değişim Hareketi’nden Mirabel Kardeşler, arabalarından indirilip, tecavüz edildikten sonra vahşice öldürülürler.Latin Amerikalı ve Karayipli kadınların önerisiyle her yıl 25 Kasım günü onların anısına ithafen 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak kabul edilir.
Mirabel Kardeşlerin, özgürlük ve insanca bir yaşam için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>25 Kasım 1960 tarihinde Dominik Cumhuriyeti’nde Trujillo diktatörlüğü döneminde Sosyal Değişim Hareketi’nden Mirabel Kardeşler, arabalarından indirilip, tecavüz edildikten sonra vahşice öldürülürler.Latin Amerikalı ve Karayipli kadınların önerisiyle her yıl 25 Kasım günü onların anısına ithafen 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak kabul edilir.</p>
<p>Mirabel Kardeşlerin, özgürlük ve insanca bir yaşam için verdikleri mücadele, dünyanın her yerinde bulunan kadın hareketleri için bir sembol oldu. Ve kadınlar, her 25 Kasım’da sokaklarda, alanlarda kapitalist erkek egemen zihniyetin, kadına yönelik uyguladığı şiddet politikalarına hayır diyor.</p>
<p><strong>Bu 25 Kasım’da da İstanbul TÜM-İGD’li Kadınlar haykırıyor!</strong></p>
<p>İstanbul TÜM-İGD’li Kadınlar 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü” dolayısıyla bir dizi etkinlik gerçekleştiriyor.22 Kasım 2008 Cumartesi günü saat 14.00’da, TÜM-İGD Genel Merkezi’nde, “İnsanca Bir Yaşam İçin Kadınlar Tartışıyor” konulu söyleşi ve “Tek Başına” filminin gösterimi gerçekleştirilecek.<br />
23 Kasım 2008 Pazar günü ise, saat 12.30’da yapılacak basın açıklaması için Taksim tramvay durağında buluşulacak.</p>
<p>Kimsenin namusu olmamak için, bedenlerimizin bir savaş ganimeti olmaktan kurtulması için; gerici ve cinsiyetçi hükümet politikalarına hayır demek için, fuhuşa, cinsel sömürüye, tacize, tecavüze dur demek için; töre namus cinayetlerine kurban gitmemek için; gözaltında işkence, cinsel taciz ve tecavüze dur demek için; baba-koca-ağabey-devlet-töre ablukasını dağıtmak için, eğitimde cinsiyet ayrımcılığına son vermek için; sigortasız, sendikasız, güvencesiz çalıştırmaya dur demek için, kadınlar sokaklara, alanlara, mücadeleye!</p>
<p><strong>Emekçi kadın TÜM-İGD’ye katıl!<br />
Yaşasın kadın dayanışması!<br />
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img style="margin-left: 5px; margin-right: 5px;" src="http://nikbinlik.wordpress.com/files/2008/11/25-kasim-tum-igdli-kadinlar.jpg" alt="" width="400" height="566" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/21/siddete-irkciliga-somuruye-karsi-kadinlar-alanlara/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi&#8221; çalışmaları başladı!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/19/emek-baris-ve-demokrasi-mitingi-calismalari-basladi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/19/emek-baris-ve-demokrasi-mitingi-calismalari-basladi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 16:38:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=693</guid>
		<description><![CDATA[Ankara’da 29 Kasım’da DİSK ve KESK öncülüğünde yapılacak olan “Krize, işsizliğe, yoksulluğa ve zamlara karşı Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi” için çalışmalar başladı.DİSK Ankara Bölge Temsilciliği Kızılay’da Dev.Maden-Sen Genel Merkezi önünde açtığı stantla insanları mitinge davet ediyor.
İlerici gençler de tüm gün boyunca sendika standında çalışmalara aktif olarak katılıyorlar. Stant 29 Kasım’a kadar Mithatpaşa Caddesi ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #393939;"><img class="alignleft" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px; border: black 4px solid;" src="http://nikbinlik.wordpress.com/files/2008/11/29-kasim-ankara-mitingi-calismalari.jpg" alt="" width="300" height="183" />Ankara’da 29 Kasım’da DİSK ve KESK öncülüğünde yapılacak olan “Krize, işsizliğe, yoksulluğa ve zamlara karşı Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi” için çalışmalar başladı.DİSK Ankara Bölge Temsilciliği Kızılay’da Dev.Maden-Sen Genel Merkezi önünde açtığı stantla insanları mitinge davet ediyor.</p>
<p>İlerici gençler de tüm gün boyunca sendika standında çalışmalara aktif olarak katılıyorlar. Stant 29 Kasım’a kadar Mithatpaşa Caddesi ile Süleyman Sırrı Caddesi’nin kesiştiği yerde, Dev.Maden-Sen Genel Merkezi önünde açık kalacak.</p>
<p>Çalışmalarda sermayenin yarattığı krizin faturasının emekçi halka kesildiği, emekçilerin ise bu faturayı ödemeyeceği vurgulanıyor. Başta doğalgaz ve elektrik olmak üzere temel ihtiyaç maddelerine yapılan zamlar, artan işçi çıkarmalar, hayat pahalılığı, yoksulluk derken emekçilerin boğazı günden güne sıkılıyor, halkın yaşamını sürdürmesi zorlaşıyor. Nüfusun binde birine bile denk gelmeyen bir avuç sermayedarın servetini korumak için, milyonlarca kişinin işiyle, aşıyla ve geleceğiyle oynanıyor. “Krizin faturasını krizi yaratanlar ödesin, biz ödemeyeceğiz!” diyen işçiler, memurlar, emekçiler, köylüler, öğrenciler 29 Kasım’da saat 10.00’da Hipodrom’da buluşuyor, saat 13.00’da Sıhhiye Meydanı’na yürüyor.</p>
<p><span style="color: #393939;">İlerici gençler olarak 29 Kasım günü bizler de mitingde yerimizi alacağız. Toplumun tüm ilerici kesimlerine çağrımızdır. 29 Kasım’da krize, işsizliğe, yoksulluğa ve zamlara karşı Emek, Barış ve Demokrasi mitinginde buluşalım!</p>
<p><strong>Mitingi Destekleyenler:</strong></p>
<p></span></p>
<p></span></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/19/emek-baris-ve-demokrasi-mitingi-calismalari-basladi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Lisede aşk ve zimmet skandalı</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/13/lisede-ask-ve-zimmet-skandali/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/13/lisede-ask-ve-zimmet-skandali/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2008 15:39:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=675</guid>
		<description><![CDATA[Bodrum İlçesi, Turgutreis beldesinde bir lisede adı aşk skandalı ile zimmetine para geçirme olaylarına karışan bir müdür ile üç öğretmen başka okullara gönderildi.
Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Turgutreis beldesinde 450 öğrencinin eğitim gördüğü Hayırlı Sabancı Lisesi&#8217;nde üç yıldır müdürlük yapan K.T. ile gönül ilişkisine girdiği iddia edilen 46 yaşındaki İngilizce öğretmeni Ü.G.P.‘nin okuldaki ilişkileri öğretmen ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px; border: 4px solid black;" src="http://nikbinlik.wordpress.com/files/2008/11/sabanci-lisesi-skandali.jpg" alt="" />Bodrum İlçesi, Turgutreis beldesinde bir lisede adı aşk skandalı ile zimmetine para geçirme olaylarına karışan bir müdür ile üç öğretmen başka okullara gönderildi.</p>
<p>Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Turgutreis beldesinde 450 öğrencinin eğitim gördüğü Hayırlı Sabancı Lisesi&#8217;nde üç yıldır müdürlük yapan K.T. ile gönül ilişkisine girdiği iddia edilen 46 yaşındaki İngilizce öğretmeni Ü.G.P.‘nin okuldaki ilişkileri öğretmen ve velilerin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Kaymakamlığa müracaat etmesi ile gündeme geldi. Bir grup öğrenci velisinin altı ay önce İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kaymakamlığa şikayet dilekçesi vererek müdürün okulda zimmetine para geçirdiği, okulda at yarışı oynadığı ve öğretmenleri teşvik ettiği, rüşvet karşılığı devamsızlıkları sildiği ve buna öğretmenler B.B. ile Ü.B.‘nin yardım ettiği öne sürdü. Okulda görevli İngilizce öğretmeni Ü.G.P. ile aşk yaşayan evli ve üç çocuk babası 49 yaşındaki K.T.‘nin kendisini evlenme vaadi ile kandırdığını iddia etmesi ve sözünde durmaması nedeniyle çıkan kavgada darp edildiği ve iki ay önce karakolluk olduğu da anlaşıldı. İngilizce öğretmeni Ü.G.N.‘nin Müdür K.T.‘yi evlilik vaadiyle kandırdığı iddiasıyla savcılığa şikayet ettiği de ortaya çıktı. İngilizce öğretmeni Ü.G.P’nin çok popüler bir internet sitesindeki seksi ve dekolte kıyafetli fotoğrafları öğrencilerin elinden eline dolaşmaya başladığı ve öğretmenin bu fotoğrafları sınıfta öğrencilerine gösterdiği, öğretmenin fotoğrafların Bodrum’da günün konusu haline geldiği iddia edildi.</p>
<p>Öğretmen ve velilerin şikayetleri üzerine soruşturma başlatan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün talebi üzerine Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gelen iki müfettiş soruşturmayı üç hafta önce tamamladı. Müfettişlerin hazırladığı raporda K.T.’nin okul aile birliği tarafından toplanan bağışlardan 18 bin YTL‘yi zimmetine geçirdiği, para karşılığında öğrencilerin devamsızlıklarını sildiği, ayrıca okul içinde yasak aşk yaşayarak iffetsizlik yaptığı tespitleri yer aldığı iddia edildi. Raporda K.T.’nin Ü.G.P. ile okul içinde bile cinsel ilişkide bulunduğu, öğretmenler odasında birbirlerine “Aşkım” diyerek hitap etti iddialarının okulda konuşulduğu da yeraldı.</p>
<p><strong>Müdür ve Öğretmenler sürüldü</strong></p>
<p>Soruşturma sonunda K.T. Ankara‘da bir liseye gönderildi. Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu meslekten men istemiyle K.T.‘nin savunmasını da istedi. Olayların ardından Ü.G.P İzmir’e, B.B. Şanlıurfa’ya ve Ü.B. ise İstanbul’a tayin edildi. Bodrum Kaymakamı Abdullah Kalkan “Olay İlçe Milli Eğitim ve Kaymakamlığa bildirilmesinin ardından en hızlı biçimde değerlendirildi, soruşturuldu ve gereken yapıldı. İdari ve adli soruşturma devam ediyor. Okullarımızda yaşanmaması gereken bu durumların yaşanması gerçekten üzüntü verici, ancak ilgili makamlar olayı duyar duymaz harekete geçti ve sonuçlandırdı, soruşturmalar devam ediyor” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/13/lisede-ask-ve-zimmet-skandali/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bodrum&#8217;da balon balıklarına dikkat!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/11/balon-baliklarina-dikkat/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/11/balon-baliklarina-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 16:17:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=681</guid>
		<description><![CDATA[Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde bu yıl ikince kez görülen ve zehirli olduğu bilinen balon balığı, balıkçıları tedirgin etti.
Hint Okyanusu’nda yaşayan ve Süveyş Kanalı ile Akdeniz’i aşıp Bodrum’a kadar gelen yavru balon balığı, Yalıkavak Beldesi açıklarındaki Tilkicik Mevkii’nde avlanan balıkçıların ağlarına takıldı. Balıkçı Osman Gökmen, “Güney Asya’da yaşanan Tsunami felaketinden sonra okyanusta yaşayan balıkların başka denizlere göç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" src="http://nikbinlik.wordpress.com/files/2008/11/balon-baligi.jpeg" alt="" />Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde bu yıl ikince kez görülen ve zehirli olduğu bilinen balon balığı, balıkçıları tedirgin etti.</p>
<p>Hint Okyanusu’nda yaşayan ve Süveyş Kanalı ile Akdeniz’i aşıp Bodrum’a kadar gelen yavru balon balığı, Yalıkavak Beldesi açıklarındaki Tilkicik Mevkii’nde avlanan balıkçıların ağlarına takıldı. Balıkçı Osman Gökmen, “Güney Asya’da yaşanan Tsunami felaketinden sonra okyanusta yaşayan balıkların başka denizlere göç ettiği iddia ediliyordu. Son yıllarda da Bodrum’da ilginç balıklar görmeye başladık. Bunlardan biri de zehirli olduğu bilinen balon balığı. Yavru olduğuna göre artık buralarda üremeye başladıkları ortaya çıkıyor. Görenler sakın bu balığa dokunmasın çok tehlikeli olabilir” dedi. Balığın barındırdığı bir maddenin siyanürden daha etkili olduğunu ve bilinçsizce tüketildiği hallerde ölüme yol açabileceğini kaydeden Gökmen, “Balon balığı bölgemizde sık rastlanan bir tür değil. Son yıllarda Süveyş Kanalı&#8217;nı aşarak buraya geliyor. Balıkta siyanürden daha etkili bir madde bulunuyor. Bu maddeden, kanser hastalarının ağrılarını dindirmek ve uyuşturucu bağımlılarını tedavi etmek için bir ilaç yapılmaya çalışıldığını, bilimadamlarının bu konuda araştırma yaptığını biliyoruz. Ayrıca, Japonya’da balon balığını sadece sertifikalı aşçıların pişirebildiğini öğrendik. Bu balık son derece tehlikeli olabilir” diye konuştu.</p>
<p>Görenleri şaşkına çeviren balon balığı bir süre iskelede sergilendikten sonra yeniden doğal yaşama bırakıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/11/balon-baliklarina-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mavi Yol Girişimi&#8217;nden Macit Gündoğdu&#8217;ya cevap!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/09/mavi-yol-girisiminden-macit-gundogduya-cevap/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/09/mavi-yol-girisiminden-macit-gundogduya-cevap/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Nov 2008 13:27:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=665</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz Pazar günü AKP kongresinde bir konuşma yapan Ak Parti eski ilçe Başkanı Macit Gündoğdu, Mavi yol Girişimi’ni ve Bodrum Yurttaş İnisiyatifini yasa dışı olarak nitelendirmişti. Gündoğdu’ya ilk cevap Mavi Yol Girişimi’nden geldi.
Yaklaşan yerel seçimler ve siyasi kaygılar nedeniyle Mavi Yol Girişimi’ni yasa dışı bir oluşum olarak göstermek asılsızdır, çirkindir ve hiçbir ahlaki değere uymamaktadır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" src="http://nikbinlik.wordpress.com/files/2008/11/mavi-yol-girisimi-manset.jpg" alt="" width="300" height="194" />Geçtiğimiz Pazar günü AKP kongresinde bir konuşma yapan Ak Parti eski ilçe Başkanı Macit Gündoğdu, Mavi yol Girişimi’ni ve Bodrum Yurttaş İnisiyatifini yasa dışı olarak nitelendirmişti. Gündoğdu’ya ilk cevap Mavi Yol Girişimi’nden geldi.</p>
<p>Yaklaşan yerel seçimler ve siyasi kaygılar nedeniyle Mavi Yol Girişimi’ni yasa dışı bir oluşum olarak göstermek asılsızdır, çirkindir ve hiçbir ahlaki değere uymamaktadır ifadesinde bulun Mavi Yol Girişimi, Macit Gündoğdu’yu kendilerini bu yanlıştan dönmeye ve özür dilemeye davet etti.</p>
<p><strong><em>Yapılan Basın Açıklaması:</em></strong></p>
<p>Kanunun bu amir hükmü karşısında, daha önce de dernek başkanlığı yapmış AKP İlçe eski Başkanı’nın Mavi Yol Girişimi’ni yasal olmamakla suçlaması, bu güne kadar verdiği mücadele, oluşturduğu kamuoyu ve yaptığı yasal müracaatlarla daha yaşanılabilir bir çevre oluşturmak için çalışan Mavi Yol Girişimi’nin kamuoyu önünde yanlış algılanmasına sebep olmak amacı taşıdığını göstermektedir.</p>
<p>Bodrum Yarımadası ve çevresindeki doğal ve tarihi değerlerimiz üzerinde yapılan yanlış uygulamalara karşı ortak bir tavır almak, yaşanan tahribatı azaltıp kamuoyunda ortak bir akıl ve bilinç oluşturmak. Anayasal bir hak olan çevre hakkının her medeni ülkede olduğu gibi ülkemizde de etkin bir şekilde kullanılması için mücadele etmek ve Anayasa’nın 26. ve 56. maddeleri ile Dernekler Yasasının 25. maddesinde yer alan “Dernekler, amaçları ile ilgisi bulunan ve kanunlarla yasaklanmayan alanlarda, kendi aralarında veya vakıf, sendika ve benzeri sivil toplum kuruluşlarıyla ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere ve yetkili organlarının kararı ile plâtformlar oluşturabilirler” bu yetkiye ve hakka sahiptir.</p>
<p>“Çevreyi Savunmak Yaşamı Savunmaktır” ilkesi ve bilinciyle Mavi Yol Girişimi adı altında güç birliği ile Sivil toplum örgütleri ve meslek odaları, yönetim kurullarında aldıkları kararlarla yasal olarak Mavi Yol Girişimi’nin çalışmaları içinde yer almışlardır</p>
<p>Bodrum Yarımadası’nda yaşayanların yaşanabilir ve sürdürülebilir bir yaşam kalitesine ulaşması için partiler üstü çalışan bir platformdur. Mavi Yol Girişimi hiçbir siyasi parti ve görüş ayırt etmeksizin daha yaşanılabilir bir çevre için mücadelesini hukuk kuralları çerçevesinde vermekte olup, salt herhangi bir belediye başkanının yanında hareket etmesi var olma amacına aykırıdır.</p>
<p>Dünyada ve Türkiye’de örneklerinin var olduğu paylaşım ve birlikte hareket edebilme becerisine sahip Mavi Yol Girişimi gibi oluşacak platformlarda farklı derneklerin, vakıfların, meslek odalarının, sendikaların ve partilerin bir araya gelerek ortak söylem oluşturmaları ile daha demokratik ve üretken bir ülkede yaşamamız dileğiyle&#8230;</p>
<p><strong>Mavi Yol Girişimi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/09/mavi-yol-girisiminden-macit-gundogduya-cevap/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aksona Mehmet&#8217;in teknesi müze oluyor</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/01/aksona-mehmetin-teknesi-muze-oluyor/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/01/aksona-mehmetin-teknesi-muze-oluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2008 11:51:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=660</guid>
		<description><![CDATA[“Bodrum’da süngercilik de balıkçılık da öldü” diyen Aksona Mehmet, Bodrum’un en eski sünger teknesi ‘Aksona’yı Bodrum Sualtı ve Arkeoloji Müzesi’ne bağışlama kararı aldı.
Adını süngercilerin yüzeye çıkarken vurgun yememek için verdikleri moladan alan Aksona, 8.5 metrelik tirhandil tipi bir tekne. Tekneden 55 yılda 200’ü aşkın süngercinin ekmek yediğini anlatan ‘Aksona Mehmet’ “Altı yedi kişi kumanya alıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" src="http://nikbinlik.wordpress.com/files/2008/11/aksona-mehmet.jpg" alt="" width="300" height="362" />“Bodrum’da süngercilik de balıkçılık da öldü” diyen Aksona Mehmet, Bodrum’un en eski sünger teknesi ‘Aksona’yı Bodrum Sualtı ve Arkeoloji Müzesi’ne bağışlama kararı aldı.</p>
<p>Adını süngercilerin yüzeye çıkarken vurgun yememek için verdikleri moladan alan Aksona, 8.5 metrelik tirhandil tipi bir tekne. Tekneden 55 yılda 200’ü aşkın süngercinin ekmek yediğini anlatan ‘Aksona Mehmet’ “Altı yedi kişi kumanya alıp açılır, günlerce sünger çıkarırdık” dedi.  Müze müdürü Yaşar Yıldız ise “Bodrumlu süngerciler sayesinde binlerce yıllık batıkların yerlerini tespit ettik. Bodrum Müzesi, süngerciler sayesinde dünyanın sayılı müzeleri arasına girdi” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/11/01/aksona-mehmetin-teknesi-muze-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TÜM-İGD 3. Kongresini yaptı</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/29/tum-igd-3-kongresini-yapti-karar-genclik-devrim-istiyor/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/29/tum-igd-3-kongresini-yapti-karar-genclik-devrim-istiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 13:04:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENÇLİK]]></category>

		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=653</guid>
		<description><![CDATA[Tüm İlerici Gençlik Derneği&#8217;nin 3. Olağan Genel Kurulu 25-26 Ekim 2008 tarihlerinde İstanbul&#8217;da gerçekleştirildi.
İki gün süren toplantıların birinci gününde hem 2. Olağan Genel Kurul&#8217;dan bu yana yapılanlar masaya yatırıldı, hem de gelecekte uygulayacağımız politikalar tartışıldı. İkinci gün ise yönetim ve denetim kurulu seçimi yapıldı.
Kongrenin birinci günü, Bodrum TÜM-İGD üyelerinin gerçekleştirdiği yazılama ve afiş çalışması sırasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-654" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="tum-igd-3-genel-kurul-resimleri-kucuk-manset" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/tum-igd-3-genel-kurul-resimleri-kucuk-manset.jpg" alt="" width="300" height="205" /><span>Tüm İlerici Gençlik Derneği&#8217;nin 3. Olağan Genel Kurulu 25-26 Ekim 2008 tarihlerinde İstanbul&#8217;da gerçekleştirildi.</span></p>
<p>İki gün süren toplantıların birinci gününde hem 2. Olağan Genel Kurul&#8217;dan bu yana yapılanlar masaya yatırıldı, hem de gelecekte uygulayacağımız politikalar tartışıldı. İkinci gün ise yönetim ve denetim kurulu seçimi yapıldı.</p>
<p>Kongrenin birinci günü, Bodrum TÜM-İGD üyelerinin gerçekleştirdiği yazılama ve afiş çalışması sırasında gözaltına alınmasıyla ilgili Bodrum yerel basınında yayınlanan haber görüntüleriyle başladı. Çeşitli ilerlerden temsilcilerin katıldığı TÜM-İGD üyelerinin yanı sıra ÜRÜN Sosyalist Dergi okurlarının ve dostlarımızın katılımıyla zenginleşen kongre, divan kurulu seçimiyle başladı. Divan kurulunun devrim şehitleri için saygı duruşuna daveti ve saygı duruşu sırasında hep bir ağızdan Enternasyonal Marşı’nın okunmasıyla oturum başladı.</p>
<p>Saygı duruşunun ardından ÜRÜN Sosyalist Dergi adına Fatma Şenden, kongreyi kutlayan bir konuşma yaptı. TÜM-İGD’nin giderek daha güçlü daha görünür olmasının tüm dostları sevindirdiğini kaydeden Fatma Şenden, mücadelenin gençlikle sınırlı kalamayacağını, tüm toplumsal kesimlerin mücadelesinin örgütlenmesi gerektiğini ve bu aşamada gençlere büyük iş düştüğünü belirtti.</p>
<p><strong>İlklerle dolu üç yıl</strong></p>
<p><span>Daha sonra TÜM-İGD&#8217;nin Ekim 2005 2. Olağan Genel Kurulu&#8217;ndan Ekim 2008&#8242;e kadarki faaliyetlerini içeren bir sunum yapıldı. İlk önce dünya ve Türkiye gündeminin değerlendirildiği sunumda, TÜM-İGD’nin eylem ve faaliyetlerine ayrıntılı olarak yer verildi. Sunumun en dikkat çekici bölümü ise ilerici gençlik hareketinin 80’lerin sonunda likidatörleri, pasifistleri, teslimiyetçileri saflarından uzaklaştırmasından bu yana gerçekleştirdiği “ilklerin” anlatıldığı bölümdü:</span></p>
<p>&#8220;2005 yılındaki kongremizden bu yana TÜM-İGD olarak çok yürüdük, çok yol aldık ama yorulmadık. Sesimize ses, gücümüze güç ve bilincimize bilinç kattık. Nice engeller çıktı karşımıza yılmadık direndik mücadeleye devam zaferimizin teminatıdır dedik. İşçi köylü öğrenci gençlik ve ilerici kadınlar olarak bu üç yıl boyunca daha önce yapamadığımız eylemlilikleri yaptık ve birçok alanda ilklerimizi gerçekleştirdik.” denilen bölümde özellikle TÜM-İGD’nin ilk bağımsız kampanyası olan 8 Mart 2007 çalışmaları, ilk bağımsız eylemi olan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü dolayısıyla yapılan Taksim Meydanından Galatasaray Lisesi önüne yürüyüş, 12 Eylül protestosu mitinglerinde ilk kez dört bölgede birden mitinglere katılmak gibi ilerici gençliğin yeni dönemde ulaştığı aşamaları gösteren bölümler dikkat çekti. Daha sonra eylem ve etkinliklerin ayrıntılı olarak anlatıldığı bölüme geçildi. Sunumun bu bölümü ilerici gençler tarafından sık sık alkışlarla kesildi. Ayrıca sunum boyunca ilerici gençlerin yaptıkları çalışmaların fotoğraflarından oluşturulan fotoğraflarla slayt gösterimi yapıldı.</p>
<p><strong>“Gençlik Devrim İstiyor!”</strong></p>
<p><span>Kongre çalışmalarına Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden temsili düzeyde katılan ilerici gençler bölgelerinde yaptıkları ve yapacakları çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundular. Mersin, Bursa, Kütahya, Kastamonu, Dersim, Bodrum, Ankara, İzmir, Bergama gibi birçok il ve ilçeden gelen ilerici gençler, önümüzdeki dönemle ilgili olarak genel politikalarımız ve mücadele yöntemlerimiz ile ilgili canlı tartışmaların yaşandığı bölüme geçildi. Özellikle derinleşen kriz ve buna ilişkin olası mücadele biçimleri pratiğe dönük olarak tartışıldı.</span></p>
<p>3. Olağan Genel Kurul&#8217;un ikinci günü (26 Ekim 08) saat 14.00&#8242;da Büro Emekçileri Sendikası&#8217;nın Mecidiyeköy Şubesi’nde gerçekleştirildi. Divan kurulunun seçilmesinin ardından başça geçtiğimiz günlerde işkencede öldürülen Engin Çeber olmak üzere tüm devrim şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi. Ardından salona genel kurul toplantı gündemi sunuldu. Yönetim Kurulu faaliyet raporu açıklandı. Raporun ardından yeni yönetim kurulu ve denetim kurullarının seçimine geçildi. Yapılan seçimde yeni dönemin yönetim ve denetim kurulu asil ve yedek üyelerini oy birliğiyle seçildi. Yeni yönetim ve denetim kurulunun daha önce bu düzeyde görev almamış arkadaşlardan seçilmesi ise TÜM-İGD’nin, ilerici gençlik hareketinin fidanının yeni sürgünler verdiğinin en açık göstergesiydi.</p>
<p>3. Olağan Genel Kurul&#8217;a işçi gençlik, öğrenci gençlik, köylü gençlik, kadın, Kürt ulusal mücadelesi ve emperyalist işgaller ve savaşlarla ilgili sunulan önergeler oy birliğiyle kabul edildi. Ayrıca Burhaniye, Bursa ve Badırma&#8217;dan dostların yazdığı mesaj okundu.</p>
<p>Tüm İlerici Gençlik Derneği, kökleri 1920lere dayanan geleneğin genç neferleri olarak ihanet ve likidasyona rağmen kesintisiz olarak taşıdıkları bu bayrağı yükselterek mücadeleyi sürdüreceğini haykırdı. İlerici gençler 3. Kongrede, birliklerini sağlamlaştırarak, örgütsel gücünü pekiştirerek yeni dönem çalışmaları için hazırlıklarını başlattı.</p>
<p><strong>TÜM-İGD bayrağı daha daha yukarı!<br />
Tohumlar çatlıyor, TÜM-İGD büyüyor!<br />
Yolumuz işçi sınıfının yoludur!</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/29/tum-igd-3-kongresini-yapti-karar-genclik-devrim-istiyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürt sorunuda barışçıl çözüm mümkündür!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/21/kurt-sorunuda-bariscil-cozum-mumkundur/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/21/kurt-sorunuda-bariscil-cozum-mumkundur/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2008 11:11:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<category><![CDATA[MAKALE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=659</guid>
		<description><![CDATA[İmralı Cezaevinde bulunan Abdullah Öcalan&#8217;a yapılan fiziki şiddet ve kötü muameleye tepki olarak son bir kaç gündür bir çok ilde Kürt halkı ve demokratik kitle örgütleri eylemlilikler gerçekleştiriyor.
Demokratik Toplum Partisi ,Abdullah Öcalan için gösterilerin sürdüğü Diyarbakır&#8217;da basın toplantısı düzenledi. DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Öcalan&#8217;a yönelik fiziki saldırının Kürt halkı ve onuruna yönelik olduğunu kaydetti. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/doguda-yasanan-olaylar.jpg"><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-658" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="doguda-yasanan-olaylar" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/doguda-yasanan-olaylar.jpg" alt="" width="260" height="195" /></a><span>İmralı Cezaevinde bulunan Abdullah Öcalan&#8217;a yapılan fiziki şiddet ve kötü muameleye tepki olarak son bir kaç gündür bir çok ilde Kürt halkı ve demokratik kitle örgütleri eylemlilikler gerçekleştiriyor.</span></p>
<p>Demokratik Toplum Partisi ,Abdullah Öcalan için gösterilerin sürdüğü Diyarbakır&#8217;da basın toplantısı düzenledi. DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Öcalan&#8217;a yönelik fiziki saldırının Kürt halkı ve onuruna yönelik olduğunu kaydetti. Abdullah Öcalan&#8217;ın avukatları da, müvekkillerinin İmralı&#8217;da maruz kaldığı işkence ve kötü muamele ile ilgili olarak sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.</p>
<p>Özellikle Diyarbakır, Şırnak, Hakkari, Van ve hemen hemen bütün kürt illerinde yoğun eylemlilikler son üç gündür sürüyor. Eylemlerde polisin ve askerin müdehalesi sonucu Doğu Beyazıt&#8217;ta 1 kişi plastik mermi ile vurularak hayatını kaybederken; eylemlerin gerçekleştirildiği illerde yüzün üzerinde gözaltı gerçekleşti. Yüzlerce insan yaralandı. Eylemlerin gerçekleştiği bölgede polis sık sık halkın üzerine ateş açarken, esnaf kepenk kapatıyor.</p>
<p>Özellikle Tayyip Erdoğan&#8217;ın Diyarbakır ziyaretiyle alevlenen gösteriler hala devam ediyor. Öcalan&#8217;a yönelik kötü muamele nedeniyle İstanbul&#8217;da da bir çok gösteri gerçekleşiyor.</p>
<p>Bölgede AKP&#8217;nin toplumsal tabanının olduğu bilinen illerde dahi geniş katılımlı protestoların düzenlenmesi, esnafın kepenk kapatması, Erdoğan&#8217;a dönük yoğun tepkiler nasıl büyük bir toplumsal hassasiyetin olduğunun göstergesidir. Bu hassasiyet dikkate alınmalı insanların demokratik tepkilerine demokratik yanıtlar üretilmelidir. Tuksakların tecrit koşullarında tutulması, işkence ve kötü müdahele yapılması kabul edilemez. İnsanlık suçudur.</p>
<p>Toplumsal hassasiyetler dikkate alınmalı, toplumsal hoş görü geliştirilmeli, Kürt sorununa adil, demokratik, barışçıl çözüm sağlanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/21/kurt-sorunuda-bariscil-cozum-mumkundur/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Engin Çeber Ölümsüzdür!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/17/engin-ceber-olumsuzdur/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/17/engin-ceber-olumsuzdur/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2008 13:01:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=636</guid>
		<description><![CDATA[28 Eylül 2008 tarihinde Yürüyüş dergisi dağıtımı sırasında 3 arkadaşıyla birlikte gözaltına alınan, önce karakolda sonra da tutuklanarak götürüldüğü Metris cezaevinde işkence gören Engin Çeber’in yaşamını yitirmesinin ardından başta TAYAD’lılar olmak üzere birçok kurum birçok ilde eylemlilikler gerçekleştirdi suç duyurusunda bulundu.
Sistemin efendileri! de tepkili
CHP Genel Sekreter Yardımcısı, İstanbul milletvekili Mehmet Sevigen tarafından Çeber’in ölümü meclis [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright alignnone" style="float: right; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" src="http://www.ilericigenclik.org/images/news/7fdc1a630c238af0815181f9faa190f5.jpg" alt="" width="117" height="74" />28 Eylül 2008 tarihinde Yürüyüş dergisi dağıtımı sırasında 3 arkadaşıyla birlikte gözaltına alınan, önce karakolda sonra da tutuklanarak götürüldüğü Metris cezaevinde işkence gören Engin Çeber’in yaşamını yitirmesinin ardından başta TAYAD’lılar olmak üzere birçok kurum birçok ilde eylemlilikler gerçekleştirdi suç duyurusunda bulundu.</p>
<p><strong>Sistemin efendileri! de tepkili</strong><br />
CHP Genel Sekreter Yardımcısı, İstanbul milletvekili Mehmet Sevigen tarafından Çeber’in ölümü meclis gündemine de taşındı. Cumhurbaşkanından başbakanına, başbakanından adalet bakanına kadar kapitalizmin tüm uşakları Çeber’in ölümünden kaynaklı üzüntülerini dile getirdiler. İşkence yaptıkları iddiasıyla 19 kişi geçici olarak görevden alınarak haklarında soruşturma başaltıldı. Ancak Çeber’in soruşturmasına gizlilik kararı konuldu. Çeber’in avukatları bu kararın önceki katliamlar gibi katilleri koruma kalkanı olmasından endişe ettiklerini dile getirdiler.</p>
<p><strong>Yine aynı savunma</strong><br />
İşkence yapan kolluk kuvvetlerinden çok tanıdık bir savunma geldi. Orantılı güç kullandıklarını söyleyen işkenceciler, yaptıkları katliamı kabul ederken sanki ölüme sebebiyet vermemiş gibi pervasızca kullandıkları gücün orantılı olduğunu savundular. Hatırlayacağımız üzere geçtiğimiz 1 Mayıs’ta İstanbul’u gazıyla, copuyla, kolluk kuvvetiyle felce uğratan İstanbul Valisi Güler’den ve Emniyet Müdürü Cerrah’tan da aynı savunmayı dinlemiştik.</p>
<p><strong>Boş sözlere karnımız tok</strong><br />
Şiddetin her an tırmandırıldığı, toplumla mücadele yasasıyla, tezkere kararıyla şiddetin meşrulaştırıldığı günümüzde, Engin Çeber’in işkencede katledilmesi bu coğrafyada gerçekleşen ilk katliam değil. Ama egemenler ağız birliği edercesine Çeber’in katli sanki istisnai bir durummuş gibi demeçler veriyorlar. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin Çeber’in ailesinden devleti ve hükümeti adına özür dilerken; Çeber’in babasından anlamlı bir yanıt geliyor: “Özür dilemek oğlumu geri getirmez, artık yeni Enginler ölmesin”.</p>
<p>Her ne kadar Cumhurbaşkanı Gül Türkiye’de herkes fikrini söyleme özgürlüğüne sahiptir dese de bizler bu özgürlüğün bedeli ölüm olsa dahi ödemek koşuluyla olduğunu biliyoruz. Her hak arayışımızda karşımıza panzerlerini coplarını çıkarmaktan çekinmeyen devlet ne kadar özgürlükçü olduğunun en güzel örneğini yaşadığımız son 1 Mayıs’ta tekrar gözler önüne serdi. Bizler, bu ülkenin, devrimcileri, sosyalistleri, ilericiler olarak, bu özgürlüğün bedelini, faşist darbelerle, faili meçhul cinayetlerle, işkencelerde ölümlerle, hapishanelerde yakılarak, F tipinde tecride mahkum edilerek, sokak ortasında vurularak, birçok kez ödedik.</p>
<p>Biz devrimci, sosyalist, ilerici gençler olarak; en ufak bir muhalefet karşısında dahi faşist yüzünü göstermekten çekinmeyen devlet ve onun kolluk kuvvetlerinin sayısız katliamlarını unutmadık, unutmayacağız. Bir kez daha haykırıyoruz;</p>
<p><strong>Katil devlet hesap verecek!<br />
Devrim şehitleri ölümsüzdür!<br />
Yaşasın devrimci dayanışma!<br />
Yaşasın devrim ve sosyalizm!</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/17/engin-ceber-olumsuzdur/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bodrum EDAŞ sayaç değişiminin faturasını halka yıkıyor</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/11/bodrum-aedas-sayac-degisiminin-faturasini-halka-yikiyor/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/11/bodrum-aedas-sayac-degisiminin-faturasini-halka-yikiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Oct 2008 07:49:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=628</guid>
		<description><![CDATA[Bodrum Aydem EDAŞ, eski elektrik sayaçlarını yeni dijital sayaçlarla değiştirmenin faturasını halkımızdan çıkarıyor. Türk Kuyular Caddesi&#8217;ndeki ev ve işyeri sahipleri, elektrik sayaçları değiştirildikten sonra faturaların iki-üç kat fazla geldiğini iddia etti.
Aydem EDAŞ&#8217;ın geçtiğimiz bir kaç aydır sayaç değiştirme süreci Bodrum halkını çileden çıkarıdı. Eski faturalarına göre çok yüksek rakamlı faturalara maruz kalan Bodrumlular Aydem EDAŞ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-631" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="ampul-elektirik-haberi" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/ampul-elektirik-haberi.jpg" alt="" width="300" height="195" />Bodrum Aydem EDAŞ, eski elektrik sayaçlarını yeni dijital sayaçlarla değiştirmenin faturasını halkımızdan çıkarıyor. Türk Kuyular Caddesi&#8217;ndeki ev ve işyeri sahipleri, elektrik sayaçları değiştirildikten sonra faturaların iki-üç kat fazla geldiğini iddia etti.</p>
<p>Aydem EDAŞ&#8217;ın geçtiğimiz bir kaç aydır sayaç değiştirme süreci Bodrum halkını çileden çıkarıdı. Eski faturalarına göre çok yüksek rakamlı faturalara maruz kalan Bodrumlular Aydem EDAŞ yönetimine itiraz dilekçeleriyle başvurmaya başladı.</p>
<p>Hatalı ve yanlış gelen faturalar karmaşa yaratırken, Aydem EDAŞ yönetiminin dijital sayaçların masrafını faturala yansıtarak Bodrumlulara ödetmek istemeside halk tarafından tepkiyle karşılandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/11/bodrum-aedas-sayac-degisiminin-faturasini-halka-yikiyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bodrum&#8217;da ihmarkârlık yüzünden sel oluyor</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/05/bodrumda-ihmarkarlik-yuzunden-sel-oluyor/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/05/bodrumda-ihmarkarlik-yuzunden-sel-oluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Oct 2008 08:38:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=617</guid>
		<description><![CDATA[10 dakikalık yağmurlarda Bodrum&#8217;u her zaman sel mi basacak? Bu sorunun cevabı ormanlarımız yakıldıkça, yakılan bölgelere imar yapıldıkça ve Mazlum Ağan gibi pasif, iş yapmayan bir belediyecilik anlayışı Bodrum&#8217;da hakim oldukça devam edecek.
Bugün 12 civarında gerçekleşen 10 dakikalık şiddetli yağmur sonucunda yine her sene defalarca yaşadığımız bildik görüntülerlerle karşılaştık.
Bodrum merkez de artık her yağmurda su [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-619" style="float: left; margin-left: 4px; margin-right: 4px;" title="bodrum-sel-aldi" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/bodrum-sel-aldi.jpg" alt="" width="300" height="199" />10 dakikalık yağmurlarda Bodrum&#8217;u her zaman sel mi basacak? Bu sorunun cevabı ormanlarımız yakıldıkça, yakılan bölgelere imar yapıldıkça ve Mazlum Ağan gibi pasif, iş yapmayan bir belediyecilik anlayışı Bodrum&#8217;da hakim oldukça devam edecek.</p>
<p>Bugün 12 civarında gerçekleşen 10 dakikalık şiddetli yağmur sonucunda yine her sene defalarca yaşadığımız bildik görüntülerlerle karşılaştık.</p>
<p>Bodrum merkez de artık her yağmurda su birikintileri oluşuyor. Bozuk, temizlenmeyen su kanalları ve çarpık kentleşme sebebiyle biriken sorunlar, ormanlarımız yakıldıkça toprağın suyu emememe ve suyla çamur olup sürüklenmesi Bodrum halkına ve esnafına maddi zarar yaratıyor. Bu maddi zarar bizzat belediyenin sorumluluğunda olmasına rağmen zararlar karşılanmıyor.</p>
<p>Bodrum halkı, deniz seviyesine yakın olan ya da su kanallarının bulunduğu sokaklarda sağlıklı bir şekilde konaklayamıyor. Biriken su her yeri çamur deryasına dönüştürüyor. Ve Mazlum Ağan bu süreçte kaçak otellere karşı çıkmıyor, ağaçlık bölgelerin yakılıp imara açılmasına karşı çıkmıyor ve bir çok sorunu çözümsüz bırakıyor.</p>
<p>Bodrum gibi denize kıyısı olan ve etrafında bir çok tepelik bulunan bir coğrafya da sel yaşanması ancak ve ancak bu ekonomik v e siyasi anlayışın 21. yy&#8217;da ne akdar çaresiz kaldığının göstergesidir. Mazlum Ağan Bodrum Merkez&#8217;de Bodrumlularla bayramlaşırken Bodrum&#8217;da yaşayan bir çok kişinin evine çamurlu su giriyor. Hangisi samimiyet göstergesidir? Bayram kutlamak mı? Bodrum&#8217;un sorunlarına çözüm üreten emekten yana bir belediye başkanı olmak mı?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/05/bodrumda-ihmarkarlik-yuzunden-sel-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Karakolda tekme, tokat ve coplarla dövüldüm</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/04/karakolda-tekme-tokat-ve-coplarla-dovuldum/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/04/karakolda-tekme-tokat-ve-coplarla-dovuldum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2008 08:07:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=615</guid>
		<description><![CDATA[Marmaris`te ifade alınması için götürüldüğü karakolda dayak yediğini, polislerin belinde cop kırdığını iddia eden kişi suç duyurusunda bulundu.
Eski kız arkadaşıyla tartıştıktan sonra kız arkadaşının şikayeti doğrultusunda ifade alınması için 19 Eylül`de karakola götürüldüğünü ifade eden 26 yaşındaki Levent Özsoy, karakoldaki işlemleri sürerken eski kız arkadaşının polisi yanıltıcı ifadeler verdiğini fark ettiğini, alkolün de etkisiyle olaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-616" style="float: left; margin-left: 4px; margin-right: 4px;" title="karakolda-dayak" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/karakolda-dayak.jpg" alt="" width="295" height="352" />Marmaris`te ifade alınması için götürüldüğü karakolda dayak yediğini, polislerin belinde cop kırdığını iddia eden kişi suç duyurusunda bulundu.</p>
<p>Eski kız arkadaşıyla tartıştıktan sonra kız arkadaşının şikayeti doğrultusunda ifade alınması için 19 Eylül`de karakola götürüldüğünü ifade eden 26 yaşındaki Levent Özsoy, karakoldaki işlemleri sürerken eski kız arkadaşının polisi yanıltıcı ifadeler verdiğini fark ettiğini, alkolün de etkisiyle olaya sözle müdahale ettiğini iddia ederek, “Bu gelişme sonrasında karakolda görevli 5-6 polis tarafından tekme, tokat ve coplarla dövüldüm. Ellerimi kelepçeleyerek beni nezarethane yerine, karakoldaki bir merdiven altına attılar. Polisler yaklaşık 2 saat boyunca aralıklarla beni tekme, tokat ve coplarla darbetti” dedi.</p>
<p>Özsoy, eline takılan kelepçelerin bileklerini parçalaması sonrasında çıkarılmasını fırsat bilerek cep telefonuyla babasından yardım istediğini öne sürerek, şöyle konuştu: “Avukat olan babamla uzun süre beni görüştürmediler. Babamın ısrarı üzerine ambulansla hastaneye kaldırıldım ve tedavi altına alındım, vücudumda morarmadık nokta kalmamıştı. Belimde cop kıran ve bana dayak atan 5-6 polisten savcılıkta şikayetçi oldum ve polislerden ikisini savcılıkta teşhis ettim. Olaya karışan en az 3-4 polis daha var, onlar birilerince korunuyor. Yasal haklarımı aramak için gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuracağım.”</p>
<p><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; color: black;">Muğla Emniyet Müdürü Emin Körpe de olayı doğrulayarak: “Aldığım ilk bilgiye göre, 1 polis memuru dayak attığını kabul etmiş, bu doğrultuda tahkikat genişletiliyor” diye konuştu. </span></p>
<p>Savcılığın polisler hakkında soruşturma başlattığı öğrenildi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/04/karakolda-tekme-tokat-ve-coplarla-dovuldum/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mahmut Dikerdem 15. ölüm yıldönümünde anıldı</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/03/mahmut-dikerdem-15-olum-yildonumunde-anildi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/03/mahmut-dikerdem-15-olum-yildonumunde-anildi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 07:52:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=612</guid>
		<description><![CDATA[Barış Derneği kurucularından işçi sınıfı dostu Mahmut Dikerdem bugün (03.10.2008) İstanbul Kadıköy Karacaahmet&#8217;teki mezarı başında TÜM-İGD&#8217;li gençler ve Ürün Sosyalist Dergi okurlarının katılımı ile anıldı.
Başta Dikerdem olmak üzere tüm devrim şehitleri için durulan saygı duruşunun ve Enternasyonal Marşı&#8217;nın okunmasının ardından ilerici gençliğin düzenlediği anma Dikerdem için yapılan konuşma ile devam etti. Yapılan konuşmada Dikerdem&#8217;in barış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-613" style="float: left; margin-left: 4px; margin-right: 4px;" title="2008-ilerici-genclik-mahmut-dikerdem-anmasi" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/2008-ilerici-genclik-mahmut-dikerdem-anmasi.jpg" alt="" width="298" height="200" /><span>Barış Derneği kurucularından işçi sınıfı dostu Mahmut Dikerdem bugün (03.10.2008) İstanbul Kadıköy Karacaahmet&#8217;teki mezarı başında TÜM-İGD&#8217;li gençler ve Ürün Sosyalist Dergi okurlarının katılımı ile anıldı.</span></p>
<p>Başta Dikerdem olmak üzere tüm devrim şehitleri için durulan saygı duruşunun ve Enternasyonal Marşı&#8217;nın okunmasının ardından ilerici gençliğin düzenlediği anma Dikerdem için yapılan konuşma ile devam etti. Yapılan konuşmada Dikerdem&#8217;in barış savaşçısı ve anti-emperyalist kişiliğine değinilirken, Barış Derneği&#8217;nin kapatılma davasında dünyanın hiçbiryerinde barışı savunmak suç değildir ve insanlığı kurtaracak olan barış sosyalizmdedir diyerek ilkelerinden ödün vermeyen barış savaşçısının cesareti ve kararlılığı vurgulandı. Ayrıca emperyalizme karşı yürüttüğü barış mücadelesi ile Allende ödülüne layık görülen Dikerdem’in mücadelesinin ilerici gençliğin elinde yükseleceği vurgulandı.</p>
<p><span><strong>Hariciye&#8217;nin tek komünisti</strong></span></p>
<p><span>Mahmut Dikerdem 1938 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Dışişleri Bakanlığına girdi. Cenevre&#8217;de devletler hukuku doktorası yaptı. O dönemde Akşam Gazetesi&#8217;nde M.D. rumuzuyla dış politikaları yazan Dikerdem, 1948-50 Yaprak Dergisi&#8217;nde, 1960&#8242;lardan sonra da Mehmet Bora, Mahmud Ferhad adlarıyla Yön, Öncü, Forum gazete ve dergilerinde yazdı. Hariciye (Dış İşleri Bakanlığı) içerisindeki tek komünisti. 1957-72 yılları arasında Ürdün, İran, Gana ve Hindistan Büyükelçiliği görevlerinde bulundu. Mahmut Dikerdem, büyükelçi olduğu zamanlarda 1974 Kıbrıs müdahalesini eleştirirken alternatif olarak &#8220;birleşik ve sosyalist bir Kıbrıs&#8221;ı savunuyordu. Dikerdem sadece dış politikayla uğraşmıyor ve ülke sorunlarına da eğiliyordu. Dikerdem &#8220;Görevim gereği, dünyadaki olaylara olduğu kadar, ülkemin sorunlarına da ilgi duyuyordum.&#8221; diyordu.</span></p>
<p><span><strong>Barış savaşımını yeniden diriltti </strong><br />
</span></p>
<p><span>1976 yılında Dışişleri Bakanlığı Merkez Yüksek Danışmanlığı görevindeyken emekli oldu. 1977&#8242;de tüm nükleer silahların yasaklanmasını ve tüm askeri ittifakların kaldırılmasını&#8221; isteyen ilerici aydınlarla beraber, Barış Derneği&#8217;ni yeniden kurdu. Türkiye Komünist hareketinin 1950&#8242;de kurduğu ve Behice Boran ve Nazım Hikmet gibi döneminin ilerici aydınlarının da başını çektiği Barış Derneği, Türkiye burjuvazisinin Kore&#8217;ye asker gönderilmesine karşı çıktığı için 1951&#8242;de kapatılmıştı. 1970&#8242;ler de işçi sınıfı partisinin etkisiyle toplumsal muhalefet ve işçi sınıfının sosyalizm mücadelesi büyüyordu. İşçi, köylü, gençlik ve kadın hareketinde örgütlü mücadele artıyordu. Toplumun her kesiminin örgütlenmesiyle birlikte barış savaşımının da yeniden örgütlenmesi ihtiyacı doğmuştu ve Mahmut Dikerdem&#8217;inde içinde bulunduğu bir kurul Barış Derneği tekrar kuruyordu. 1979&#8242;da Barış Derneği, SSCB ve diğer sosyalist ülkelerin başı çektiği ve birçok ülkedeki barıştan yana kuruluşların katıldığı &#8220;Dünya Barış Konseyi&#8221;ne davet edilmişti. Emperyalizme karşı etkili muhalefet eden Barış Derneği 1980 faşist cuntasının darbesinde kapatılmıştı. Faşist cunta dernek yöneticileri ve üyelerine dava açmıştı. Mahmut Dikerdem, 1982&#8242;de emperyalizme karşı yürüttüğü barış mücadelesi sebebiyle ona verilen Salvador Allende madalyasını alamamıştır. Dikerdem, 1985&#8242;de de Nobel Barış Ödülü&#8217;ne aday gösterilmişti.</span></p>
<p><img class="alignright alignnone size-full wp-image-614" style="float: right; margin-left: 4px; margin-right: 4px;" title="mahmut-dikerdem" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/mahmut-dikerdem.jpg" alt="" width="300" height="488" /><strong>Halkların kardeşliği ve barış sosyalizmdedir</strong></p>
<p><span>Mahmut Dikerdem faşist cuntanın mahkemelerinde barış savaşımından geri dönmemiş ve her koşulda NATO ve ABD emperyalizmine karşı çıkarak halkların kardeşliğinin ve barışın sosyalizmde olduğunu belirtmiştir. 1982 yılında İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi’nde Barış Derneği Davası&#8217;nda yargılanırken şunları demiştir:</span></p>
<p>&#8220;Barış Derneğinin Genel Başkanı sıfatıyla Yüksek Mahkemenizden talebim şudur: Halkımızın özlemleri ve hayati çıkarları doğrultusundaki düşüncelerimizden ötürü bizi hayali suçlarla huzurunuza gönderen bu iddianameye itibar etmeyiniz. Dünyanın döndüğünü kanıtladığı için mahkûm edilmek istenen bir bilim adamının yargıçlarına ‘ne yapayım ki dünya dönüyor&#8217; dediği gibi, bizi de ‘ne yapalım ki dünya halkları barış istiyor&#8217; demeye zorlamayınız. Dünyanın döndüğü nasıl tartışılmaz bir gerçek ise, tüm dünya halklarının barış içinde yan yana yaşamak istedikleri ve topluca intihar demek olan savaşı reddettikleri de o kadar açık ve kesin bir gerçektir.&#8221;</p>
<p>Mahmut Dikerdem 6 Şubat 1990&#8242;da 10 Eylül Dergisi&#8217;nde, SSCB sosyalizmin dağılmaya başladığı yıllarda, hem SSCB&#8217;de hem de ülkemizde emperyalizm ve kapitalizmle uzlaşma çizgisinin yol açacağı acı sonuçlara değinen &#8220;TÜM KOROTİÇ&#8217;LERE AÇIK MEKTUP&#8221; yazısıyla sosyalizmden taviz verilmemesi gerektiğini tekrar vurguluyordu.</p>
<p>Mahmut Dikerdem, 3 Ekim&#8217;de 1993 yılında kansere yenilerek aramızdan ayrıldı. Vasiyetinde &#8220;Cenazemi maden işçileri kaldırsın&#8221; diyen, ülkemizdeki sosyalizm mücadelesinin dostu ve barış savaşçısı Dikerdem ilerici gençliğin ve Türkiye işçi sınıfının mücadelesinde yaşayacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/10/03/mahmut-dikerdem-15-olum-yildonumunde-anildi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bu ülke insanını açlığa terkediyor&#8230;</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/25/bu-ulke-insanini-acliga-terkediyor/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/25/bu-ulke-insanini-acliga-terkediyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 07:39:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=610</guid>
		<description><![CDATA[Türk-İş&#8217;in &#8216;Açlık Yoksulluk Sınırı&#8217; araştırmasına göre, Eylül ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 726 YTL, yoksulluk sınırı 2 bin 366 YTL olarak hesaplandı. Türk-İş&#8217;ten yapılan yazılı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu&#8217;nun (TÜİK) açlık ve yoksulluk verilerinin halkın geçim şartlarını yansıtmadığı ileri sürüldü.
TÜİK&#8217;in 2008 yılı tahmini değerlere göre, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 255 YTL [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-611" style="float: left; margin-left: 4px; margin-right: 4px;" title="ekmek-izdihami" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/ekmek-izdihami.jpg" alt="" width="300" height="200" />Türk-İş&#8217;in &#8216;Açlık Yoksulluk Sınırı&#8217; araştırmasına göre, Eylül ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 726 YTL, yoksulluk sınırı 2 bin 366 YTL olarak hesaplandı. Türk-İş&#8217;ten yapılan yazılı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu&#8217;nun (TÜİK) açlık ve yoksulluk verilerinin halkın geçim şartlarını yansıtmadığı ileri sürüldü.</p>
<p>TÜİK&#8217;in 2008 yılı tahmini değerlere göre, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 255 YTL ve yoksulluk sınırını 660 YTL olarak açıkladığı hatırlatılan açıklamada, &#8220;Açlık sınırını (her öğünde bir simit) anlayışıyla (acından ölmemek) düzeyinde gören bir yaklaşımın gerçekçi ve kabul edilebilir olmadığı açıktır. TÜİK&#8217;in verileri temel alınarak, ülkedeki açlık ve yoksulluk kapsamındaki nüfusun azaldığını ileri sürmek mümkün değildir&#8221; denildi.</p>
<p>Türk-İş&#8217;in &#8216;Açlık Yoksulluk Sınırı Araştırması&#8217;na göre, bir önceki ay 729 YTL 83 YKr olan 4 kişilik ailenin açlık sınırı, eylül ayında 726 YTL 47 YKr olarak hesaplandı. Ankara&#8217;da yaşayan 4 kişilik ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı, bir önceki aya göre yüzde 0,46 geriledi.</p>
<p>Ağustos ayında 2 bin 377 YTL 30 YKr çıkan ailenin zorunlu ihtiyaçlarının asgari düzeyde karşılanabilmesi için yapılması gereken toplam harcama tutarı (yoksulluk sınırı) ise Eylül ayında 2 bin 366 YTL 34 YKr olarak hesaplandı.</p>
<p>Gıdadaki 12 aylık artış ise yüzde 13,29 olarak belirlendi. Dört kişilik bir ailenin sadece beslenmesi için geçen yılın aynı ayına göre 71 YTL fazla harcama yapması gerekirken diğer zorunlu harcamalarda eklendiğinde, bir yıl öncesine göre yapılması gereken ek harcama tutarı 231 YTL&#8217;yi buluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/25/bu-ulke-insanini-acliga-terkediyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitim emekçileri Bergama&#8217;da haykırıyor!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/24/egitim-emekcileri-bergama-sokaklarindan-haykiriyor-baskilar-bizi-yildiramaz/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/24/egitim-emekcileri-bergama-sokaklarindan-haykiriyor-baskilar-bizi-yildiramaz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 09:33:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=620</guid>
		<description><![CDATA[Bergama&#8217;daki Eğitim-Sen&#8217;li emekçilere yönelik başlatılan soruşturmalara karşı bugün (24.09.2008) Eğitim-Sen, EMEP, ÖDP, CHP, PSAKD, çeşitli kitle örgütleri ve TÜM-İGD&#8216;nin bulunduğu bir yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi.
Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen açıklamada soruşturmaların, sürgünlerin ve cezalandırmaların eğitim emekçilerinin örgütlü mücadelesini engelleyemeyeceği belirtildi. &#8220;Direne direne kazanacağız&#8221;, &#8220;Soruşturmalar bizi yıldıramaz&#8221; sloganlarının şiar edinildiği eyleme Bergama halkı da alkışlarıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright alignnone size-full wp-image-621" style="float: right; margin-left: 4px; margin-right: 4px;" title="bergama-egitim-sen-yuruyusu" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/10/bergama-egitim-sen-yuruyusu.jpg" alt="" width="266" height="200" /><span>Bergama&#8217;daki Eğitim-Sen&#8217;li emekçilere yönelik başlatılan soruşturmalara karşı bugün (24.09.2008) <strong>Eğitim-Sen</strong>, EMEP, <strong>ÖDP</strong>, CHP, <strong>PSAKD</strong>, çeşitli kitle örgütleri ve <strong>TÜM-İGD</strong>&#8216;nin bulunduğu bir yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi.</span></p>
<p>Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen açıklamada soruşturmaların, sürgünlerin ve cezalandırmaların eğitim emekçilerinin örgütlü mücadelesini engelleyemeyeceği belirtildi. &#8220;Direne direne kazanacağız&#8221;, &#8220;Soruşturmalar bizi yıldıramaz&#8221; sloganlarının şiar edinildiği eyleme Bergama halkı da alkışlarıyla destek oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/24/egitim-emekcileri-bergama-sokaklarindan-haykiriyor-baskilar-bizi-yildiramaz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yanan çöpler arasındaki yaşam savaşı</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/24/yanan-copler-arasindaki-yasam-savasi/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/24/yanan-copler-arasindaki-yasam-savasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 07:58:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=607</guid>
		<description><![CDATA[ Yalıkavak’ ta belediyeye ait çöplükte çıkan yangın, 150 kişilik itfaiye ekibinin çabasıyla 5 saatte kontrol altına alındı.Yalıkavak&#8217;a merkezine yaklaşık 6 kilometre uzaklıktaki Kanlıkaya mevkisinde belediyeye ait çöplükte metan gazı sıkışması sonucu yangın çıktı. Alevler, rüzgârın da etkisiyle kısa sürede çöplükten geçimini sağlayan ailelerin kaldığı barakalara sıçradı. Dokuz barakanın kullanılamaz hale geldiği yangında, aralarında bebek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:PunctuationKerning /> <w:ValidateAgainstSchemas /> <w:SaveIfXMLInvalid>false</w:SaveIfXMLInvalid> <w:IgnoreMixedContent>false</w:IgnoreMixedContent> <w:AlwaysShowPlaceholderText>false</w:AlwaysShowPlaceholderText> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:DontGrowAutofit /> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <w:LatentStyles DefLockedState="false" LatentStyleCount="156"> </w:LatentStyles> </xml><![endif]--><!--[if !mso]><span class="mceItemObject"   classid="clsid:38481807-CA0E-42D2-BF39-B33AF135CC4D" id=ieooui></span></p>
<style>
st1\:*{behavior:url(#ieooui) }
</style>
<p><![endif]--> <img class="alignleft alignnone size-full wp-image-608" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="yalikavak-copculer" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/09/yalikavak-copculer.bmp" alt="" />Yalıkavak’ ta belediyeye ait çöplükte çıkan yangın, 150 kişilik itfaiye ekibinin çabasıyla 5 saatte kontrol altına alındı.Yalıkavak&#8217;a merkezine yaklaşık 6 kilometre uzaklıktaki Kanlıkaya mevkisinde belediyeye ait çöplükte metan gazı sıkışması sonucu yangın çıktı. Alevler, rüzgârın da etkisiyle kısa sürede çöplükten geçimini sağlayan ailelerin kaldığı barakalara sıçradı. Dokuz barakanın kullanılamaz hale geldiği yangında, aralarında bebek ve çocukların da olduğu yaklaşık 40 kişi, alevlerden güçlükle kurtarıldı. Söndürme çalışmalarında dumandan etkilenen 3 işçi, çevredeki sağlık ocaklarında tedavi altına alındı.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Doğanın ortasında çöplük</strong></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Yalıkavak Belediyesi Bodrum yarımadasının bakir kalmış doğal güzelliklerinin olduğu bir bölgeyi neden çöplüğe çevirmiştir? Bunu anlamak güç… Bodrum’un tüm pisliği yeşile dökülürken Belediye neden bir çöp arıtma merkezi kurmuyor. Yeşil alanların içine çöp dağları yapmanın 21. yy’da nasıl bir karşılığı olabilir? Sürekli koku ve metan gazı yayan ve her an patlamaya hazır bir bomba gibi bekleyen bu çöplüğün ne gibi tehlikeler açacağını ille de bir olay yaşandığı zaman mı anlayacağız?</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong>…ve çalışan işçiler</strong></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Sözde sosyal devlet ülkemizde, insanlarımız aç kalmamak için çöpleri karıştırırken hükümet yetkilileri milyarlar harcanan iftar sofralarında “yola devam” nidaları eşliğinde oruçlarını bozarken hiç mi yürekleri sızlamıyor? Ya yerel yönetimler. Bu yoksul emekçilerimizi neden barakalarda yaşatıyor. Neden barınması için günümüze yakışan lojmalar ya da evler yapılmıyor?</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Bu yangın tekrar gösterdi ki emekçi halkımızın çöp kadar değer gösterilmiyor. Doğamızın içine pisleniyor ve emekçi halkımız aç kalmamak için ortaçağdan kalma barakalarca hayatta kalmaya çalışıyor.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Buna dur diyecek yok mu? 21 yüzyılda hâlâ bu ilkel koşullarda mı insanlarımızı yaşatacağız, çözlerimizi doğanın içine mi pisleyeceğiz? Hani Bodrum&#8217;da kendisini çağdaş diye ilan edenler?</p>
<p class="MsoNormal">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/24/yanan-copler-arasindaki-yasam-savasi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mark O&#8217;Neill 36 gündür Bodrum&#8217;da kayıp!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/22/mark-oneill-36-gundur-bodrumda-kayip/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/22/mark-oneill-36-gundur-bodrumda-kayip/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Sep 2008 13:50:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=597</guid>
		<description><![CDATA[Bodrum’da kaybolan 35 yaşındaki Mark O’Neill’den 36 gündür haber alınamıyor. Mark O’Neill, ağabeyi Brain O’Neill ve ağabeyinin eşi Denise’le tatilini geçirmek üzere Bodrum’a geldi. 15 Ağustos’ta sabaha karşı kaldığı evin penceresinden çıkarak gittiği öğrenilen epilepsi hastası O’Neill’den o günden beri haber alınamıyor. O’Neill’in kaybolmasının ardından diğer ağabeyi ve babası da Türkiye’ye geldi. Polis ve jandarmanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-medium wp-image-601" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="mark-oneill-36-gundur-bodrumda-kayip2" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/09/mark-oneill-36-gundur-bodrumda-kayip2.jpeg" alt="" width="300" height="227" /><span style="line-height: 1.5em;">Bodrum’da kaybolan 35 yaşındaki Mark O’Neill’den 36 gündür haber alınamıyor. Mark O’Neill, ağabeyi Brain O’Neill ve ağabeyinin eşi Denise’le tatilini geçirmek üzere Bodrum’a geldi. 15 Ağustos’ta sabaha karşı kaldığı evin penceresinden çıkarak gittiği öğrenilen epilepsi hastası O’Neill’den o günden beri haber alınamıyor. O’Neill’in kaybolmasının ardından diğer ağabeyi ve babası da Türkiye’ye geldi. Polis ve jandarmanın aramalarının yanı sıra, Kuşadası dahil tüm turistik bölgelere afişler asan aile gazetelere yolladıkları mektupla da yardım talebinde bulunuyor. Endişeli aile mektubunda, “Kendisi  1.95 boyunda ve 35 yaşında. Mark ile ilgili herhangi bir bilgi sahibi olan, kişilerin polis ya da jandarmayla irtibata geçmesini rica ediyoruz” diyor.</span></p>
<p><strong>Not:</strong> Bu haber 22 Eylül 2008 Radikal Gazetesi&#8217;nde yayımlanmıştır. Biz de Mark O&#8217;Neill hakkında bilgi sahibi olan ya da onu gören yurttaşlarımızın hemen yetkililere bildirmesini rica ediyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/22/mark-oneill-36-gundur-bodrumda-kayip/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ören&#8217;de CHP&#8217;den 80 istifa</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/22/orende-chpden-80-istifa/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/22/orende-chpden-80-istifa/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Sep 2008 07:12:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=605</guid>
		<description><![CDATA[Ören Belediye Başkanı Kazım Turan, Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nden istifa ettiğini açıkladı. Başkan Turan&#8217;la birlikte aralarında CHP&#8217;li Ören Belediye Meclis üyelerinin de bulunduğu 79 kişi partilerinden istifa etti. Milas Belediye Başkanı Hürol Önder’de 24 Temmuz günü CHP’den istifa etmişti. 
Bu tip düzen partilerinde iç çekişmeler ve parti aristokrasisinin karşı olduğu isimleri bir kalemde nasıl silinip atıldığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-606" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="oren-belediye-baskani" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/09/oren-belediye-baskani.jpg" alt="" width="300" height="226" />Ören Belediye Başkanı Kazım Turan, Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nden istifa ettiğini açıkladı. Başkan Turan&#8217;la birlikte aralarında CHP&#8217;li Ören Belediye Meclis üyelerinin de bulunduğu 79 kişi partilerinden istifa etti. <a href="http://nikbinlik.com/wp/2008/07/26/milas-belediye-baskani-hurol-onder-chpden-istifa-etti/" target="_blank">Milas Belediye Başkanı Hürol Önder’de 24 Temmuz günü CHP’den istifa etmişti. </a></p>
<p>Bu tip düzen partilerinde iç çekişmeler ve parti aristokrasisinin karşı olduğu isimleri bir kalemde nasıl silinip atıldığını defalarca görmüştük. CHP anti-demokratik, tepeden inmeci bir iç hukuku olan bir parti olduğunu tekrar göstermiştir.. Bu sebeple tepeden gelen kararlar doğrultusunda hareket edilmesine karşı çıkanlar özellikle Muğla yöresinde tek tek CHP’den istifa ediyor.</p>
<p>Milas Belediye Başkanı Hürol Önder’de, Ören Belediye Başkanı Kazım Turan, kendi yerlerine düşünülen ve başka siyasetlerden devşirme adayların dedikodularının dönmesi üzerine partilerinden istifa ettiler.</p>
<p>19,5 yıldan bu yana belediye başkanlığı yaptığı partisinden istifa etmek için basın toplantısını düzenlediğini açıklayan Ören Belediye Başkanı Kazım Turan, kendisiyle birlikte belediye meclis üyesi olan Hüsamettin Aktaş, İbrahim Barbaros, Kamil Özmen, Zeynep Ayla Kınıç ve Ramazan Umul&#8217;un ve CHP’ye üye olan 74 kişinin istifa ettiğini söyledi. Basın toplantısında oldukça gergin ve sinirli olduğu gözlemlenen Başkan Turan, belediye başkanlığına aday olduğunu belirterek, çalışmalarına şimdilik bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı.</p>
<p>Turan sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Köşe yazarı olan Nevzat Dönmez beni aradı ve başkan bu senin politik rakibin değil. Bu senin düşmanın dedi. Telefonda bunu söyledi. MYK üyesi olan yani Cumhuriyet Halk Partisi’ni yönetsin diye seçilen Muğla Milletvekili Fevzi Topuz gazetenin köşe yazarına diyor ki ben mevcut belediye başkanını desteklemiyorum diyor. Milas’ı da böyle karıştırdı bu. Daha Milas’ta mevcut belediye başkanı varken adayımız bu dedi. Şunu söyleyebilirlerdi. Daha adaylık seçimlerine var erken. Ön seçimle mi olur? Ön yoklamayla mı olur vesaire. Ama daha sırası değil demeleri gerekirken işaret çakıyorlar. O arkadaşımız da partiden istifa ettirildi bizim gibi. Çok ikaz ettim ve çok söyledim. Ama dinleyen olmadı.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/22/orende-chpden-80-istifa/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ruhi Su&#8217;lar ölmez!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/20/ruhi-sular-olmez/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/20/ruhi-sular-olmez/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Sep 2008 18:27:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<category><![CDATA[KÜLTÜR-SANAT]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=594</guid>
		<description><![CDATA[Bir türkü düşünün, içinde isyan olmasın… Bir türkü düşünün içinde umut olmasın… Olmaz. Türkülerin karakterine bu uymaz. Türkülerimiz direnişin simgesidir, türkülerimiz umudun zirvesidir. Anadolu insanı her durumda ve her koşulda mücadelesine katmıştır ezgilerini… Bu türkülerin bir de ozanları vardır, inatla, inançla dünya görüşünden ödün vermeden sürdürülen mücadele yılları anlatan ve inatla, inançla halkını mücadeleye çağıran. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><img class="alignnone size-full wp-image-595 alignright" style="float: right; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="ruhi-su-lar-olmez" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/09/ruhi-su-lar-olmez.jpg" alt="" width="270" height="369" />Bir türkü düşünün, içinde isyan olmasın… Bir türkü düşünün içinde umut olmasın… Olmaz. Türkülerin karakterine bu uymaz. Türkülerimiz direnişin simgesidir, türkülerimiz umudun zirvesidir. Anadolu insanı her durumda ve her koşulda mücadelesine katmıştır ezgilerini… Bu türkülerin bir de ozanları vardır, inatla, inançla dünya görüşünden ödün vermeden sürdürülen mücadele yılları anlatan ve inatla, inançla halkını mücadeleye çağıran. Ruhi Su işte bunlardan biriydi…</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong>Toroslardan akan bir damla su, ırmak olup çağlar…</strong></p>
<p class="MsoNormal">1912 yılında 1. Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın ortasında öksüz ve yetim kalmıştır Van’da. Yoksul bir yaşamın içinde büyümüştür Adana’da bir ailenin yanında… Adana’da Öksüzler Okulu’nda okuyan Ruhi Su, dönemin burjuvazisi tarafından &#8220;bütün öksüz çocukların zorunlu olarak askeri liselere gideceği&#8221; bildirisi yayınlanınca, İstanbul Halıcıoğlu Askeri Lisesi&#8217;nde okumaya başlamıştır. Askeri okulda okumak istemeyen Su, zorla çürük raporu alarak okulu bırakmış ve eski okuluna geri dönmüştür. Bu süreçteki müzik tutkusu, onun Müzik Öğretmen Okulu’nu kazanmasını sağlar. 1935&#8242;te Ankara Riyaseti Cumhur Orkestrası&#8217;na (Cumhurbaşkanlığı Orkestrası) seçilerek, çalışmaya başlar. Hasanoğlu Köy Enstitüsü’nde dersler veren Ruhi Su devlet operasında da dünyaca ünlü birçok opera oyununda sahne alır.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Ankara Radyosu’nda &#8220;Basbariton Ruhi Su Türküler Söylüyor&#8221; adıyla program yapmaktadır. Torosların acısı, güzellikleri kısacası yaşamının geçtiği toprakların sesini duyurur kitlelere. Alevi türkülerinin de isyanı sazındadır. Çok uzun sürmez, komünizm propagandası yapıyor diye susturulur Ruhi Su. Yaptığı programlarıdan birinde, Serdari’den bir türküyle seslenir dinleyicilerine:</p>
<p class="MsoNormal"><strong>“</strong><strong><em><span style="font-weight: normal;">Serdari halimiz böyle n’olacak</span></em></strong><strong><em><br />
</em></strong><strong><em><span style="font-weight: normal;">Kısa çöp uzundan hakkın alacak</span></em></strong><strong><em><br />
</em></strong><strong><em><span style="font-weight: normal;">Mamurlar yıkılıp viran olacak</span></em></strong><strong><em><br />
</em></strong><strong><em><span style="font-weight: normal;">Akıbet dağılır elimiz bizim.</span></em>”</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal">Ruhi Su işini yaparken sosyalist dünya görüşünden de taviz vermemekte ve türküleriyle halkı bilinçlendirmektedir. TKP’ye katılır ve Türkiye proletaryasının örgütlü mücadelesine de sesini katar.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Bu süreçte Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’n deileride hem eşi hem de yoldaşı olacak Sıdıka Su ile tanışır. O dönemde yasaklar ve baskılar nedeniyle TKP’li olduklarını birbirinden saklamışlardır. Sıdıka Su ve Ruhi Su birlikteliklerinden uzun bir süre sonra parti binasında karşılaştıklarında birbirlerinden gizledikleri partili kimliklerini öğrenmişlerdir.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">26 Ekim 1951&#8242;de tarihe &#8220;1951 TKP Tevkifatı&#8221; olarak geçecek tutuklamalar başlar. Burjuvazi yüzlerce komünisti hapishaneye gönderir ve anadoludaki komünist mücadeleyi baltalamaya çalışır.1952 yılının Kasım ayında tutuklanma sırası Ruhi Su ve Sıdıka Su gelmiştir. Hapishane’de kollarında kelepçelerler evlenirler Sıdıka Su’yla…</p>
<p>Ruhi Su, 1951 yılında başlayan TKP tevkifatı nedeniyle tam 5 yıl cezaevinde, hücrede tutulmuştur. Ruhi Su Sansaryan Han’da 5 yıl boyunca işkenceye maruz kalmıştır. Burjuvazinin tüm pisliklerine rağmen Ruhi Su boyun eğmemiş işçi sınıfının ve ezilen Anadolu halklarının sesi olmaya, üretmeye, söylemeye devam etmiştir. Sarsaryan Han’dan burjuvaziye meydan okumuştur:</p>
<p><em>“Mahsus mahal derler kaldım zindanda<br />
Kalırım kalırım dostlar yandadır…”</em></p>
<p><em>“Dirliğim düzenim dermanım canım<br />
Solum sol tarafım imanım dinim…”</em></p>
<p class="MsoNormal">Sonra Adana Cezaevine nakledilir. Gülek boğazından geçerken tertemiz bir dolunayda yazar Hasan Dağı’nı:</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><em>“Hasan Dağı Hasan Dağı, eğil eğil de bir bak,<br />
Hasan Dağı Hasan Dağı bunu yapan insan olmaz<br />
Hasan Dağı Hasan Dağı suçumuz insan olmak”</em></p>
<p>Yılmayan ve tutkusu olduğu türküleri yakan, yeniden türkülerini yorumlayan ve geniş bir Anadolu arşivi oluşturan Su, 1975’de Dostlar Korosu’nu kurur. Anadolu’nun birikimini, türkülerini, semahlarını çok sesli bir şekilde seslendiren Dostlar Korosu Pir Sultan Abdal&#8217;dan Dadaloğlu&#8217;na, Karacaoğlan&#8217;dan Yunus Emre&#8217;ye halk türkülerini yeniden seslendirmiştir. Bu süreçte Ruhi Su, bir başka TKP’li usta Nazım Hikmet’in şiirlerini bestelemektedir.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Toplum bir savaşımın içerisindeyse, müzik o savaşıma da katkıda bulunmalıdır</strong></p>
<p class="MsoNormal">O, bu savaşta taraf olacak yüreği ve inancı koyabilmiş sayılı ozanlarımızdan biridir. Direnci ve türkülerindeki direnişi ile Anadolu proletaryasının sesidir. 1977’de 1mayıs’ya yapılanlara karşı “<em>Sorarlar elbet sorarlar” </em>demiştir. Mustafa Suphi’leri unutmamıştır:</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><em><span>“Hayali gönlümde yadigar kalan, </span><br />
<span>Bir yanım deryada çalkanır şimdi. </span><br />
<span>On beş mürşid ile boğulup ölen </span><br />
<span>Bir yanım deryada çalkanır şimdi.”</span></em></p>
<p><span>Prostat kanseri olan Ruhi su 12 Eylül faşist cuntasının engellemeleri yüzünden pasaport alamamış ve hastalığı ilerlemiştir. 20 Eylül 1985’te aramızdan ayrılan Ruhi Su’nun cenazesine on binler katılmış ve “Ruhi Su’lar ölümsüdür” sloganları eşliğinde defnedilmiştir. Faşist darbeden sonra ilk defa böylesi bir kitlesel eylem olmuştur. Burjuvazi cenazede 163 kişiyi 15 gün boyunca gözaltında bulundurmuştur.</span></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Ruhi Su’yu mücadelemizde yaşayacak!</strong></p>
<p class="MsoNormal">Komünist ozanımız Ruhi Su bugün aramızdan ayrılışının 23. yılı… Peki 23 üç yıldır Su’suz bir mücadelede miyiz? Hayır! Onu ölmesine seyirci kalan, işkencelerden geçiren burjuvaziyi alaşağı edecek komünistler, bütün mücadele hatlarında onun bıraktığı bayrağı dalgalandıracaklar.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Onun türküleri ve onun sesinden marşlarla umudumuz ve kavgamız dimdik hayatın tüm alanlarında, fabrikalarda, tarlalarda, okullarda devam edecek!</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong>Ruhi Su’lar ölmez! </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/20/ruhi-sular-olmez/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Marmaris&#8217;te madene hayır!</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/17/marmarisi-de-katledecekler/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/17/marmarisi-de-katledecekler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 06:58:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=587</guid>
		<description><![CDATA[Marmaris Kent Konseyi`nin yaptığı araştırma sonucunda Marmaris’in yüzde 52`ini kapsayan bölümünde maden aramak için 41 şirkete ruhsat verildiği ortaya çıktı. Konsey başkanı Hakkı Şevket Bayındır “Turizm girdisi olağanüstü rakamlara ulaşan Marmaris`in gelecekte tüm değerleri yerle bir olacak” dedi. Konsey, izinlerin iptali için bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulundu. Öncelikli olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`na gönderilen yazıda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-588" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="marmarisde-madene-hayir" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/09/marmarisde-madene-hayir.jpg" alt="" width="300" height="239" />Marmaris Kent Konseyi`nin yaptığı araştırma sonucunda Marmaris’in yüzde 52`ini kapsayan bölümünde maden aramak için 41 şirkete ruhsat verildiği ortaya çıktı. Konsey başkanı Hakkı Şevket Bayındır “Turizm girdisi olağanüstü rakamlara ulaşan Marmaris`in gelecekte tüm değerleri yerle bir olacak” dedi. Konsey, izinlerin iptali için bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulundu. Öncelikli olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`na gönderilen yazıda “Turizm, Özel Çevre Koruma, SİT ve Milli Parklar içine rastlayan tüm ruhsatların iptalini istiyoruz” denildi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong>Özel şirketlere ayrıcalık, halktan gizlenerek yapılıyor</strong></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Bakanlığa maden aranan alanların haritası da gönderildi. İçmeler Beldesi ve Osmaniye Köyü`nde Neslişah Madencilik tarafından açılan manganez madenine karşı çıkanlar arasında yer alan Marmaris Kent Konseyi, başlattığı ‘Marmaris genelindeki maden alanı olarak saptanan yerler’ araştırmasını sonuçlandırdı. İnceleme sonunda 86 bin 600 hektar yüzölçümüne sahip Marmaris`te 45 bin 173.87 hektarın (yüzde 52) maden arama ruhsatlı olduğu ortaya çıktı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">13 köyü 6 belediyesi olan ve gelirinin tamamına yakınını turizmden elde eden Marmaris`in geleceğini karanlık günlerin beklediğini belirten Kent Konseyi Başkanı Hakkı Şevket Bayındır düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">“Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Osmaniye`deki madenin kapatılıp ruhsatlarının iptaliyle ilgili sürdürdüğümüz yazışmalar bizi çok ilginç bir noktaya getirdi. Bakanlıktan bölgemizde kaç şirketin arama izni aldığını öğrenmek istediğimizde karşımıza 41 rakamı çıkınca bunun harita üzerinde gösterilmesini istedik. 1/25.000`lik harita üzerine ruhsatlar işlenince karşımıza korkunç bir gerçek çıktı. Marmaris`in yüzölçümünün yüzde 52`sinin köstebek yuvasına çevrilme ihtimali var. Muğla`dan 24, İstanbul`dan 10, Ankara`dan 5, Adana ve Bursa`dan 1`er olmak üzere toplam 41 şirket maden arama ruhsatı alınmış. Sadece İstanbul`dan 1 firma 7 ayrı yerde arama izni almış. Osmaniye Köyü`ndeki madenin sahiplerinin de 15 ayrı ruhsatı bulunuyor. Bu artık ulusal bir sorun konumuna geldi. Turizm kenti olan Marmaris`te bu kadar ruhsatlı yer faaliyete geçerse artık gerisini siz düşünün. Bu ruhsatlarla birileri gidip yol açma bahanesiyle önce ormanı katledecekler. Sonrasını hiç düşünmek bile istemiyoruz.”</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/17/marmarisi-de-katledecekler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bodrum&#8217;un içindeki alevler korkuttu</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/16/bodrumun-icindeki-alevler-korkuttu/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/16/bodrumun-icindeki-alevler-korkuttu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2008 13:33:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=583</guid>
		<description><![CDATA[Bodrum Kumbahçe Mahallesi Kerevit Sokak&#8217;ta ki otlukların tutuşmasıyla, kısmen çevresinde ki ağaçlık alana da sıçrayan yangın, Kumbahçe&#8217;de  korku ve telaş yarattı. Rüzgarın etkisiyle büyüyen yangın bölge evlerine zarar verirken, bir otelinde bahçesine sıçradı. 50 turistin olduğu otelde tesisin bir bölümü yanarken can kaybı yaşanmadı. Yaşanan yangında 2 dönümlük makilik alanın yandığı belirtildi.
Mahalleli, otel müşterileri ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-585" style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="bodrum-kumbahce-yangini-2008" src="http://nikbinlik.com/wp/wp-content/uploads/2008/09/bodrum-kumbahce-yangini-2008.bmp" alt="" />Bodrum Kumbahçe Mahallesi Kerevit Sokak&#8217;ta ki otlukların tutuşmasıyla, kısmen çevresinde ki ağaçlık alana da sıçrayan yangın, Kumbahçe&#8217;de  korku ve telaş yarattı. Rüzgarın etkisiyle büyüyen yangın bölge evlerine zarar verirken, bir otelinde bahçesine sıçradı. 50 turistin olduğu otelde tesisin bir bölümü yanarken can kaybı yaşanmadı. Yaşanan yangında 2 dönümlük makilik alanın yandığı belirtildi.</p>
<p>Mahalleli, otel müşterileri ve 50 itfaiye işçisi kollektif bir çalışma ile yangını daha da çevreye zarar vermeden 45 dakika sonra söndürdüler. Yangını söndürmek için uğraşan iki otel işçisi dumandan zehirlerek hastaneye kaldırldılar. Yangının hangi sebeple çıktığı tespit edilemezken yetkililer konuyla ilgili bir soruşturma başlattı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/16/bodrumun-icindeki-alevler-korkuttu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>12 Eylül Darbecileri hala iktidardalar</title>
		<link>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/12/12-eylul-darbecileri-hala-iktidardalar/</link>
		<comments>http://nikbinlik.com/wp/2008/09/12/12-eylul-darbecileri-hala-iktidardalar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 18:44:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nikbinlik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<category><![CDATA[İŞÇİ-EMEK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nikbinlik.com/wp/?p=586</guid>
		<description><![CDATA[12 Eylül darbesi işçi sınıfına karşı yapıldı. Darbe emekçilere vuruldu.          12 Eylül darbesi, diğer tüm darbelerde olduğu gibi ABD’siz, sermayesiz,          cuntasız olmadı. Sermayenin çıkarına, işçi sınıfının kazanımlarına          yapıldı.




“24 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>12 Eylül darbesi işçi sınıfına karşı yapıldı. Darbe emekçilere vuruldu.          12 Eylül darbesi, diğer tüm darbelerde olduğu gibi ABD’siz, sermayesiz,          cuntasız olmadı. Sermayenin çıkarına, işçi sınıfının kazanımlarına          yapıldı.</p>
<table id="AutoNumber72" style="border-collapse: collapse;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="50%">
<p class="Metin2">“<strong>24 Ocak Kararları”</strong> adıyla tarihe geçen              kararlarla, maliyetler düşürülecek, bunun için ücretler aşağıya              çekilecek, sosyal haklar budanacak, işçilerin yıllar boyu mücadele              ile elde ettikleri siyasi ve ekonomik ne kadar kazanım varsa hepsi              ortadan kaldırılacaktı.<br />
Kemal Türkler, “<strong>bizi ortadan kaldırmadan bu kararları hayata              geçiremezler</strong>” diyordu.<br />
22 Temmuz 1980’de Kemal Türkler’i katlettiler.</p>
<p class="Metin2"><strong>Ve ardından 12 Eylül geldi.</strong><br />
Darbeyi izleyen birkaç gün içinde <strong>DİSK ve bağlı tüm sendikalar              kapatıldı</strong>. Sendikaların taşınır taşınmaz bütün mallarına el              kondu. Davalar açıldı.<br />
Sürmekte olan grevler durduruldu. İşçiler zorla işbaşı yaptırıldı.</p>
<p class="Metin2"><img style="border: 0; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" src="http://www.birlesikmetal.org/foto/12eyl_tbl.jpg" border="0" alt="" width="220" height="149" /></p>
<p class="Metin2">Sözleşmeler Yüksek Hakem Kurulu’nda, önceki              sözleşmelere göre ciddi gerilemelerle bağıtlandı.<br />
Darbeyi izleyen 4 yıl boyunca ülkede <strong>bir tek grev yapılamadı.</strong><br />
Sendikalar, toplu sözleşme ve grev yasaları örgütlenmeyi neredeyse              imkansız hale getirecek şekilde değiştirildi.<br />
5 yıl içinde ülkedeki sendikalı işçi sayısı <strong>dörtte bire düştü.</strong><br />
8 yıl içinde işçilerin gelir dağılımından <strong>aldıkları pay              %30’lardan %14’lere geriledi.</strong><br />
Bu süre zarfında <strong>650 bin kişi </strong>gözaltına alındı. Darbe sonrası              kurulan sıkıyönetim mahkemelerinde <strong>230 bin</strong> kişi yargılandı.<br />
İdamla <strong>52</strong>, işkenceyle <strong>171</strong> kişi katledildi.</p>
</td>
<