On yıllardır ranta açılmak için, özel kişi ve kurumalara peşkeş çekilmek için yakılan ve insan yaşamının getirdiği şehirleşmeden doğan, kapitalist sistemin doğayı para kazanmak için bir araç olarak gören mantığından, insanların bilimsel bir eğitimden geçmediği için bilgisizlikten kaynaklanan hatalar yüzünden yanan ormanlarımız, geleceğe ilişkin bir korkuları da beraber getiriyor. Kapitalist, paracı ahlâkla yönetilen toplumumuz, doğanın katledilmesine karşı çıksa bile yasal yaptırımlara uğratılarak yılgınlaştırılıyor. Bu çözümsüzlüğün içerisinde ormanlarımız her geçen gün yanıyor… Kendimizden örnek verilecek olursa, Pina Yarımadası süreci buna maalesef güzel bir örnektir.
Son günlerde yaşanan İzmir, Marmaris ve Bodrum’daki irili ufaklı yangınlardan sonra Çanakkale’de yaşanan büyük yangın daha yaşandı. Çanakkale yangınının söndürülme çalışmalarındaki hatalar yüzünden yangın uzadı.
Bu yangınların acısını atlatamadan Antalya tarihindeki en büyük çapta zarar gördüğü yangınını yaşadı. 31 Temmuz’da başlayan yangın ancak hâlâ kontrol altına alınamadı. Şu ana kadar dünün verileriyle 4.000 Hektarlık ağaçlık alanın kül olduğu yetkililer tarafından bildirildi. Yangın bir çok köyü tehdit ederken Köprülü Kanyon yolu üzerinde bulunan Sağırin Köyü ve bölgesinde de etkili oldu.
Antalya’daki yangın sadece doğal yaşamı değil, bir çok köyü ve besi hayvanlarını da vurdu. Yangının önceki gün öğle saatlerinde bir anda teslim aldığı Çardak Köyü’ne perşembe gününden itibaren su ve elektrik verilmiyor. Köylüler evlerde toplanarak lüks ışığı altında geceliyor. Evlerindeki eşyaları ve ineklerini başka bölgelere nakleden köylüler, evlerini yangından korumak için kadınlarla birlikte dağlardan gelecek alevleri bekliyor. Köyün gençleri ise ellerinde fenerlerle hırsızlığa karşı bekçilik yapıyor. Gençler, köye giren yabancı araçları takip ediyor.
Antalya Orman Bölge Müdürlüğü Basın Sözcüsü Aydoğan Türedi, “Dün yangın üç-dört noktada birden tehlike arz ediyordu. Bugün bir noktada, Sağırin Köyü ile Karabucak Köyü arasında tehlike arz ediyor. Ancak köyleri tehdit etmiyor” dedi.
Türedi, Kumluca’nın Yazır Köyü Olympos mevkii Musa Dağı yamaçlarında süren yangının ise kısmen kontrol altına alındığını belirtti. Yazır Köyü Muhtarı Halil Karataş ise havadan etkili bir şekilde müdahale edilse çok kısa sürede söndürülebileceğini iddia ettiği yangına tek bir helikopterin su atması nedeniyle etkin bir mücadele yapılamadığını söyledi. Musa Dağı’nın ortalarından başlayan yangın, yamaçlardan yüksek kesimlere doğru yükselip Olympos ile yan koydaki Adrasan Köyü arasında kalan Ceneviz Koyu tepelerine doğru ilerliyor.
Bu arada Manavgat’ta, süren yangından ayrı olarak büyüme eğilimi gösteren yeni orman yangını başladı. Uçaklar büyük yangına yoğunlaştığı için havadan müdahalade yapılamayan yangının, Yeniköy mevkiinde, yerleşim yerlerine yakın ve genişleme eğilimi gösterdiği bildirildi.
Ormanlar Yanarken Çevre ve Orman Bakanı Seçim Çalışması Yapıyordu
Ormanlarımızdaki yangınlar sürerken Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun seçim çalışmaları için Kırklareli de olması, ormanlarımız hakkındaki en yetkin organın Türkiye’nin doğal yaşamına ne kadar önem verdiğini göstermektedir.
Orman yangınlarına gerekli müdahele yapılamazken, bu işten sorumlu bir numaralı kişinin seçim çalışmalarıyla uğraşması nasıl açıklanabilir? Antalya tarihinin en büyük yangınını yaşarken Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ancak yangının üçüncü gününde Antalya’ya geldi. 31 Temmuz’da başlayan yangın sırasında Veysel Eroğlu Kırklareli’de esnaf gezip AKP propagandası yaparken Antalya’da köylüler evsiz kalıyor, ahırları ve hayvanları yanıyordu. Binlerce hektar kül olduktan sonra Antalya’ya gelen Bakan, “Bölge yangına karşı hassas. Yangınlar birden çok noktada çıktı. Şiddetli esen rüzgâr yangınla mücadeleyi zorlaştırdı.” Diyerek işin içinden sıyrılmaya çalıştı.
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın işini yapmasını ve TÜM KADROLARIYLA işini yapmasını istiyoruz. Yanan ormanların telafisi yok!
Herşey Kapitalizmin gölgesinin altında yapılıyor…
Ne demiş MARX:
:Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser…
[…] teşkil ediyor. Çevre ve Orman Bakanlığının konuya ne kadar duyarlı olduğu görmüştük. Orman yangınları ihmalkârlıktan büyüyor! haberimiz de, geçtiğimiz günlerdeki Antalya Yangını’nda Çevre ve Orman Bakanlığı’nın […]