İşçi sınıfının ve bütün emekçilerin barış, özgürlük, birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs İşçi Bayramı, tüm dünyada coşkuyla kutlanırken, İstanbul’da sendika yöneticilerine işçilere, milletvekillerine ve sosyalistlere devlet terörü uygulamış ve onları öldüresiye saldırılmıştır. DİSK, TMMOB ve Şişli Etfal Hastanesi binalarında binlerce insanı hapseden polis, bu binalara biber gazı sıkarak, bina içerisindeki sendika yöneticilerinin, şçilerin, hastaların, CHP, DSP milletvekillerinin ölümlerine yol açacak despotik saldırılar gerçekleştirdi.
DEMOKRATİK HAKLARINI KULLANAN İŞÇİLERE VE HALKA SAVAŞ AÇILDI!
AKP Hükümeti, işçi sınıfının kutlamak için biraraya gelmeye çalışan işçilere, Taksim Meydanı’nın kilometrelerce uzağında saldırılar gerçekleştirdi. İnsanlara öldürme kastıyla saldıran kolluk kuvvetleri, hastane servislerine, kapalı mekanlara yoğun bir şekilde bibar gazı sıkarak insanların ölümlerine yol açacak uygulamalar gerçekleştirdi. Parti binaları ablukaya alındı ve saldırıldı. Hastenelerin acil bölümlerine biber gazı sıkıldı. Bir araya gelen her küçük gruba biber gazı ve tayzikli su sıkıldı. İstanbulun kilometrelerce alanı insansızlaştırılarak İstanbul’ın hayatında resmen SIKIYÖNETİM ilan edildi. İnsanlar işleri gidemediler ve sokağa çıkanlar polis şiddetine mağruz kaldılar. Polis sadece en demokratik haklarını kullanmaya çalışan işçilere ve demokratik kitle örgütlerine değil, sokakların caddelerin ve Taksim Meydanı’nı kapatarak halkı açık hava hapisanesine soktu. Kaldırımda oturan insanların başlarına tekme atan, yaralanan insanların üstüne biber gazı sıkan ve yaralanan insanları coplayan polis, hızını alamayaral hastanelerin içine gaz bombası atarak, hastaların ölümlerine yol açıyordu. Sokaktaki halka, sadece su ve biberle değil, kaldırımlardak, taşları sökerek atan polis, demokratik haklarını kullanan yüzlerce insana karşı faşist yöntemler yaparak, hala ülkemizde demokrasi olmadığını gösterdi.
DİSK GENEL MERKEZİ’NİN İÇİNE BİBER GAZI BOMBASI ATILDI
Taksim’den kilometrelerce uzakta, Şişli’de bulunan DİSK Genel Merkezi binası’nda, sabahta itibaren polisin öldüresiye saldırılarından korunmak ve işçi sınıfını bir arada tutmak isteyen tertip kominetisinin, DİSK, KESK VE TTB yöneticilerinin, CHP, DSP ve DTP milletvekillerinin ve binlerce işçinin bulunduğu binanın içine biber gazı bombası atan polis, işçilerin, sendika yöneticilerinin ve milletvekillerinin ölümüne sebebiyet veriyordu. Kapalı mekanda yayılan biber gazı, bir CHP milletvekili Mehmet Ali Özpolat’ın kalp krizi geçirmesine ve yüzlerce işçi ve gazetecinin yaralanmasına,bayılmasına sebep oldu. DİSK binasını saran polis, saldırıdan kaçan insanların yoğun gaz bulutundan kaçmasını engelleyerek, binlerce işçiyi bina içinde ve bina dışında gaz odasında zehirlenmelerine yol açtı.
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün ablıkaya alınan ve gaz sıkılan DİSK Binası’ndan haykırdı: “Hükümetin gözü dönmüş, bizi burda öldürecekler, can güvenliğimiz yok!”
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün: “Bizi öldürmeyi göze alacaklarını beklemiyorduk. Gözü dönmüş bunların. Polis hak, hukuk tanımıyor. Bir yere kımıldamadığımız halde üzerimize leblebi atar gibi biber gazı bombası atıyorlar. Bunların bizi öldürmekten başka ihtimalleri yok. Burada yaşanan şey bambaşka. Bu önlem falan değil. Adım atsak, yürümeye başlasak bizi öldürecekler. Hiçbir şey yapmadığımız halde bizi dövüyorlar. Bu orantılı güç falan değil. Hükümetin gözü dönmüş.” dedi. DİSK Genel Merkezi’ne 06:30′da itibaren yapılan saldırılara cevaben sabah saatlerinde DİSK Resmi Sitesi’nden yapılan açıklama yaptı:
“Sabah 06.30 saatlerinde, 1 Mayıs için DİSK binası önünde toplanan kalabalığa çevik kuvvet polisleri panzerler ve gaz bombaları eşliğinde saldırdı.
Kaç gözaltı olduğunun bilinmediği müdahale sırasında DİSK üyesi işçilerden yaralananlar oldu.
DİSK Genel Merkez binasına sığınan 1 Mayısçıları dışarı çıkarmak için DİSK’in kapısını zorlayan polisler burada da pek çok işçiyi gözaltına aldı.
DİSK’in çevresinden ayrılmayarak zaman zaman Genel Merkezimize saldıran polisin bu keyfi şiddet gösterisini protesto ediyoruz.
Türkiye’nin en önemli konfederasyonuna saldıracak kadar kin ve nefretle dolu bu yönetim anlayışının adını biz koymayacağız.
İşgal altındaki Irak topraklarında dahi kutlanan 1 Mayıs’ı Türkiye işçi sınıfına zehir edenlerden tarih, er ya da geç hesap soracaktır!
İSTANBUL İŞGAL ALTINDAYDI!
Taksim meydanını insansızlaştıran AKP Hükümeti, İstanbul Valisi Güler, Taksim Meydanı’na çıkakan tüm yolları kilometrelerce uzaktan polis barikatları kurarak kapattı. Meydan’ın ve yolların kapalı olması, otobüslerin ve metro’nun çalışmaması, vapurların sefer yapmaması nedeniyle, İstanbul halkı hapishane koşullarını yaşadı. Bu da yetmezmiş gibi, İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü’nün emirleriyle vatanadaşa saldıran polis, halka inanaılmaz boyutlarda gaz sıkarak, turistleri ve coplayarak 12 Eylül dönemini yaşattı.
İstanbul’un Şişli, Nişantaşı, Dolpadere, Kurtuluş, Tarlabaşı, Osmanbey, Harbiye, Cihangir, İstiklal Caddesi ve bunun çevresindeki kilometrelerce alanı, bı semtlerin sokaklarını kapatan polis, bu bölge içine girip DİSK Binası’nın önünde toplanacak, işçileri, doktorları, öğretmenleri aklınıza gelebilecek bütün kamu kuruluşlaru çalışanlarını ve işçilerini biraraya getirmedi. Gelmeye çalışan herkese öldüresiye saldırdı.
Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan;
YAŞAM HAKKIMIZ,
KİŞİ DOKUNULMAZLIĞIMIZ,
KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ,
KONUT DOKUNULMAZLIĞI HAKKIMIZ,
DÜŞÜNCEYİ AÇIKLAMA ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ,
TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ HAKKIMIZ,
AÇIKÇA İHLAL EDİLMİŞTİR.
May 3rd, 2008 at 12:10 am
gerçekten bu devlet terörü değilde ne?
May 6th, 2008 at 1:12 pm
80den beri bu böyle.iyice sindirilmeye iyice sömürülmeye doğru itiliyoruz ama direneceğiz
June 3rd, 2008 at 2:35 pm
katil devlet hesap varecek
February 27th, 2009 at 12:48 am
[…] örnekler verirsek eğer; 2007 ve 2008, 1 Mayıslarında yaşanan polis terörü her ne kadar sümenaltı edilse de hem hükümet ve kurumlarınca hem de oluşturulan yandaş […]